?stinaf mahkemeleri yoktur ve temyiz mahkemeleri de yoktur. Dolay?s?yla kesinlik bak?m?ndan kadâ, davada tek derecedir. Böylece kâd? bir hüküm verdi?inde o hükmü uygulan?r ve ba?lay?c? olur. Verdi?i hükmün, ?slam d??? olmas? veya kitapta, sünnette yada sahabenin icma?ndaki katî bir nassa ayk?r? hüküm olmas? veya vak?an?n hakikatine ters hüküm verdi?inin aç??a ç?kmas? haricinde hüküm ba?ka bir kâd?n?n hükmü ile kesinlikle bozulmaz.
Madde 83
Bu madde, kâd?n?n hükmünün ne kendisi taraf?ndan ne de ba?ka bir kâd? taraf?ndan bozulamayaca??n? aç?klamaktad?r. Kâd?n?n hükmünün bozulamayaca??n?n delili, sahabenin bunun üzerinde icmâ etmi? olmalar?d?r. Zira Eba Bekir, Ömer kendisine muhalefet etti?i halde bir tak?m meselelerde kendi içtihad?na göre hüküm verdi ve onun hükümleri bozulmad?. Ali, içtihad?nda Ömer'e muhalefet etti hükümleri bozulmad?. Ali, Ebu Bekir ve Ömer'e muhalefet etti hükümleri bozulmad?. Nitekim ?bn-u Ebî ?eybe, el-Musannef'ta Sâlim'in ?öyle dedi?ini tahric etmi?tir: جاء أهل نجران إلى علي فقالوا يا أمير المؤمنين كتابك بيدك وشفاعتك بلسانك أخرجنا عمر من أرضنا فارددنا إليها فقال لهم علي ويحكم إن عـمـر كان رشـيد الأمر ولا أغير صنعة عمر "Necran halk? Ali'ye geldiler ve dediler ki: Ey müminlerin emiri! Senin dilinle ?efaat diliyoruz, senin elinle bir sulh yapm??t?k. Ömer, bizi yurdumuzdan ç?kard?. Yurdumuzu bize iade et. Bunun üzerine Ali, onlara dedi ki: Vay sizin halinize! Ömer, bu i?in yetkilisiydi. Ömer'in yapt??? hiçbir ?eyi de?i?tiremem." Rivayet edildi?i üzere Ömer, el-Mü?erreke meselesinde önce ana ve baba bir karde?lerin mirastan mahrum edilmesine sonra onlar?n mirasa ortak edilmesine hükmetmi? ve ?öyle demi?tir: "O (geçmi?teki bir meselede) verdi?imiz bir hükümdür. Bu da (?imdi) verdi?imiz bir hükümdür." Böylece Ömer, iki çeli?kili hükmü uygulam??t?r. Yine Ömer, el-Beyhaki'nin Sünen-i Kubrâ'da zikretti?i üzere dede hakk?nda farkl? hükümlerle hükmetmi? ve ilk verdi?i hükmü bozmam??t?r.
Fakat ?u rivayete gelince; Kâd? ?ureyh, birisi ana taraf?ndan karde? olan iki amca çocu?u (miras) hakk?nda mal?n karde?e ait oldu?una hükmetti. Bu durum Ali [RadiyAllahu Anh]'a iletilince "Bana o iki ki?iyi getirin" dedi. ?ureyh gelince ona dedi ki: "Onu Allah'?n kitab?n?n neresinde buldun?" ?ureyh, Allahuteala ?öyle diyor deyip ?u ayeti okudu: وَأُوْلُوا الأرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَى بِبَعْضٍ فِي كِتَابِ اللَّهِ "...Allah'?n kitab?na göre rahim sahipleri (akrabalar) birbirlerine (varis olmaya) daha uygundurlar." Ali de ona Allahuteala'n?n ?öyle buyurdu?unu söylemi?: وَإِنْ كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلالَةً أَوْ امْرَأَةٌ وَلَهُ أَخٌ أَوْ أُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا السُّدُسُ "Bir erkek veya kad?n?n ana babas? ve çocuklar? bulunmad??? halde (kelale ?eklinde) mal? mirasç?lara kal?rsa ve bir erkek yahut bir k?z karde?i varsa her birine alt?da bir dü?er." Baz? rivayetlerde zikredildi?i üzere Ali, onun bu hükmünü bozmu?tur. ?bn-u Kudâme, el-Mu?nî'de el-Kadâ kitab?nda buna ?u sözleriyle cevap vermi?tir: "Ali'nin onun hükmünü bozdu?u sabit olmam??t?r. Sabit olsa bile Ali '?n belirtti?i ayette kitab?n nass?na muhalefet etti?ini dü?ünmesi ve onun hükmünü bozmas? muhtemeldir." Fakat sahabenin, birtak?m meselelerde kendi içtihatlar?na göre hükmetti?i, Ebi Bekir, Ömer ve Ali döneminde halifenin bu hususta onlara muhalefet etti?i ve onlardan birinin di?erinin hükmünü bozmad??? sabit olmu?tur. Nitekim Ömer'in tek bir meselede farkl? hükümlerle hükmetti?i, tüm hükümleri uygulad??? ve bu hususta ?öyle dedi?i sabit olmu?tur: "O (geçmi?teki bir meselede) verdi?imiz bir hükümdür. Bu da (?imdi) verdi?imiz bir hükümdür." ?bn-u Kudâme bunu, el-Mu?nî'de ve el-Beyhaki, el-Hakem ?bn-u Mesud es-Sekafî'den rivayet etti. Bu kâd?lar?n hükümlerinin bozulmayaca??na delalet içindir. ?bn-u Kudâme, el-Mu?nî'de ?öyle dedi: "Bir nassa ve icmâya muhalefet etmeksizin içtihad?n? de?i?tirdi?inde veya önceki içtihad?na muhalefet etti?inde bu muhalefetinden dolay? hükmü bozulmaz. Çünkü sahabe , bu hususta icmâ etmi?lerdir."
Ömer ?bn-ul Hattab '?n Ebî Musa'ya yazd??? rivayet edilen mektuptaki ?u sözüne gelince: "Dün verdi?in sonra da hakk?nda nefsine müracaat etti?in ve do?ru olana vard???n hüküm, hakka dönmene mani olmas?n. Zira hak kadimdir ve hakka dönmek bat?lda ?srar etmekten daha hay?rl?d?r." Bu mektuptan murat, bir kimsenin dün verdi?i sonra da hatal? oldu?unu gördü?ü bir hükmü ba?ka bir olayda onu terk etmesi ve bu hükme muhalif olanla hükmetmesidir. Yoksa bunun manas? bir kimsenin dün verdi?i hükmü bozmas? de?ildir. Bunun içindir ki "Hakka dönmene" demi?tir, hükmünden dönmene dememi?tir. Hakka dönmek ise hatal? görü?ü terk etmek ve do?ru olana dönmektir. Dolay?s?yla Ömer'in bu sözünde ?eriata istinat etti?i sürece hükmün bozulaca??na dair bir delil yoktur. Bundan dolay? ?slam'da emsal hükümler (kararlar), yani ?u meselenin daha önceki hükmü ?öyledir diye bir ?ey yoktur. Bilakis daha önce bir mesele hakk?nda muayyen bir hüküm verildi?i zaman bu hüküm, gere?ince hareket etmesi yönünde hiçbir kimse için ba?lay?c? de?ildir. Dolay?s?yla kâd?n?n zann? galibince daha do?ru olan yeni hükümse bunun gibi bir mesele hakk?nda ba?ka bir hüküm vermesi caizdir. Fakat daha önce hakk?nda hüküm verdi?i ayn? meselede bu hükümden vazgeçmesi ve onu de?i?tirmesi helal olmaz. ??te buradan ?slam'da ?stinaf Mahkemesi ve Temyiz Mahkemesi diye bir ?ey yoktur. Bilakis kadâ, kesinlik bak?m?ndan davada tek derecedir. Burada ?er-i kaide ?udur: [الاجتهاد لا ينقض بمثله] “?çtihat misli ile bozulmaz.” Dolay?s?yla herhangi bir müçtehit, di?er bir müçtehide kar?? hüccet de?ildir. O halde di?er mahkemelerin hükümlerini bozan mahkemelerin varl??? sahih olmaz.
Ancak kâd?, ?slami ?er-i hükümler ile hükmetmeyi terk edip küfür hükümleri ile hükmederse ya da kitaptan veya sünnetten veya icmâ-us sahabeden katî bir nassa muhalif bir hüküm ile hükmederse ya da hakki katil ortaya ç?kt?ktan sonra ba?ka bir adam? kasten adam öldürmekten k?sasa mahkum etmesi gibi vak?an?n hakikatine muhalif bir hüküm ile hükmederse i?te tüm bu ve benzeri hallerde, kâd?n?n hükmü bozulur. Bu, Aleyhi’s Salatu ve’s Selam’?n ?u kavlinden dolay?d?r: مَنْ أَحْدَثَ فِي أَمْرِنَا هَذَا مَا لَيْسَ مِنْهُ فَهُوَ رَدٌّ “Her kim bu i?imizde (dinimizde), ondan olmayan bir ?eyi ihdas ederse, merduttur.” [el-Buhari ve Muslim, Ai?e rivayet ettiler] Yine Ebu Davud'un Câbir ?bn-u Abdullah’tan yapt??? ?u rivayetten dolay?d?r: أَنَّ رَجُلاً زَنَى بِامْرَأَةٍ، فَأَمَرَ بِهِ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَجُلِدَ الْحَدَّ، ثُمَّ أُخْبِرَ أَنَّهُ مُحْصَنٌ فَأَمَرَ بِهِ فَرُجِمَ "Bir adam bir kad?n ile zina etti. Bunun üzerine Nebi celdedilmesini (sopa vurulmas?n?) emretti. Sonra evli oldu?u haber verilince emretti de recmedildi." Ve Mâlik ?bn-u Enes’in Muvatta'daki ?u rivayetinden dolay?d?r: أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ أُتِيَ بِامْرَأَةٍ قَدْ وَلَدَتْ فِي سِتَّةِ أَشْهُرٍ فَأَمَرَ بِهَا أَنْ تُرْجَمَ فَقَالَ لَهُ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ: لَيْسَ ذَلِكَ عَلَيْهَا إِنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى يَقُولُ فِي كِتَابِهِ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلاثُونَ شَهْرًا، ويقـول: وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ أَوْلادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ أَرَادَ أَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَ، فَالْحَمْلُ يَكُونُ سِتَّةَ أَشْهُرٍ فَلا رَجْمَ عَلَيْهَا فَبَعَثَ عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ فِي أَثَرِهَا فَوَجَدَهَا قَدْ رُجِمَتْ "Bana bildirildi ki Osman ’a alt? ayl?kken do?um yapm?? bir kad?n getirildi. Bunun üzerine recmedilmesini emretti. Ama Ali ona ?öyle dedi: “Ona recm dü?mez. Çünkü Allahuteala ?öyle buyuruyor: وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلاثُونَ شَهْرًا "Onun (çocu?un) ta??nmas? (hamilelik) ve sütten kesilmesi otuz ayd?r. Ve ?öyle buyuruyor: وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ أَوْلادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ أَرَادَ أَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَ "Anneler evlatlar?n? iki tam y?l emzirirler. Bu, emzirmeyi tamamlamak isteyenler içindir. Dolay?s?yla hamilelik alt? ay olur. Ona recm dü?mez. Bunun üzerine Osman, (kad?n?n) gönderilmesini emreder. Ne var ki kad?n?n recmedilmi? oldu?unu görür."
Yine AbduRezzak, ?mam es-Sevrî’den ?öyle dedi?ini haber verdi: إذا قضى القاضي بخلاف كتاب الله، أو سنة رسول الله، أو شيء مجمع عليه، فإن القاضي بعده يرده “Kâd?, Allah’?n kitab?na veya Resulullah’?n sünnetine veya üzerinde icmâ edilmi? herhangi bir ?eye ayk?r? hüküm verirse ondan sonra gelen kâd? (mezâlim kâd?s?) onu reddedebilir.”
Böylesi hükümleri bozma salahiyetine sahip olan ise mezalim kâd?s?d?r.