A
18

Madde 75

Kadâ, ba?lay?c? olacak ?ekilde hüküm bildirmektir ki o, insanlar aras?ndaki husumetleri ay?r?r veya cemaat hakk?na zarar veren unsurlar? yasaklar veya insanlarla yönetim cihaz?ndan yönetici yada memur, halife yada emrindekilerden herhangi biri aras?nda ç?kan anla?mazl?klar? ortadan kald?r?r.

26 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence

Kadâ ve me?ruiyetinde as?l olan, kitap ve sünnettir. Kitaba gelince; Allahuteala ?öyle buyurmu?tur: وَأَنْ احْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ “Aralar?nda Allah’?n indirdikleri ile hükmet!” Ve ?öyle buyurmu?tur: إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ “Aralar?nda hükmetmesi için Allah’a ve resulüne davet edildiklerinde…” Sünnete gelince; Resul kadây? bizzat üstleniyor ve insanlar aras?nda yarg?da bulunuyordu. Buna örnek olarak el-Buhari, Ai?e [RadiyAllahu Anhâ]’dan ?öyle dedi?ini rivayet etti: كَانَ عُتْبَةُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ عَهِدَ إِلَى أَخِيهِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ أَنَّ ابْنَ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ مِنِّي فَاقْبِضْهُ، قَالَتْ: فَلَمَّا كَانَ عَامُ الْفَتْحِ أَخَذَهُ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ وَقَالَ: ابْنُ أَخِي قَدْ عَهِدَ إِلَيَّ فِيهِ، فَقَامَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ فَقَالَ: أَخِي وَابْنُ وَلِيدَةِ أَبِي وُلِدَ عَلَى فِرَاشِهِ، فَتَسَاوَقَا إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ سَعْدٌ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، ابْنُ أَخِي كَانَ قَدْ عَهِدَ إِلَيَّ فِيهِ، فَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ: أَخِـي وَابْنُ وَلِيدَةِ أَبِي وُلِدَ عَلَى فِرَاشِهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «هُوَ لَكَ يَا عَبْدُ بْنَ زَمْعَةَ»، ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ: الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ “Utbe ?bn-u Ebî Vakkâs, karde?i Sa’d’a, “Zem’a’n?n cariyesinden do?an o?lan bendendir onu sahiplen” diye vasiyet etti. (Ai?e) dedi ki: “Fetih y?l? olunca Sa’d ?bn-u Ebî Vakkâs onu yakalayarak dedi ki: “Bu karde?imin o?ludur karde?im onu bana vasiyet etti.” Bunun üzerine Abdu ?bn-u Zem’a dedi ki: “O, benim karde?imdir ve babam?n cariyesinin o?ludur, onun yata??nda do?mu?tur.” Derken Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e ko?tular ve Sa’d dedi ki: “Ey Allah’?n Resulü! Bu karde?imin bana vasiyet etti?i o?ludur.” Abdu ?bn-u Zem’a dedi ki: “Bu benim karde?imdir ve babam?n cariyesinin o?ludur ve onun yata??nda do?mu?tur.” Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] dedi ki: “Bu sana aittir ey Abdu ?bn-u Zem’a.” Sonra Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] dedi ki: “Çocuk yata?a aittir, zani için de ta? (ta?lanmak) vard?r.” Yine Resulullah kâd?lar tayin ediyordu. Nitekim Ali ’? Yemen’e kâd? olarak tayin etti ve ona kadâ yönünde tavsiyede bulunarak ?öyle buyurdu: إِذَا تَقَاضَى إِلَيْكَ رَجُلاَنِ، فَلاَ تَقْضِ لِلأَوَّلِ حَتَّى تَسْمَعَ كَلامَ الآخَرِ، فَسَوْفَ تَدْرِي كَيْفَ تَقْضِي “?ki adam sana yarg?lanmak için gelirlerse, di?erinin sözünü de dinleyinceye kadar sak?n ilkinin lehine hüküm verme! Nas?l hüküm verece?ini i?te böyle bileceksin.” Ahmed’in rivayeti ?u laf?z iledir: إِذَا جَلَسَ إِلَيْكَ الْخَصْمَانِ، فَلا تَكَلَّمْ حَتَّى تَسْمَعَ مِنْ الآخَرِ كَمَا سَمِعْتَ مِنَ الأَوَّلِ “Taraflar senin önünde oturduklar? zaman, birini dinledi?in gibi di?erini de dinleyinceye kadar sak?n konu?ma!” ??te bunlar, kadân?n me?ruiyetine delildir. Ai?e’nin hadisinden Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in yarg?da bulunma keyfiyeti ortaya ç?kmaktad?r. ?öyle ki Sa’d ile Abdu ?bn-u Zem’a, Zem’a’n?n cariyesinin o?lu hakk?nda ihtilafa dü?tüler. Böylece onlardan biri onun karde?inin o?lu ve di?eri onun karde?i oldu?unu iddia etti. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], o ikisine ?er’i hükmü haber verdi ki Zem’a’n?n cariyesinin o?lunun Abdu ?bn-u Zem’a’n?n karde?i ve çocu?un yata?a ait oldu?unu bildirmi?tir. Dolay?s?yla Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in bu husustaki kadâs?, o ikisini bu hükme ba?layan ?er’i hükmü bildirmek olmaktad?r. Dolay?s?yla Abdu ?bn-u Zem’a, çocu?u ald?. ??te bu, 75. maddenin delilidir. ??te bu hadis kadây? tarif etmekte ve bu tarif bir vak?an?n vasf?d?r. Ancak bu vak?a ?er’i bir vak?a ve ?er’i tarif de ?er’i bir hüküm olmas?ndan ötürü bu tarifin kendisinden istinbat?n yap?ld??? bir delili olmas? kaç?n?lmazd?r. ??te bu hadis, bu maddedeki kadân?n tarifinin delilidir. Baz?lar? kadây? tarif ederlerken ?öyle derler: “Kadâ, insanlar aras?ndaki husumetlerin fasledilmesidir.” Bu tarif bir yönden eksiktir. Di?er bir yönde ise Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in fiilinde ve kavlinde varit oldu?u üzere kadân?n vak?as?n?n vasf? de?ildir. Bu ancak kadâdan ç?kacak ve ç?kmayacak olas? sonuca ili?kin bir aç?klamad?r. Zira kâd?, davay? fasledebilir ama davac?lar aras?ndaki husumeti fasledemeyebilir. Bunun içindir ki kadân?n tam ve eksiksiz tarifi hadislerden istinbat edilen maddedeki tan?m?d?r.    

Sonra bu tarif, Ai?e’nin hadisinde geçti?i gibi insanlar aras?ndaki kadây? kapsad??? gibi Hisbe’yi de kapsar ki [الحِسْبَة] Hisbe; toplum hakk?na zarar veren hususlarda ba?lay?c? olmak üzere ?er’i hükmü bildirmektir. Aynen yiyecek y???n? hakk?ndaki hadiste varit oldu?u gibi. Nitekim Sahih-i Müslim’de Ebî Hurayra’dan ?öyle rivayet edildi: أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ مَرَّ عَلَى صُبْرَةِ طَعَامٍ فَأَدْخَلَ يَدَهُ فِيهَا فَنَالَتْ أَصَابِعُهُ بَلَلاً، فَقَالَ: مَا هَذَا يَا صَاحِبَ الطَّعَامِ؟ قَالَ: أَصَابَتْهُ السَّمَاءُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَالَ: أَفَلاَ جَعَلْتَهُ فَوْقَ الطَّعَامِ كَيْ يَرَاهُ النَّاسُ، مَنْ غَشَّ فَلَيْسَ مِنِّي “Resulullah bir yiyecek y???n?n?n yan?ndan geçerken elini o y???n?n içine dald?rd?. Parma?? nemli bir bölüme isabet edince ?öyle buyurdu: “Bu da nedir, ey yiyece?in sahibi?!” Adam: “Ya?mur isabet etti, Yâ RasulAllah” deyince ?öyle buyurdu: “Herkes onu görsün diye onu yiyece?in üst taraf?na koysayd?n ya! Her kim aldat?rsa benden de?ildir.” Ahmed, ?bn-u Mâce ve ed-Dârimi’nin rivayetinde ise ?öyle geçmi?tir: مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْسَ مِنِّا “Her kim bizi aldat?rsa bizden de?ildir.” Yine yönetimden olmay?p kadâdan olmas?ndan dolay? mezâlim davalar?na bakmay? da kapsar. Zira o, yönetici aleyhindeki ?ikayettir. [المظالم] Mezâlim; halife veya muavinlerinden veya valilerinden veya görevlilerinden biri ile insanlar aras?nda vukuu bulan ve yine uyar?nca yarg?lama ve gere?ince yönetim istenen ?er’i nasslardan bir nass?n manas? hakk?nda ihtilafa dü?en Müslümanlar aras?nda vukuu bulan hususlarda ba?lay?c? olmak üzere ?er’i hükmü bildirmektir. Mezâlim, Resul ’in fiyatland?rma hakk?ndaki hadisinde varit olmu?tur. Zira ?öyle buyurmu?tur:  وَإِنِّي لارْجُو أَنْ أَلْقَى اللَّهَ وَلا يَطْلُبُنِي أَحَدٌ بِمَظْلَمَةٍ ظَلَمْتُهَا إِيَّاهُ فِي دَمٍ وَلا مَالٍ “Ben, ne kan ne de mal hususunda herhangi bir kimseye yapt???m herhangi bir mazlime benden talep edilmeksizin Allah ile kar??la?may? umar?m.” Yine Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’?n ?u kavlinde de varit olmu?tur: مَنْ أَخَذْتُ لَهُ مَالاً فَهَذَا مَالِي فَلْيَأْخُذْ مِنْهُ، وَمَنْ جَلَدْتُ لَهُ ظَهْراً فَهَذَا ظَهْرِي فَلْيَقْتَصَّ مِنْهُ  “Kimin mal?n? alm??sam i?te mal?m gelsin ondan als?n, kimin s?rt?na vurmu?sam i?te s?rt?m gelsin ona k?sas uygulas?n…” El-Haysemi, Ebi Yale’nin isnad?nda Ata ?bn-u Müslim’in bulundu?unu, ?bn-u Hibban ile ba?kalar?n?n onun sika oldu?unu, di?erlerinin zay?f oldu?unu söylediklerini ve geriye kalan ravilerin ise sika oldu?unu söyledi. Bu, yöneticinin veya valinin veya görevlinin, [مَظْلِمَة] “mazlime” (zulüm) oldu?u iddia edilen i?lerinin mezâlim kâd?s?na götürülece?ine ve böylece mezâlim kâd?s?n?n ba?lay?c? olmak üzere ?er’i hükmü bildirece?ine delalet etmektedir. Binaenaleyh tarif, Resul ’in hadislerinde ve fiillerinde varit olan kadân?n üç türünü de kapsamaktad?r ki bunlar; insanlar aras?ndaki husumetleri fasletmek, toplum (kamu) hakk?na zarar veren unsurlar? men etmek ve raiyye ile yöneticiler veya raiyye ile görevliler aras?nda, yapt?klar? i?ler hakk?ndaki anla?mazl?klar? ortadan kald?rmakt?r.