A
18

Madde 105

Müslümanlar? görü? bak?m?ndan temsil eden ve halifenin kendilerine dan??t??? ?ah?slar, Ümmet Meclisidir. Vilayetlerin ahalisini temsil eden ?ah?slar ise Vilayet Meclisleridir. Yöneticilerin zulmünü veya ?slami hükümlerin kötü tatbik edilmesini ?ikayet amac?yla gayrimüslimlerin de Ümmet Meclisinde bulunmalar? caizdir.

26 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence

Ümmet Meclisi; halifenin kendileri ile i?ler hakk?nda isti?are etmek üzere ba?vurmas? için görü? bak?m?ndan Müslümanlar? temsil eden ?ah?slardan olu?an bir meclistir ve onlar, yöneticileri muhasebede ümmetten niyabet al?rlar. Bu ise Resul ’in, Muhacirden ve Ensardan kavimlerini temsil eden adamlar ile isti?aresinden ve Resul ’in ?urâ için sahâbesinden adamlar tahsis etmesinden al?nm??t?r. Nitekim görü? almada di?erlerinden daha çok onlara ba?vuruyordu. ??te onlardan baz?lar?: Ebu Bekir, Ömer, Hamza, Ali, Selmân el-Fârisî ve Huzeyfe…

Yine Ebî Bekir ’in Muhacirden ve Ensardan adamlar tahsis edip kar??la?t??? bir i? hakk?nda görü?lerini almak için kendilerine ba?vurmas?ndan al?nm??t?r. Nitekim Ebî Bekir zaman?nda Ehl-i? ?urâ, âlimler ile fetva sahipleri idi. ?bn-u Sa’d, el-Kas?m’dan ?öyle tahric etti: أن أبا بكر الصديق كان إذا نزل به أمر يريد مشاورة أهل الرأي وأهل الفقه فيه، دعا رجالاً من المهاجرين والأنصار، دعا عمر، وعثمان، وعلياً، وعبد الرحمن بن عوف، ومعاذ بن جبل، وأُبَيّ بن كعب، وزيد بن ثابت، “Ebâ Bekir es-S?ddîk, kendisine ehl-ir ra’y ve ehl-il f?kh ile isti?are edilmesini gerektiren bir i? ile kar??la?t??? zaman, Ensardan ve Muhacirden baz? adamlar? ça??r?rd?: Ömer, Osman, Ali, Abdurrahman ?bn-u Avf, Muaz ?bn-u Cebel, Ubeyy ?bn-u Ka’b ve Zeyd ?bn-u Sâbit.” Onlar?n hepsi Ebî Bekir’in hilafetinde fetva veriyorlard? ve insanlar fetva için ancak onlara ba?vuruyorlard?. Ebu Bekir de öyle hareket ediyordu. Sonra velayeti alan Ömer de o kimseleri ça??r?yordu. Keza Müslümanlar? yöneticileri muhasebeye ça??ran deliller de varit oldu. Nitekim ra?idi halifeler zaman?nda meydana geldi?i gibi Müslümanlar bunu fiilen uyguluyorlard?. Ümmetin ?urâ konusunda niyabet vermeye hakk? oldu?u gibi muhasebe konusunda da niyabet vermeye hakk? vard?. Tüm bunlar, yöneticileri muhasebe konusunda ve Kurân ile sünnetin nasslar? ile sabit olan ?urâ konusunda ümmetten niyabet alan özel bir meclis edinmenin mübah oldu?una delalet etmektedir. Buna [مجلس الأُمة] “Ümmet Meclisi” ifadesi atfedilmi?tir. Çünkü bu, muhasebe ve ?urâ konusunda ümmetten al?nan bir niyabettir.

Yöneticilerin kendilerine yönelik zulümlerini, ?slam’?n üzerlerine kötü tatbikini, kendilerine hizmet götürülmemesini veya benzerlerini ?ikayet bak?m?ndan, raiyyeden olan gayrimüslimlerin de bu mecliste üye olmalar? caizdir.