?eriat, ümmete ba?lar?na bir halife nasbetmelerini farz k?ld???nda, halifeyi nasbetmenin gerçekle?ti?i metodu da belirlemi?tir. Bu metot; kitap, sünnet ve icmâ-us sahâbe ile sabittir. ??te bu metot biattir. Halifenin nasbedilmesi, Allah’?n kitab? ve resulünün sünneti ile amel etmek üzere Müslümanlar?n kendisine biati ile gerçekle?ir. Müslümanlardan kas?t, -e?er hilafet kurulu ise- önceki halifenin Müslüman raiyyesidir veya -e?er hilafet kurulmam??sa- hilafetin (ilk anda) kuruldu?u ülkenin Müslüman halk?d?r.
Bu metodun biat olmas?na gelince; Müslümanlar?n Resul ’e biat etmelerinden ve Resul ’in imâma biat etmemizi emretmesinden sabittir. Müslümanlar?n Resul ’e biat etmelerine gelince; bu, nübüvvet üzere bir biat de?il, ancak yönetim üzere bir biat idi. Zira bu, tasdik üzere bir biat de?il, amel üzere bir biat idi. Nitekim Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e, nebi ve resul olmas? itibariyle de?il, yönetici olmas? itibariyle biat edilmi?ti. Çünkü nübüvveti ve risaleti ikrar imand?r, biat de?ildir. O halde geriye, ona verilen biatin devlet ba?kan? olmas? itibariyle verildi?i kalmaktad?r. Biat, hem Kuran’da hem de hadiste varit olmu?tur. Allah [Subhânehu ve Te’alâ] ?öyle buyurmu?tur: يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا جَاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَى أَنْ لا يُشْرِكْنَ بِاللَّهِ شَيْئًا وَلا يَسْرِقْنَ وَلا يَزْنِينَ وَلا يَقْتُلْنَ أَوْلادَهُنَّ وَلا يَأْتِينَ بِبُهْتَانٍ يَفْتَرِينَهُ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلا يَعْصِينَكَ فِي مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ “Ey Nebi! Mümin kad?nlar hiçbir ?eyi Allah’a ?irk ko?mayacaklar?na, h?rs?zl?k yapmayacaklar?na, çocuklar?n? öldürmeyeceklerine, elleri ve ayaklar? aras?nda bir iftira düzüp getirmeyeceklerine (zina mahsulü çocuklar? nikâhl? kocalar?na nispet etmeyeceklerine), hiçbir marufta sana isyan etmeyeceklerine dair biat etmek üzere sana geldikleri zaman onlar?n biatini al.” Ve ?öyle buyurmu?tur: إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ “Muhakkak ki ona biat edenler ancak Allah’a biat etmi?lerdir… Allah’?n eli onlar?n elleri üzerindedir.” El-Buhari ise bir rivayetinde ?öyle demektedir: “?smail bize hadis olarak nakletti ki Mâlik ?bn-u Yahya ?bn-u Sa’id, Ubade ?bn-ul Velîd’in kendisine, babas? Ubade ?bn-us Samit’in ?öyle dedi?ini haber verdi?ini hadis olarak nakletti: بايعْنا رسولَ الله صلى الله عليه وسلم على السمع والطاعة، في المنشط والمكره، وأن لا ننازع الأمر أهله، وأن نقوم أو نقول بالحق حيثما كنا، لا نخاف في الله لومة لائم “Resulullah ’e zorlukta ve kolayl?kta i?itip itaat edece?imize, ehli (yöneticiler) ile yönetim hakk?nda çeki?meyece?imize, her nerede olursak olal?m, hakk? ikame edece?imize veya söyleyece?imize ve hiçbir k?nay?c?n?n k?namas?ndan korkmayaca??m?za dair biat ettik.” Muslim ise Abdullah ?bn-u Amr ?bn-ul Âs’tan Resulullah ’in ?öyle buyurdu?unu rivayet etti: وَمَنْ بَايَعَ إِمَامًا فَأَعْطَاهُ صَفْقَةَ يَدِهِ وَثَمَرَةَ قَلْبِهِ فَلْيُطِعْهُ إِنِ اسْتَطَاعَ فَإِنْ جَاءَ آخَرُ يُنَازِعُهُ فَاضْرِبُوا عُنُقَ الآخَرِ “Her kim bir imâma [halifeye] biat edip elinin ayas?n? ve kalbinin semeresini verirse, gücü yetti?ince ona itaat etsin. E?er bir di?eri onunla (yönetimi ele geçirmek üzere) çeki?mek için gelirse, o di?erinin boynunu vurun!” Yine Muslim, Ebû Sa’id el-Hudri’den Resulullah ’in ?öyle buyurdu?unu rivayet etti: إِذَا بُويِعَ لِخَلِيفَتَيْنِ فَاقْتُلُوا الآخَرَ مِنْهُمَا “?ki halifeye biat edildi?inde onlardan di?erini (ikincisini) öldürün.” Yine Muslim, Ebû Hâzim’den ?öyle dedi?ini rivayet etti: قَاعَدْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ خَمْسَ سِنِينَ، فَسَمِعْتُهُ يُحَدّثُ عَنِ النّبِيّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: كَانَتْ بَنُو إسْرَائِيلَ تَسُوسُهُمُ الأَنْبِيَاءُ، كُلّمَا هَلَكَ نَبِيّ خَلَفَهُ نَبِيّ، وَإنّهُ لاَ نَبِيّ بَعْدِي، وَسَتَكُونُ خُلَفَاءُ فَتَكْثُرُ، قَالُوا: فَمَا تَأْمُرُنَا؟ قَالَ: فُوا بِبَيْعَةِ الأَوّلِ فَالأَوّلِ، وَأَعْطُوهُمْ حَقّهُمْ، فَإنّ اللّهَ سَائِلُهُمْ عَمّا اسْتَرْعَاهُمْ “Ebâ Hurayra ile be? sene oturdum. Onu, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ?öyle dedi?ini tahdis (hadis olarak rivayet) ederken i?ittim: “?srail o?ullar?, nebiler taraf?ndan siyaset ediliyordu (yönetiliyordu). Bir nebi vefat edince, bir di?er nebi ona halef oluyordu. Art?k benden sonra nebi yoktur. Halifeler olacak da ço?alacaklard?r.” Dediler ki: “Öyleyse bize ne emredersiniz?” Dedi ki: “Önceki ilk biatinize sadakat gösterin ve onlara haklar?n? verin. Muhakkak ki Allah, yönettikleri hakk?nda (ne yapt?klar?n?) onlara soracakt?r.” Halifeyi nasbetme metodunun biat oldu?una dair kitab?n ve sünnetin nasslar? gayet aç?kt?r. Sahâbenin tamam? da bunu böyle anlay?p üzerinde yürümü?lerdir. Ra?idi halifelere verilen biatler bu hususta oldukça nettir.
Kendisi ile halifenin nasbedilmesi i?leminin tamamland???, biat edilmeden önceki pratik i?lemlere gelince; bunlar, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in vefat?n?n akabinde gelen Ra?idi halifelerin -ki onlar Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali - üzerinde meydana gelenlerden anla??l?r. Sahâbenin tamam? buna sükut edip onaylam??t? ki ?ayet ?eriata muhalif olsayd?, -hele bu, Müslümanlar?n varl???n?n (devletinin) ve ?slam ile yönetimin bekas?n?n kendisine ba?l? oldu?u en önemli husus ile ilgili iken- hiç ?üphesiz reddederlerdi. O halifelerin nasbedilmesinde meydana gelenleri inceledi?imizde, baz? Müslümanlar?n Benî Sâ’ide sakîfesinde tart??t?klar?n? görürüz. Adaylar ise Sa’d, Ebâ Ubeyde, Ömer ve Ebu Bekir idi. Ancak Ömer ve Ebâ Ubeyde, Ebu Bekir ile yar??anlardan olmaya raz? olmad?lar. Böylece mesele, adeta ba?kas? de?il ancak Ebû Bekir ile Sa’d ?bn-u Ubade aras?nda kald?. Ve tart??malar neticesinde Ebû Bekir’e biat edildi. Sonra ikinci gün Müslümanlar mescide davet edildi ve onlar da Ebû Bekir’e biat ettiler. Sakîfedeki biat, onu Müslümanlar?n halifesi haline getiren inikad biati idi. Mescitte ikinci günkü biat ise itaat biati idi. Ebû Bekir, hastal???n?n ölümcül bir hastal?k oldu?unu hissetti?inde ve bilhassa Müslümanlar?n ordular?n?n zaman?n büyük devletleri olan Fars ve Rum devletleri ile sava? halinde oldu?unu dikkate ald???nda, Müslümanlar?n halifelerinin kim olaca?? konusunda kendileri ile isti?are etmek üzere Müslümanlar? ça??rd?. Bu isti?areler üç ay boyunca sürdü. Süreci tamamlay?p Müslümanlar?n ekseri görü?ünü ö?renince kendilerine, Ömer’in kendisinden sonra halife olabilece?ini önerdi, bugünkü tabirle “aday” gösterdi. Bu öneri veya aday gösterimi, Ömer’in kendisinden sonraki halifeli?ine yönelik bir akit olmad?. Çünkü Müslümanlar, Ebû Bekir ’in vefat?ndan sonra mescide geldiler ve Ömer ’a hilafet için biat verdiler. Böylece o, Ebî Bekir’in isti?areleri veya önerisi ile de?il bu biat ile Müslümanlar?n halifesi oldu! Çünkü Ömer’in Ebî Bekir taraf?ndan aday gösterilmesi, Ömer’in hilafetine yönelik bir akit olsayd?, Müslümanlar?n biatine ihtiyaç duymazd?. Buna ilaveten, daha önce zikretti?imiz gibi Müslümanlar?n biati olmaks?z?n hiçbir kimsenin halife olamayaca??na aç?kça delalet eden nasslar vard?r. Ömer hançerlendi?i vakit, Müslümanlar kendisinden bir halife aday? seçmesini isteyince o bunu reddetti. Müslümanlar üzerine çok dü?ünce, bunun için alt? ki?i belirledi. Yani onlar için alt? ki?iyi (aday gösterdi). Sonra insanlara salâh? k?ld?rmas? ve kendileri için belirledi?i üç gün içerisinde, Ömer’in aday gösterdi?i ki?iler aralar?ndan birini halife seçinceye kadar üzerlerinde kaim olmas? için Suheyb’i tayin etti ve Suheyb’e ?öyle dedi: ... فإن اجتمع خمسة، ورضوا رجلاً، وأبى واحد، فاشدخ رأسه أو اضرب رأسه بالسيف ... “(Alt? adaydan) be?i birle?ir ve bir adama raz? olurlar da birisi reddederse, k?l?çla onun ba??n? uçur!” Nitekim bunu, Taberi “et-Tarih” kitab?nda, ?bn-u Kuteybe Halifeler Tarihi olarak bilinen “el-?mâme ve’s Siyase” kitab?nda ve ?bn-u Sa’d “et-Tabakât-il Kubra” kitab?nda nakletmi?tir. Sonra Ömer o adaylar? korumas? için elli adam ile birlikte Ebâ Talhâ el-Ensârî’yi tayin etti. el-Mikdâd ?bn-ul Esved’i de adaylar?n toplanma mekan?n? seçmekle sorumlu k?ld?. RadiyAllahu anhin vefat?ndan sonra, adaylar?n kat?l?m?yla toplant? düzenlenmesinin ard?ndan Abdurrahman ?bn-u Avf ?öyle dedi: أيكم يخرج منه نفسه ويتقلدها على أن يوليها أفضلكم “Sizden kim, nefsini geri çekip onu (Hilafet’i) en faziletlinize tevdî etme i?ini üzerine al?r?” Hepsi sustu. Bunun üzerine Abdurrahman, أنا أخلع نفسي “Ben kendimi (adayl???m?) geri çekiyorum” dedikten sonra her biri ile teker teker isti?are ederek onlara, kendilerini sarf-? nazar etmeleri halinde aralar?ndan kimi hilafete daha lay?k gördüklerini sordu. Cevaplar? ?u ikisi üzerinde yo?unla??yordu: Ali ve Osman. Ondan sonra Abdurrahman Müslümanlar?n görü?lerine yöneldi ve o ikisinin hangisini istediklerini sordu. Hem erkeklere hem de kad?nlara soruyor, insanlar?n görü?lerini ara?t?r?yordu. RadiyAllahu Anh, yaln?zca gündüzleri de?il, geceleri de çal???yordu. El-Buhari, Misver ?bn-ul Mahrame’nin ?öyle dedi?ini tahric etti: طَرَقَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بَعْدَ هَجْعٍ مِنْ اللَّيْلِ، فَضَرَبَ الْبَابَ حَتَّى اسْتَيْقَظْتُ، فَقَالَ أَرَاكَ نَائِمًا، فَوَاللَّهِ مَا اكْتَحَلْتُ هَذِهِ اللَّيْلَةَ بِكَبِيرِ نَوْمٍ “Abdurrahman bir gece yar?s? kap?m? çald?. Ben uyan?ncaya kadar kap?ya vurdu. Sonra ?öyle dedi: Görüyorum ki uyuyorsun! Vallahi ?u gece gözüme büyük bir uyku girmedi.” ?nsanlar sabah salâh?n? k?ld?klar?nda Osman’?n biati tamamland?. Böylece Osman, Ömer’in bunun için alt? ki?i belirlemesi ile de?il Müslümanlar?n biati ile halife oldu. Sonra Osman katledildi. Bunun üzerine Medine ve Kûfe’deki Müslümanlar?n ço?unlu?u Ali ?bn-u Ebî Talib’e biat ettiler. Böylece o da Müslümanlar?n biati ile halife oldu.
Onlar?n, R?dvânullahu Aleyhim’in biatlerinin keyfiyeti tahkik edildi?inde aç??a ç?kmaktad?r ki Hilafet’e aday olanlar insanlara ilan ediliyordu ve onlar?n hepsi de inikad ?artlar?na sahip idiler. Sonra ümmetin temsilcileri olarak Müslümanlardan Ehl-il Hâl ve’l Akd’in görü?ü al?n?yordu ki Ra?idi halifelerin döneminde bu temsilciler biliniyordu. Zira onlar, sahabeler idi veya Medine halk? idi. Sahâbenin veya ço?unlu?unun istedi?i kimseye, inikad biat ile biat ediliyor, böylece itaat edilmesi vacip olan halife haline geliyor, sonra Müslümanlar kendisine itaat biati ile biat ediyorlard?. Böylece halife ortaya ç?k?yor ve yönetim ile otoritede ümmetin naibi oluyordu.
Adaylar?n s?n?rland?r?lmas?na gelince; ra?idi halifelerin nasbedilme keyfiyeti incelendi?inde, orada bir s?n?rland?rma yap?lm?? oldu?u aç??a ç?kar. Mesela Benî Sâ’ide sakîfesindeki adaylar; Ebâ Bekir, Ömer, Ebâ Ubeyde ile Sa’d ?bn-u Ubade idi ve onlarla yetinilmi? idi. Lakin Ömer ile Ebâ Ubeyde, Ebî Bekir ile muadil de?illerdi ve bu hususta onunla yar??amad?lar. Böylece adayl?k fiili olarak Ebî Bekir ile Sa’d ?bn-u Ubade aras?nda kald?. Sonra sakîfedeki Ehl-il Hâl ve’l Akd, Ebâ Bekir’i halife olarak seçti ve inikad biati ile ona biat etti. Sonra ertesi gün Müslümanlar, mescitte Ebu Bekir’e itaat biati ile biat ettiler.
Ebû Bekir, Müslümanlar için Ömer’i halife aday? gösterdi ve onunla birlikte ba?ka bir aday olmad?. Böylece Müslümanlar ona evvelâ inikad biati ile, sonra da itaat biati ile biat ettiler.
Ömer, Müslümanlar için aralar?ndan birini halife seçecekleri alt? aday gösterip onlar? s?n?rland?rd?. Sonra Abdurrahman ?bn-u Avf, di?er be? aday ile tart??t? ve di?erleri onu vekil k?ld?ktan sonra adaylar? iki ki?i ile, Ali ve Osman ile s?n?rland?rd?. Ondan sonra insanlar?n görü?lerini soru?turdu ve bu görü?ler Osman’?n halife olmas? yönünde istikrar buldu.
Ali ’e gelince; hilafet için onunla birlikte ba?ka bir aday olmad?. Bunun üzerine Medine ve Kûfe’deki Müslümanlar?n ço?u kendisine biat ettiler ve böylece dördüncü halife oldu.
Osman ’in biatinde ?u hususlar meydana gelmi?tir: Halife seçimi için tan?nan en azami müddetin, geceleri ile birlikte üç gün olmas? ve yine aday say?s?n?n alt? (6) aday ile daha sonra iki (2) aday ile s?n?rland?r?lmas?. Sadedinde oldu?umuz çerçevedeki faydas?ndan ötürü meydana gelenlerin keyfiyetini bir k?s?m detaylar? ile birlikte zikredece?iz:
-
Ömer hicrî 23. y?l?n Muharrem ay?n?n ba??nda pazar günü sabah? vefat etti. Zira hicrî 23. y?l?n Zilhicce ay?n?n bitimine dört gün kala, çar?amba günü sabah salâh?n? mihrapta k?larken Ebî Lu’lue taraf?ndan hançerlenmi?ti. Ömer ’in vasiyeti üzerine cenaze salâh?n? Suheyb k?ld?rm??t?.
-
Ömer’in defin i?i tamamland?ktan sonra el-Mikdâd, Ömer ’in tavsiye etti?i alt? ki?ilik Ehl-i? ?urâ’y? bir evde toplad?. Ebû Talhâ da onlar? korumaya gitti. Böylece birbirleri ile isti?are etmek üzere bir araya gelmi? oldular. Sonra aralar?ndan raz? olacaklar? birini halife seçmesi için Abdurrahman ?bn-u Avf’a vekalet verdiler.
-
Abdurrahman ?bn-u Avf, onlarla tart??maya ve her birine teker teker, halife olmamalar? halinde ötekilerden kimi halife olarak görmek istediklerini sormaya ba?lad?. Cevaplar? Ali ile Osman’dan ötesine geçmiyordu ve dolay?s?yla Abdurrahman i?i, o alt?s?ndan bu ikisine hasretti.
-
Bundan sonra Abdurrahman, bilindi?i gibi, insanlar ile isti?are etmeye ba?lad?.
-
Çar?amba gecesi, yani Ömer ’in vefat etti?i günden [pazar gününden] sonraki üçüncü günün gecesi Abdurrahman, bac?s?n?n o?lu el-Misver ?bn-u Mahrame’nin evine gitti. Bundan sonras?n? ?bn-i Kesîr’in el-Bidâye ve’n Nihâye isimli kitab?ndan aktar?yoruz:
“Ömer’in vefat?ndan sonraki dördüncü günün sabah?na ilerleyen gece, bac?s?n?n o?lu el-Misver ?bn-u Mahrame’nin evine geldi ve ona ?öyle dedi: أنائم يا مسور؟ والله لَم أغتمض بكثير نوم منذ ثلاث... “Uyuyor musun, Yâ Misver? Vallahi ?u üç gündür gözüme bir damla uyku girmedi…” Yani Ömer’in vefat etti?i pazar sabah?ndan sonraki üç gecedir. Yani pazartesi gecesi, sal? gecesi ve çar?amba gecesi. Devamla ?öyle dedi: إذهب فادع إليَّ علياً وعثمان... “Git, bana Ali ile Osman’? ça??r..!” Sonra onlarla birlikte mescide ç?kt?… Ve insanlara salâha toplanmalar? için genel bir nidada bulunuldu.” Bu, çar?amba sabah? idi. Sonra Ali ’nun elinden tuttu ve ona, Allah’?n kitab? ve resulünün sünnet ile Ebî Bekir ve Ömer’in fiilleri üzere biat vermeyi kabul edip etmedi?ini sordu. Ali ’nun me?hur cevab? ?öyle oldu: “Allah’?n kitab? ve resulünün sünneti üzerine, evet.” Ebî Bekir ile Ömer’in fiillerine gelince; ben kendi görü?üm ile içtihat ederim.” Bunun üzerine onun elini b?rak?p Osman’?n elini tuttu. Ayn? soruyu ona da sordu. O da: “Ey Allah’?m, evet!” diye cevap verdi. Böylece Osman ’in biati tamamlanm?? oldu.
O günün sabah salâh? ile ö?le salâh?n? insanlara Suheyh k?ld?rd?. Sonra ikindi salâh?n?, Müslümanlar?n halifesi olarak Osman k?ld?rd?. Yani Osman ’in inikad biati sabah salâh?ndan itibaren ba?lamas?na ra?men, Medine’deki Ehl-il Hâl ve’l Akd’in Osman’a biati tamamlanmadan Suheyb’in emirli?i sona ermedi ki bu, ikindiden az önce tamamlanm??t?. Zira sahâbeler, o gün ö?leden sonras?na ve ikindi öncesine dek Osman’?n biatine ça?r?da bulunuyorlard? ve i?, ikindinin hemen öncesinde tamamlanabilmi?ti. Bunun üzerine Suheyb’in emirli?i sona ermi? ve Osman, halifeleri olarak insanlara ikindi salâh?n? k?ld?rm??t?.
El-Bidâye ve’n Nihâye yazar?, Osman’a biat verilmesi i?i sabah vaktinde tamamland??? halde, insanlara ö?le salâh?n? niçin Suheyb’in k?ld?rd???n? ?öyle aç?klamaktad?r: “… ?nsanlar mescitte ona biat ettiler. Sonra Dâr-u? ?urâ’ya, [yani Ehl-i? ?urâ’n?n topland??? eve] götürüldü. ?nsanlar?n geri kalan? da ona biat ettiler. Ö?le sonras?na kadar biat tamamlanmam?? olmal? ki o günün ö?le salâh?n? Mescid-i Nebevî’de Suheyb k?ld?rd? ve Emirul Müminîn olarak Halife Osman’?n Müslümanlara k?ld?rd??? ilk salâh ikindi salâh? oldu…”
Binaenaleyh Hilafet mans?b?n?n [vefat, azil veya ba?ka nedenler ile] bo?almas?ndan sonra adayl?k s?ras?nda a?a??daki hususlar dikkate al?nmal?d?r:
-
Adayl?k konusundaki çal??ma, belirlenen günler boyunca gece-gündüz yap?l?r.
-
?nikad ?artlar?na sahip olmalar? bak?m?ndan adaylar s?n?rland?r?l?r ve bunu, Mezâlim Mahkemesi yapar.
-
Ehil olan adaylar iki kez s?n?rland?r?l?r: Birincisinde alt? (6) ki?i ile ve ikincisinde iki (2) ki?i ile. Bu iki s?n?rland?rmay? da -ümmetin temsilcisi olmas? bak?m?ndan- Ümmet Meclisi yapar. Çünkü ümmet Ömer’i yetkili k?ld?, o da adaylar? alt? ki?i k?ld?. Alt? ki?i de aralar?ndan Abdurrahman’? yetkili k?ld?lar, o da tart??malardan sonra adaylar? iki ki?i k?ld?. Aç?kça görüldü?ü gibi bütün bunlarda mercî ümmettir, yani onun temsilcileridir.
-
Seçimlerin ve biatin tamamlanmas?ndan sonra Müslümanlar?n halifesinin kim oldu?u, ismi ve kendisini hilafet inikad?na ehil k?lan s?fatlara sahip oldu?u zikredilmekle birlikte nasbedildi?i haberi ümmetin tamam?na ula??ncaya kadar alenen ilan edilir.
-
Geçici emirin salahiyetleri; seçim sonuçlar?n?n ilan? ile de?il, bilakis biat icraatlar?n?n sona ermesi ve halifenin nasbedilmesi ile son bulur. Zira Suheyb’in emirli?i Osman’?n seçilmesi ile de?il, bilakis biatinin tamamlanmas? ile son bulmu?tur.
Buraya kadar geçenler, halifenin vefat? veya azli veya benzer durumlarda, yerine yeni bir halifenin ç?kar?lmas? halinde geçerlidir.
?slami Hilafet’in Hicrî 28 Recep 1342 el-muvâf?k Miladî 3 Mart 1924 tarihinde ?stanbul’da y?k?lmas?ndan ?u ana kadar oldu?u gibi hiçbir yerde mutlak olarak halifenin bulunmamas? ve ?eriat?n hükümlerini infaz etmek ve ?slami daveti dünyaya ta??mak üzere halifelerini ikame etmeleri tüm Müslümanlar üzerine farz olmas? haline gelince; bu durumda ?slami âlemdeki mevcut ?slami beldelerden her bir belde, bir halifeye biat verip Hilafet’i ona inikad edebilir. Bu ?slami beldelerden herhangi bir belde, bir halifeye biat verirler ve Hilafet’i ona inikad ederlerse, o belde halk?n?n kendisine Hilafet’i inikad etmelerinden sonra, di?er beldelerdeki Müslümanlar?n itaat biati, yani inikad [ba?l?l?k] biati ile biat vermeleri üzerlerine farz olur. ?u ?artla ki inikad biati vermeye ehil olmas? için belde a?a??daki dört unsura sahip olmal?d?r:
Birincisi: O beldenin sultan? (hakimiyeti), tek ba?lar?na Müslümanlara dayal? zâti (öz) bir sultan olmal?, kafir bir devlete veya kafirin nüfuzuna dayal? olmamal?d?r.
?kincisi: O beldedeki Müslümanlar?n eman? (güvenli?i), ?slam eman? ile sa?lanmal?d?r, küfür eman? ile de?il! Yani içeriden ve d??ar?dan himayesi, s?rf ?slami bir kuvvet olmas? itibariyle Müslümanlar?n kuvvetine dayal? ?slam himayesi alt?nda olmal?d?r.
Üçüncüsü: ?slam’?n tatbiki; kâmilen, ink?laben, ?amilen bir tatbik ile derhal ve do?rudan ba?lat?lmal? ve ayn? minvalde ?slami daveti yüklenmeye giri?ilmelidir.
Dördüncüsü: Efdaliyet ?artlar?na sahip olmasa dahi Hilafet’in inikad ?artlar?na mütekâmilen sahip olarak biat edilmi? bir halife bulunmal?d?r. Çünkü önemli olan inikad ?artlar?d?r.
Bu belde, bu dört unsura sahip oldu?u zaman, tek ba??na o beldenin biati ve tek ba??na o beldenin inikad? ile Hilafet kurulur ve sahih yönü üzere inikaden kendisine biat edilen halife, ?er-i halife olur ve ondan ba?kas?na biat vermek sahih olmaz.
Bundan sonra herhangi ba?ka bir beldede ba?ka bir Halifeye biat edilirse, onun biati bat?l olur ve sahih olmaz. Bu da Resulullah in ?u kavlinden dolay?d?r: إِذَا بُويِعَ لِخَلِيفَتَيْنِ فَاقْتُلُوا الآخَرَ مِنْهُمَا “?ki halifeye biat edildi?inde onlardan di?erini (ikincisini) öldürün.” Ve ?u kavlinden: فُوا بِبَيْعَةِ الاوَّلِ فَالاوَّلِ ... “…?lk biat edilene vefal? olun…” Ve ?u kavlinden: وَمَنْ بَايَعَ إِمَامًا فَأَعْطَاهُ صَفْقَةَ يَدِهِ وَثَمَرَةَ قَلْبِهِ فَلْيُطِعْهُ إِنِ اسْتَطَاعَ فَإِنْ جَاءَ آخَرُ يُنَازِعُهُ فَاضْرِبُوا عُنُقَ الآخَرِ “Her kim bir imama [halifeye] biat edip elinin ayas?n? ve kalbinin semeresini verirse, gücü yetti?ince ona itaat etsin. E?er bir di?eri onunla (yönetimi ele geçirmek üzere) çeki?mek için gelirse, o di?erinin boynunu vurun!”
Biatin Keyfiyeti
Daha önce biatin delillerini ve ?slam’da halifeyi nasbetme metodunun biat oldu?unu beyan etmi?tik. Nas?l olaca??na gelince; bu, eller ile musafaha ederek (tokala?arak) olabilece?i gibi, yaz?l? da olabilir. Nitekim Abdullah ?bn-u Dinar’?n ?öyle dedi?i nakledilmi?tir: “?nsanlar AbdulMelîk üzerinde birle?ince ?bn-u Ömer’in ?öyle dedi?ine ?ahit oldum: كتب أني أقر بالسمع والطاعة لعبد الله عبد الملك أمير المؤمنين على كتاب الله وسنة رسوله ما استطعت “Müminlerin Emiri Abdullah AbdulMelîk’e, Allah’?n kitab? ve resulünün sünneti üzere gücüm yetti?ince i?itip itaat edece?imi ikrar ediyorum, diye yaz?ld?.” Dolay?s?yla biatin, vesilelerden herhangi bir vesile ile yap?lmas? sahihtir.
Ancak biatin bâli? olandan sad?r olmas? ?artt?r. Küçüklerin (ergen olmayanlar?n) biati sahih olmaz. Nitekim Ebî Akîl Zuhra ?bn-u Ma’bed’den, o da Nebi ’i gören ve annesi Zeyneb Bint-u Humeyd ile birlikte giden (ve o zaman henüz küçük olan) dedesinden Abdullah ?bn-u Hi?am’dan annesinin Resulullah ’e ?öyle dedi?ini nakletti: [يا رسول الله بايعه] “Ey Allah’?n Resulü! Onun (Abdullah’?n) biatini al!” Nebi [هو صغير] “O küçüktür” dedi, ba??n? ok?ad? ve ona dua etti.
Biatin laf?zlar?na gelince; biat muayyen laf?zlar ile s?n?rland?r?lmam??t?r. Lakin lafz?n; halife aç?s?ndan, onun Allah’?n kitab? ile resulünün sünneti üzere amel edece?ini ve biat veren aç?s?ndan da zorlukta ve kolayl?kta, gönüllü de olsa gönülsüz de olsa itaat edece?ini kapsamas? kaç?n?lmazd?r. Bu sigan?n yukar?da geçenlere göre belirlenmesine ili?kin bir kanun yay?nlanacakt?r.
Biat veren kimse halifeye biat etti?i zaman biat, art?k biat verenin boynunda bir emanet haline gelir ve art?k ondan vazgeçmesi helal olmaz. Zira biat, Hilafet’in inikad? olmas? itibariyle verilinceye kadar bir hakt?r. Biati verdi?inde onunla yükümlüdür. Vazgeçmek istese bile, art?k bu caiz olmaz. Nitekim el-Buhari’nin Cabir ?bn-u Abdullah ’den bir rivayetinde; bir Arabî, ?slam üzere Rasulullah ’e biat verdi. Sonra onu bir huzursuzluk bast? ve [أَقِلْنِي بَيْعَتِي] “Benim biatimi dü?ür” dedi. Ama onu reddetti. Sonra yine geldi ve [أَقِلْنِي بَيْعَتِي] “Benim biatimi dü?ür” dedi. Ama onu yine reddetti. Arabî de çekip gitti. Bunun üzerine Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ?öyle buyurdu: إِنَّمَا الْمَدِينَةُ كَالْكِيرِ تَنْفِي خَبَثَهَا وَيَنْصَعُ طَيِّبُهَا “Medine körük gibidir. Pisliklerini f?rlat?p atar ve temizlerini, iyilerini daha da parlat?r.” Nâfi’den ?öyle dedi?i rivayet edildi: Abdullah ?bn-u Ömer, bana Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’i ?öyle derken i?itti?ini söyledi: مَنْ خَلَعَ يَداً مِنْ طَاعَةٍ لَقِيَ اللَّهَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ لاَ حُجَّةَ لَهُ “Her kim itaatten elini çekerse k?yamet günü hüccetsiz olarak Allah'a kavu?acakt?r.” Dolay?s?yla halifeye verilen biati bozmak, Allah’a itaatten el çekmektir. Halifeye verilen bu biat, ister inikad biati olsun isterse inikad biati sahihle?mi? olup halifeye verilen itaat biati olsun fark etmez. Halifeye iptidâiyen (henüz i?in ba?lang?c?nda) biat edilmi?, sonra da biatinin tamamlanmam?? olmas? haline gelince; Müslümanlar?n kendisine verdi?i inikad biatinin henüz tamamlanmam?? olmas? itibariyle bu biatini bozabilir. Hadisteki nehiy, henüz kendisi için hilafetin tamamlanmam?? oldu?u bir adama verilen biatten vazgeçilmesi üzerinde de?il halifeye verilen biatten vazgeçilmesi üzerinde durmaktad?r.