Mezâlim yarg?lamas?nda, Kadâ Meclisi ?art olmad??? gibi daval?n?n ça??r?lmas? ve bir davac?n?n olmas? da ?art de?ildir. Hiç kimse davac? olmasa bile Mezâlim Mahkemesi zulüm davalar?na bakma hakk?na sahiptir.
Madde 92
Bu maddenin delili; bir davaya bakmak için Kadâ Meclisinin ?art ko?ulmas?n?n sabit oldu?u delilin, bir davac?n?n bulunmamas? nedeniyle Mezâlim Mahkemesine intibak etmemesidir. Zira orada davac? bulunmas?na gerek yoktur. Nitekim herhangi bir davac? olmasa bile veya daval?n?n haz?r bulunmas? zarureti olmaks?z?n mazlimeye bakar. Çünkü o, mazlimenin tetkiki aç?s?ndan daval?n?n haz?r bulunmas?n? gerektirmeyen bir davaya bakmaktad?r. Binaenaleyh Kadâ Meclisini ?art ko?an delil, Mezâlim Mahkemesine intibak etmez. O delil ise SallAlllahu Aleyhi ve Sellem’in ?u kavlidir: أَنَّ الْخَصْمَيْنِ يَقْعُدَانِ بَيْنَ يَدَيِ الْحَكَمِ “Taraflar?n hakimin önünde oturmalar?na hükmetti.” Ve ?u kavlidir: إِذَا جَلَسَ إِلَيْكَ الْخَصْمَانِ “Taraflar senin önünde oturduklar? zaman…” Binaenaleyh Mezâlim Mahkemesi, herhangi bir ?eye, zamana, mekana, Kadâ Meclisine veya ba?ka bir ?eye mutlak olarak ba?l? kalmaks?z?n, meydana gelir gelmez mazlimeye bakar. Ancak salahiyetleri bak?m?ndan bu mahkemenin konumu göz önünde bulundurularak heybetini ve azametini gösterecek muhte?em bir binaya sahip olmas? gerekir. M?s?r ve ?am’daki sultânlar zaman?nda, sultân?n mezâlime bakt??? meclis, [دار العدل] “Dâr-ul Adl” (Adalethane) diye isimlendirilirdi ve orada sultân?n naipleri bulunur, kâd?lar ve fakihler haz?r olurdu. Nitekim el-Makrizî, “es-Sulûk ilâ Ma’rifeti Duvel-il Mulûk” kitab?nda, Salih Melik Sultân Eyyub’un [Salahaddîn el-Eyyûbî] Dâr-ul Adl’e görevlendirdi?i naiplerin mezâlimi kald?rmak için orada oturduklar?n? ve onlarla birlikte kâd?lar?n ve fakihlerin de haz?r bulunduklar?n? zikretmektedir. Dolay?s?yla Mezâlim Mahkemesine ait muhte?em bir binan?n olmas?nda bir beis yoktur. Çünkü bu mubahlardand?r. Hele ki adaletin azametini gösterecek olursa…