A
18

Madde 108

?urâ ve Me?veret, mutlak ?ekilde görü? almakt?r. Te?riide, tarifte, gerçekleri ortaya ç?kartma gibi fikrî hususlarda, fennî ve ilmi hususlarda ba?lay?c? de?ildir. Halife, amelî konulardan birinde ve ara?t?rma yahut ileri görü? gerektirmeyen amellerde isti?are etti?inde ba?lay?c?d?r.

32 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence

?urâ, ?âvera kelimesinin masdar? olup müste?ardan görü? talep etmektir. Denilmi?tir ki onunla isti?are ederek ondan me?veret talep etti.

Zammeli ?in ile e?-?urâ ve el-me?ûra kelimeleri ayn? manadad?r. Sükunlu ?in ile el-me?verat kelimesi de ayn?d?r. Lisan-u Arap’ta ?öyle geçti: Denilir ki “Falan ki?i dil olarak iyi bir me?ûra ve me?veret sahibidir. El-ferâ ?öyle dedi: El-me?ûra kelimesinin asl? me?verettir. Sonra hafifli?inden dolay? me?ûra kelimesine nakledilmi?tir. el-Leys ?öyle dedi: El-me?vera kelimesi, el-i?âre kelimesinden türemi? mefale bab?ndand?r. Denilmi?tir ki: Me?ûra kelimesi zammeli ?in ile e?-?urâ ve el-me?ûrad?r. el-me?vara da böyledir. “Onunla i?te mü?avere ettim ve onunla isti?arede bulundum” ifadelerinin ayn? manada oldu?u söylenmi?tir. Muhtâr-us Sahhâh’ta ?öyle geçmi?tir: El-me?vera, e?-?urâd?r. Zammeli ?in ile el-me?ûra kelimesi de ayn?d?r. Deriz ki; “Onunla i?te mü?avere ettim ve onunla isti?arede bulundum” ayn? manadad?r.

?urân?n me?ruiyetinde as?l olan Allah [Saubhânehu ve Te’alâ]’n?n kerim Nebisi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e, müminlerle isti?arede bulunmas?n? emretmesidir. Zira ona ?öyle demi?tir:وَشَاوِرْهُمْ فِي الأَمْرِ  “?? hususunda onlar ile mü?âvere et!” Bu, talebi ifade eden bir emirdir. Bu emre e?lik eden nasslardaki karineler ise bu talebin mendup oldu?unu ifade etmektedir. Bu nasslar ise ?unlard?r:

1. Allah Subhânehu’nun, وَأَمْرُهُمْ شُورَى بَيْنَهُمْ “Onlar?n i?leri, aralar?nda ?urâ iledir.” kavli ile kendi aralar?ndaki i?lerinin ?urâ ile olmas?ndan ötürü müminleri methetmekle ?urây? methetmesidir.

2. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], i?lerde sahâbesi ile o kadar çok isti?arede bulunmu?tur ki bu da isti?areye ne kadar h?rs gösterdi?ine, önem ve de?er verdi?ine delalet etmektedir. Böylece kendisinden sonraki Müslümanlara da ?urâya h?rs göstermelerini ö?retmi?tir. Nitekim et-Tirmizi, Ebî Hurayra’dan ?öyle dedi?ini rivayet etmi?tir: مَا رَأَيْتُ أَحَدًا أَكْثَرَ مَشُورَةً لأَصْحَابِهِ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ  “Ben Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’den daha çok ashab? ile isti?are eden hiçbir kimse görmedim.”

3. Durumunu kendilerine arz ederken onlara yumu?ak davranmas?, onlar? affetmesi ve ba???lanmalar? için onlara dua etmesi noktas?nda Allah Subhânehu’nun ?u kavli ile Resulü [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e müminlerle isti?are etmesini emretmesidir: فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ ?للَّهِ لِنْتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنْتَ فَظّاً غَلِيظَ ?لْقَلْبِ لاَنْفَضُّواْ مِنْ حَوْلِكَ فَ?عْفُ عَنْهُمْ وَ?سْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِى ?لأَمْرِ “O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumu?ak davrand?n! ?ayet sen kaba, kat? yürekli olsayd?n hiç ?üphesiz etraf?ndan da??l?p giderlerdi. ?u halde onlar? affet; ba???lanmalar? için dua et; i? hakk?nda onlarla isti?are et.”

Hakeza ?urân?n hükmü hakk?nda as?l olan menduptur.

Ancak yönetim, ö?retim, sa?l?k, ticaret, sanayi, ziraat ve benzeri i?lerin oldu?u devletin dahilî i?leri gibi ara?t?rma ve dakik bak?? gerektirmeyen pratik i?lerde ve amelî hususlarda, halife Ümmet Meclisi ile isti?arede bulunursa ço?unlu?un görü?üne ba?l? kalmal?d?r. Bu i?lerden ve hususlardan fiilen yapm?? oldu?u amellerinden dolay? halifenin muhasebe edilmesi an?ndaki durum da ayn? ?ekildedir. Bu ise Resulullah ’in, -kendisinin ve sahâbenin büyüklerinin Medine’de kal?nmas? ve d???na ç?k?lmamas? ?eklindeki görü?üne ra?men- Uhud muarakesinde, ordular?n kar??la?mas? için Medine d???na ç?k?lmas? ?eklindeki ço?unlu?un görü?üne uymas?ndan al?nm??t?r. Yine Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’?n Ebî Bekir ile Ömer ’ya yönelik ?u kavlinden al?nm??t?r: لَوِ اجْتَمَعْتُمَا فِي مَشُورَةٍ مَا خَالَفْتُكُمَ “Siz ikiniz bir me?verette birle?irseniz, ben size muhalefet etmem!”

Fakat bunlar?n d???nda derin ara?t?rma ve dakik bak?? gerektiren fennî ve fikrî i?ler veya harp, görü? ve hile i?leri hakk?nda isti?are yapmas? gibi halife, meclis ile isti?are yapm??sa bu hususlarda ço?unlu?un görü?ü onu ba?lamaz ve karar sahibi olan odur. Bu da Bedir muarekesinin mevkisinin belirlenmesi hususunda Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in sahabenin görü?üne iltifat etmeyip dahas? bu hususta onlarla isti?are etmeyip Habbab ?bn-u Munzir’in görü?ünü kabul etmesinden al?nm??t?r. Yine Ebî Bekir’in hilafeti teslim almas?n?n ilk günlerinde mürtetler ve zekat? vermek istemeyenlerle sava??lmamas? ?eklindeki sahabenin ço?unlu?unun görü?ünü reddetmesinden al?nm??t?r. Ümmet Meclisinin bu i?lerden fiilen gerçekle?tirdi?i ?eylerde halifeyi muhasebe ederken de durum ayn? ?ekildedir. Zira bu hususta ço?unlu?un görü?ü ba?lay?c? de?ildir.

Te?ride (yasamada) de insanlar?n görü?leri al?nmaz. Çünkü ?eriat Allah taraf?ndan konulur insanlar taraf?ndan de?il. Allah’?n ?er-i k?ld??? hususlarda isti?are yapmak ise ancak mübahlarda olur. Çünkü mübahlar?n d???ndaki ?eylerde muhayyerlik yoktur. Bilakis gerek vacip gerek mendup gerek mekruh gerekse haram olsun geldi?i gibi al?nmas? zorunludur. Dolay?s?yla ?urân?n meydana geldi?i ameller sadece mübah olan amellerdir.