A
18

Madde 60

Halife, valilerin i?lerini takip etmelidir. Onlar? s?k?ca murâkabe etmelidir. Hallerini ke?fetmek, onlar? tefti? etmek ve hepsini veya bir k?sm?n? zaman zaman toplay?p tebaan?n ?ikayetlerini kendilerinden dinlemek için kendisine bir naib tayin etmelidir.

27 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence

Nitekim Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in, Muaz’a ve Ebî Musa’ya yapt??? gibi velâyet verdi?i zaman valileri s?nad???, -?bn-i Asâkir’in Tarih-i Dima?k adl? eserinde belirtti?i üzere ilim ehli nezdinde me?hur mektubu hakk?nda- Amru ?bn-u Hazm’a yapt??? gibi nas?l hareket etmeleri gerekti?ini beyan etti?i sabit olmu?tur. el-Haf?z ise el-?sabe’de ?öyle dedi: ... واسـتعمل النبي عمرو بن حزم على نجـران .. “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Amr ?bn-u Hazm’? Necran üzerine âmil yapt?… Faraiz ve diyet hakk?nda kendisine yaz?lan bir mektubu ondan rivayet etti. Bunun d???nda bu mektubu Ebû Davud, ?bn-u Hibban, ed-Darîmi ve birçok ki?i tahric etti.” Keza Bahreyn’e vali tayin etti?i zaman [استوص بعبد قيس خيراً وأكرم سراتهم] “Abdi Kays’a hay?r tavsiye et, liderlerine de ikramda bulun!” diyerek Ebân ?bn-u Sa’îd’e yapt??? gibi baz? önemli hususlarda onlara tembihte bulundu?u da sabit olmu?tur. Yine Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’?n valileri hesaba çekti?i, durumlar?n? aç??a ç?kartt???, onlar hakk?nda kendisine aktar?lanlar? dinledi?i ve valileri toplananlar ve harcananlar konusunda muhasebe etti?i de sabit olmu?tur. Nitekim Ebî Humeyd es-Sa’idî’den ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: اسْـتَعْمَلَ النَّبِيُّ رَجُلاً مِنْ بَنِي أَسْدٍ يُقَالُ لَهُ ابْنُ اللُّتَبِيَّةِ عَلَى صَـدَقَـةٍ فَلَمَّا قَـدِمَ قَـالَ هَـذَا لَكُمْ وَهَـذَا أُهْدِيَ لِي فَقَامَ النَّبِيُّ  عَلَى الْمِنْـبَرِ قَالَ سُفْيَانُ أَيْضًا فَصَعِدَ الْمِنْـبَرَ فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ مَا بَالُ الْعَامِلِ نَـبْـعَـثُـهُ فَيَأْتِي يَقُولُ هَذَا لَكَ وَهَذَا لِي فَهَلاَّ جَلَسَ فِي بَيْتِ أَبِيهِ وَأُمِّهِ فَيَـنْـظُـرُ أَيُهْدَى لَهُ أَمْ لاَ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لاَ يَأْتِي بِشَيْءٍ إِلاَّ جَاءَ بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَحْمِلُهُ عَلَى رَقَـبَـتِـهِ إِنْ كَانَ بَعِيرًا لَهُ رُغَاءٌ أَوْ بَقَرَةً لَهَا خُوَارٌ أَوْ شَاةً تَيْعَرُ ثُمَّ رَفَعَ يَدَيْهِ حَتَّى رَأَيْنَا عُفْرَتَيْ إِبْطَيْهِ أَلاَ هَلْ بَلَّغْتُ ثَلاَثاً “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Benî Esd’den ?bn-ul Lutbiyye ad?nda bir adam? sadaka (zekat) üzerine görevlendirdi. Resulullah’a geldi?inde dedi ki: “Sizin için olan budur, bu da bana hediye edilen hediyedir.” Bunun üzerine Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] minbere ç?kt?. Sufyan da dedi ki: Minbere ç?kt? ve Allah’a hamdu senada bulunduktan sonra ?öyle dedi: “Gönderdi?imiz âmile ne oluyor ki geliyor bu senin bu de benim diyor. Babas?n?n evinde ve anas?n?n evinde otursayd? da hediyesi ona gelseydi ya?! Nefsimi elinde bulundurana yemin olsun ki her kim haks?zl?kla bir ?ey al?rsa k?yamet gününde onu boynunda yüklenmi? olarak gelecektir. E?er bu bir deve ise ba??rarak, s???r ise bö?ürerek, koyun ise meleyerek sesini yükseltecektir.” Sonra ellerini iyice kald?rd?. O kadar ki koltukalt? k?llar?n? gördük ve üç defa: “Dikkat edin! Tebli? ettim mi?” dedi.” Ömer [RadiyAllahu Anh] de valiler üzerinde s?k? bir gözetici idi. Muhammed ?bn-u Mesleme’yi, durumlar?n? aç??a ç?karmak ve tefti? etmek üzere tayin etmi?ti. Yapt?klar?n? gözden geçirmek, raiyyenin kendileri hakk?ndaki ?ikayetleri pür dikkat dinlemek, onlarla birlikte vilayetin i?leri hakk?nda müzakerelerde bulunmak üzere valileri Hac mevsiminde toplam??t?. Nitekim Ömer [RadiyAllahu Anh]’den çevresindekilere ?öyle dedi?i rivayet edildi: أرأيتم إذا استعملت عليكم خير من أعلم ثم أمرته بالعدل، أكنت قضيت الذي علي قالوا: نعم، قال: لا، حتى أنظر في عمله، أعمل بما أمرته به أم لا “Bildiklerimin en hay?rl?s?n? üzerinize (vali, yönetici olarak) tayin etsem, sonra da adalet ile (davranmas?n?) emretsem, üzerimdekini (sorumlulu?umu) yerine getirdi?im görü?ünde olur musunuz?” Dediler ki: “Evet.” Dedi ki: “Hay?r, tâ ki performans?n? ve emrettiklerimi yap?p yapmad???n? görünceye kadar.” Yine valilerini ve âmillerini s?k? bir ?ekilde hesaba çekiyordu. Onlar? muhasebe etmedeki ?iddeti öylesi bir dereceye varm??t? ki bir ara onlardan birini, hakk?ndaki delil henüz kesinle?memi? iken s?rf ?üphe üzerine azletmi?ti. Bazen ?üphe derecesine varmayan bir tereddütten ötürü dahi azletti?i oluyordu. Bir gün kendisine bu hususta soruldu?unda ?öyle demi?ti: هان شيء أصلح به قوماً أن أبدلهم أميراً مكان أمير “Kendileri için bir emirin mekan?n? ba?ka bir emir ile de?i?tirmem bir toplumu düzeltecekse, bu benim için elbette çok kolay bir ?eydir.” Ancak onlara kar?? ?iddetli olmakla birlikte onlar?n ellerini serbest b?rak?yor, yönetimdeki heybetlerini koruyor, onlara kulak veriyor ve hüccetlerini kendilerinden dinliyordu. Bir hüccete ikna oldu?u zaman, ikna oldu?unu gizlemiyor,  ondan sonra da âmilini övmekten geri kalm?yordu. Bir gün Hums üzerindeki âmili Umeyr ?bn-u Sa’d’?n Hums minberi üzerinde iken ?öyle dedi?i kendisine bildirildi: لا يزال الإسلام منيعاً ما اشـتـد السلطان. وليسـت شـدة السلطان قتلاً بالسـيـف أو ضرباً بالسوط، ولكن قضاءً بالحق وأخذاً بالعدل “Sultan ?iddetli oldu?u sürece ?slam sapasa?lam kal?r. Ama sultan?n ?iddeti, k?l?çla katlederek veya k?rbaçla vurarak olmaz. Bilakis hak ile hükmederek ve adalete yap??arak olur.” Bunun üzerine Ömer, onun hakk?nda ?öyle dedi: وددت لو أن لي رجلاً مثل عمير بن سعد أستعين به على أعمال المسلمين “Müslümanlar?n i?leri hakk?nda yard?m?n? isteyebilece?im, Umeyr ?bn-u Sa’d gibi bir adam?n (yan?mda) olmas?n? ne kadar çok isterdim.”