Mahrem olmayan biriyle halvet men edilir. Yabanc?lar önünde teberrüc ve avretin aç?lmas? da men edilir.
Madde 118
Bu madde ?u üç hususu aç?klamaktad?r:
Birincisi: Halvetin men edilmesi ve bunun delili Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ?u kavlidir: وَلاَ يَخْلُوَنَّ رَجُلٌ بِامْرَأَةٍ، فَإِنَّ ثَالِثَهُمَا الشَّـيْطَانُ “Bir erkek, bir kad?nla halvette bulunmas?n. ?üphesiz onlar?n üçüncüsü ?eytand?r.” Ve Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ?u kavlidir: لاَ يَخْلُوَنَّ رَجُلٌ بِامْرَأَةٍ إِلاَّ وَمَعَهَا ذُو مَحْرَمٍ “Beraberinde bir mahremi olmad?kça bir erkek, bir kad?nla halvette bulunmas?n.”
?kincisi teberrücün men edilmesi ve bunun delili Allahuteala’n?n ?u kavli: غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِزِينَةٍ “ziynetleri teberrüc etmeksizin” Ve ?u kavlidir: وَلا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ “Gizlemekte olduklar? ziynetleri anla??ls?n diye o kad?nlar ayaklar?n? yere vurmas?nlar.” Böylece Allah, teberrücten say?lan davran??lar?ndan herhangi bir davran??? yasaklam??t?r. Lügatte teberrüc, ziynetin aç??a vurulmas?d?r. Kamus-ul Muhît’te ?öyle denmi?tir: “Kad?n teberrüc etti: Ziynetini erkeklere gösterdi.” Bu anlam, ayn? zamanda teberrüc kelimesinin ?er-i manas?d?r. Dolay?s?yla tebberüc, süslenmekten farkl? bir ?eydir. Çünkü teberrüc bir ?eydir süslenmek ba?ka bir ?eydir. Zira bir kad?n süslenmi? olabilir ama ziyneti dikkat çekmeyecek ?ekilde normal olursa teberrüc etmi? olmaz. Dolay?s?yla teberrücün men edilmesinin anlam? kesinlikle süslenmekten men edilmek demek de?ildir. Bilakis teberrücün men edilmesi, erkeklerin dikkatini kad?na çeken süslenmenin men edilmesidir. Çünkü teberrüc, ziynetin ve güzelliklerin yabanc?lara gösterilmesidir. Denilir ki kad?n teberrüc etti: Yani ziynetini ve güzelliklerini yabanc?lara gösterdi. Nitekim teberrücten say?lan davran??lar? yasaklayarak gelen nasslar bu manay? teyit etmektedir. Zira bu nasslar?n istikras? sonucunda bunlar?n, güzellikler ile ziynetin gösterilmesini yasaklad??? ve bunlardan kesinlikle süslenmenin yasakland???n?n anla??lmad??? görülür. Mesela Allahuteala’n?n, وَلا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ “Gizlemekte olduklar? ziynetleri anla??ls?n diye o kad?nlar ayaklar?n? yere vurmas?nlar.” kavlinin ziynetin gösterilmesini yasaklad??? gayet aç?kt?r. Zira Allah Subhânehu: لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ “Gizlemekte olduklar? ziynetleri anla??ls?n diye…” buyurmu?tur. Yine Ebî Musa el-E?ari’den Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: أَيُّمَا امْرَأَةٍ اسْـتَعْطَرَتْ فَمَرَّتْ عَلَى قَوْمٍ لِيَجِدُوا مِنْ رِيحِهَا فَهِيَ زَانِيَةٌ “Herhangi bir kad?n, kokusunu als?nlar diye koku sürerek bir kavmin yan?ndan geçerse o, zânidir.” Yani zâni gibidir demektir. Ayn? ?ekilde bu hadis de teberrücten say?lan herhangi bir davran??? yasaklamaktad?r. Bu da, اسْـتَعْطَرَتْ فَمَرَّتْ عَلَى قَوْمٍ لِيَجِدُوا مِنْ رِيحِهَا “…kokusunu als?nlar diye koku sürerek bir kavmin yan?ndan geçerse…” kavlinde gayet aç?kt?r. Bu ifade ziyneti göstermeyi yasaklamaktad?r. Yani kokusunu erkekler als?n diye koku sürmeyi yasaklamaktad?r. Yine Ebî Hurayra’dan Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: صِنْفَانِ مِنْ أَهْلِ النَّارِ لَمْ أَرَهُمَا: قَوْمٌ مَعَهُمْ سِيَاطٌ كَأَذْنَابِ الْبَقَرِ يَضْرِبُونَ بِهَا النَّاسَ، وَنِسَاءٌ كَاسِيَاتٌ عَارِيَاتٌ مُمِيلاَتٌ مَائِلاتٌ رُءُوسُهُنَّ كَأَسْنِمَةِ الْبُخْتِ الْمَائِلَةِ، لاَ يَدْخُلْنَ الْجَنَّةَ وَلا يَجِدْنَ رِيحَهَا، وَإِنَّ رِيحَهَا لَـيُوجَدُ مِنْ مَسِيرَةِ كَذَا وَكَذَا “Henüz görmedi?im insanlardan iki s?n?f vard?r; yanlar?nda insanlara vurduklar? s???rkuyru?u gibi k?rbaçlar?n oldu?u kavim ve cennete giremeyecek, kokusu ?u ?u mesafeden al?nd??? halde onun kokusunu alamayacak ba?lar? deve hörgücü gibi olup böbürlene kibirlene giden giyinmi? ç?plak kad?nlard?r.” Ayn? ?ekilde bu hadis de teberrücten say?lan davran??lar?ndan herhangi bir davran??? yasaklamaktad?r. Bu da güzelliklerin gösterilmesi anlam?na gelen ?u kavlinde: كَاسِيَاتٌ عَارِيَاتٌ “giyinmi? ç?plaklar”, erkeklerin dikkatini çeken davran??larda bulunmalar? anlam?na gelen ?u kavlinde: مُمِيلاَتٌ مَائِلاتٌ “böbürlene kibirlene giden” ve saçlar?n?n süsünü göstermeleri anlam?na gelen ?u kavlinde: رُءُوسُهُنَّ كَأَسْنِمَةِ الْبُخْتِ الْمَائِلَةِ “ba?lar? deve hörgücü gibi olup” gayet aç?kt?r. Yani deve hörgücüne dönü?ünceye kadar saçlar?n? ba?örtüsü veya e?arp ve benzerlerini dolayarak toplamalar? ve kabartmalar? demektir. Hadiste geçen “el-Baht” kelimesi Horasan devesi demektir. Yani saçlar?n? Horasan devesinin hörgücüne benzer ?ekilde örmeleridir. Bu hadiste de ziynetin erkeklere gösterilmesinin yasakland??? gayet aç?kt?r. Hakeza teberrücten say?lan davran??lar?ndan herhangi bir davran??? yasaklayarak gelen nasslar?n hepsi, erkeklerin meylini kendilerine çekmek için ziynetin gösterilmesini yasaklamay? aç?klamaktad?r. Bu da teberrücün lügatte ziynetin gösterilmesi anlam?na geldi?ini teyit etmektedir. Dolay?s?yla men edilen ?ey, lügat manas?na ve teberrücten say?lan davran??lar?ndan herhangi bir davran??? yasaklayan hadislerin manas?na binaen teberrüctür. Yoksa men edilen teberrücten ba?ka bir ?ey olan süslenmek de?ildir.
Üçüncüsü: Kad?n?n yabanc? erkekler önünde avretini aç??a ç?karmas?n?n men edilmesidir. Zira kad?n?n yüzü ve elleri d???nda bedeninin tamam?n? örtmesi vaciptir. Bunun delili Allahuteala’n?n ?u kavlidir: وَلا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلا مَا ظَهَرَ مِنْهَا “Kendili?inden görünen yerler müstesna ziynetlerini aç??a vurmas?nlar.” ?bn-u Abbas dedi ki: Yüz ve ellerdir. Yine Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam ?öyle buyurdu: إِنَّ الْجَارِيَةَ إِذَا حَاضَتْ لَمْ يَصْلُحْ أَنْ يُرَى مِنْهَا إِلاَّ وَجْهُهَا وَيَدَاهَا إِلَى المِفْصَلِ “K?z çocu?u hay?z oldu?unda yüzü ve bile?e kadar elleri d???nda ondan bir yerin görülmesi uygun de?ildir.” Dolay?s?yla yüzü ve elleri d???nda kad?n?n bedeninin tamam? avrettir. Dolay?s?yla da kad?n?n onu örtmesi vaciptir.
Ancak ?âri, elbisede deriyi örtmesini ?art ko?mu?tur. Zira derinin rengini yani cildin yan? s?ra beyaz veya k?rm?z? veya esmer veya siyah veya benzeri gibi üzerindeki rengini de örten bir örtüyü vacip k?lm??t?r. Yani örtünün, hem cildi hem de cildin rengini beyaz? k?rm?z?s?ndan, k?rm?z?s?n? da esmerinden ay?rt edilmeyecek ?ekilde örten bir örtü olmas? gerekir. E?er bu ?ekilde olmazsa avret için bir örtü olarak itibar edilmez. Mesela arkas?ndaki cildin rengini gösteren ?effaf bir elbise olup cildin beyazl???, k?rm?zl??? ve esmerli?i biliniyorsa avret için bir örtü olmaya uygun olmaz ve onunla avret örtülmemi?, aç?k olarak itibar edilir. Çünkü ?eran örtünmek, ancak cildi, cildin rengiyle birlikte örtmekle gerçekle?ir. ?âri’nin, rengi bilinmeyecek ?ekilde derinin ciltle birlikte örtülmesini vacip k?lmas?n?n delili ise Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ?u kavlidir: [لَمْ يَصْلُحْ أَنْ يُرَى مِنْهَا] “Onun bir yerinin görünmesi uygun de?ildir.” Bu hadis, ?âri’nin avreti örten ?eyin içerisindeki avreti göstermemesini yani içerisindekileri belli etmeyecek ?ekilde cildi örtmü? olmas?n? ?art ko?tu?una dair aç?k bir delildir. Dolay?s?yla kad?n?n, avreti örten ?eyi, ince olmayan yani alt?ndakileri göstermeyen ve alt?ndakileri de belli etmeyen bir elbise k?lmas? vaciptir.