Evlilik hayat? huzur hayat?d?r. Zevc (bey) ile zevcenin (han?m?n) ya?am?, dostluk ya?am?d?r. Zevcin zevce üzerindeki k?vameti, riayet (gözetim) k?vametidir, yönetim k?vameti de?ildir. Zevce itaat, zevce üzerine farzd?r. Ya?ad??? çevreye göre maruf bir ?ekilde zevcesinin nafakas? zevce farzd?r.
Madde 120
Bu maddenin delili; Allahuteala’n?n ?u kavli: هُوَ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا “Sizi tek bir nefisten yaratan, bundan da onunla sükunet bulsun diye e?ini k?lan odur.” ?u kavli: وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً “Nefislerinizden sizin için, kendileriyle sükunet bulas?n?z diye e?ler yarat?p aran?zda merhamet ve sevgi k?lm?? olmas? onun ayetlerindendir.” Sükunet, mutmainliktir. ?u kavli: وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذِي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ “Onlar?n da erke?in haklar? gibi belli haklar? vard?r.” ?bn-u Abbas ?öyle dedi: “Allah’?n üzerlerine vacip k?ld??? konularda kocalar?n kad?nlar üzerinde itaat hakk? oldu?u gibi kad?nlar?n da güzel arkada?l?k ve mua?eret hakk? vard?r.” Ve ?u kavlidir: وَعَاشِرُوهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ “Onlarla maruf ile geçinin.” [العشرة] “el-u?ret”, kar??mak ve kayna?makt?r. Keza Cabir’den Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in veda hacc?ndaki hutbesinde ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: فَاتَّقُوا اللَّهَ فِي النِّسَاءِ فَإِنَّكُمْ أَخَذْتُمُوهُنَّ بِأَمَانِ اللَّهِ وَاسْـتَحْلَلْـتُمْ فُرُوجَهُنَّ بِكَلِمَةِ اللَّهِ “Kad?nlar hakk?nda Allah'tan ittika edin. Siz, onlar? Allah'?n emanetiyle ald?n?z, Allah'?n kelimesiyle onlar?n ?rzlar?n? helal edindiniz.” Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’dan ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: خَـيْرُكُمْ خَـيْرُكُمْ لأَهْلِهِ وَأَنَا خَـيْرُكُمْ لأَهْلِي "Sizin en hay?rl?n?z, ehline kar?? en hay?rl? olan?n?zd?r. Ben de ehlime kar?? sizin en hay?rl?n?z?m." Aleyhi’s Salâtu ve’s Selâm ?öyle buyurmu?tur: وَخِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ “Sizin en hay?rl?n?z, han?mlar?na kar?? en hay?rl? olan?n?zd?r.” Nitekim Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam, hüsnü mua?erette bulunur, ehliyle ?akala??r, onlar? taltif eder, han?mlar?yla gülü?ür, yats? salâh?n? k?ld???nda evine girer, uykudan önce ehliyle k?sa gece sohbeti eder ve onlar? bununla e?lendirirdi. ??te bu delillerin hepsi, hem evlilik hayat?n?n huzur hayat? oldu?una hem de kocan?n bu evlilik hayat?n? huzurlu bir hayata çevirecek ?eyleri yapmas? gerekti?ine delalet etmektedir. Nitekim ?bn-u Abbas’tan ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: “Onun benim için süslendi?i gibi ben de han?m?n için süslenirim. Benim onun üzerindeki her hakk?m?n tertemiz olmas?n?, onun da benim üzerimde olan hakk?n? vacip görmesini isterim. Çünkü Allahuteala ?öyle buyurmu?tur: وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذِي عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ “Onlar?n da erke?in haklar? gibi belli haklar? vard?r.” Her ne kadar Allahuteala ?öyle buyurarak, الرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ “Erkekler kad?nlar üzerinde kavvamedirler.” Evdeki kavvameyi erke?e ait k?lsa da bu kavvame, riayet (gözetim) kavvamesidir. Yoksa yönetim ve sulta kavvameti de?ildir. Kamus-ul Muhît’te ?öyle denmi?tir: “Kad?n i?i düzeltti, mutedil hale getirdi. Erkek kad?n?n s?rt?n? giydirdi, karn?n? doyurdu.” Bu da erke?in kad?n üzerine kavvame olmas?n?n lügat manas?n?n, kad?na harcama yapmak ve kad?n?n ihtiyaçlar?n? gidermek oldu?unu göstermektir. Dolay?s?yla bu lügat anlam?, ayetin de manas?d?r. Zira bunun d???nda ?er-i manas? varit olmam??t?r. Dolay?s?yla [قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَاءِ] “kad?nlar üzerinde kavvamedirler” ifadesinin manas? budur. Dolay?s?yla da erke?in kad?n üzerindeki kavvamesinin, onun i?lerini görmek ve onunla olan mua?eretinin arkada?l?k mua?ereti ?eklinde olmas? kaç?n?lmazd?r. Nitekim Allah, bunu böyle vas?flam??t?r. Zira ?öyle buyurmu?tur: وَصَاحِبَتِهِ “arkada??” Yani e?i demektir. Nitekim Sallallahu Aleyhi ve Sellem, evinde e?leri için bir arkada?t?. Onlar üzerinde zorba bir emir de?ildi. E?lerine dan???r ve onlarla tart???rd?. Nitekim Ömer ?bn-ul Hattab’tan ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: وَاللَّهِ إِنْ كُـنَّا فِي الْجَاهِلِيَّةِ مَا نَعُدُّ لِلنِّسَاءِ أَمْرًا حَـتَّى أَنْزَلَ اللَّهُ فِيهِنَّ مَا أَنْزَلَ وَقَسَمَ لَهُنَّ مَا قَسَمَ، قَالَ: فَبَـيْـنَا أَنَا فِي أَمْرٍ أَتَأَمَّرُهُ إِذْ قَالَتِ امْرَأَتِي: لَوْ صَنَعْتَ كَذَا وَكَذَا، قَالَ: فَقُلْتُ لَهَا: مَا لَكِ وَلِمَا هَا هُنَا؟ وَفِيمَ تَكَلُّفُكِ فِي أَمْرٍ أُرِيدُهُ؟ فَقَالَتْ لِي: عَجَـبًا لَكَ يَا ابْنَ الْخَطَّابِ، مَا تُرِيدُ أَنْ تُرَاجَعَ أَنْتَ وَإِنَّ ابْـنَـتَكَ لَـتُرَاجِعُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم حَتَّى يَظَلَّ يَوْمَهُ غَضْـبَانَ، فَقَامَ عُمَرُ فَأَخَذَ رِدَاءَهُ مَكَانَهُ حَـتَّى دَخَلَ عَلَى حَفْصَةَ، فَقَالَ لَهَا: يَا بُـنَـيَّةُ، إِنَّكِ لَـتُرَاجِعِينَ رَسُولَ اللَّهِ حَـتَّى يَظَلَّ يَوْمَهُ غَضْـبَانَ؟ فَقَالَتْ حَفْصَةُ: وَاللَّهِ إِنَّا لَـنُرَاجِعُهُ، فَقُلْتُ: تَعْلَمِينَ أَنِّي أُحَذِّرُكِ عُقُوبَةَ اللَّهِ وَغَضَبَ رَسُولِهِ “Vallahi biz, Allah kad?nlar hakk?nda indirece?ini indirene ve onlara taksim edece?ini taksim edene kadar cahiliyede onlar? bir ?eyden saymazd?k. Ben bir hususta isti?are ederken o vakit han?m?m bana dedi ki: “Ke?ke ?öyle ?öyle yapsayd?n.” Ben de ona dedim ki: “Sana ne oluyor? Niçin buras?? Benim istedi?im bir hususta senin zorun ne?” Bunun üzerine o bana: “Hayret sana Ey ?bn-ul Hattab! Sen isti?arede bulunmak istemiyorsun halbuki senin k?z?n Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ile isti?arede bulunuyor. Hatta gününe k?zg?n ba?l?yor.” Dedim ki: “Ridâm? ald?m sonra mekan?mdan ç?kt?m. Nihayet Hafsa'n?n yan?na girdim ve ona dedim ki: “Ey k?zca??z?m! Sen Resulullah ile isti?arede bulunuyorsun da nihayetinde o, gününe k?zg?n m? ba?l?yor? Ard?ndan Hafsa dedi ki: “Vallahi biz, onunla isti?arede bulunuyoruz.” Ben de dedim ki: “Bil ki, ben seni Allah’?n cezas?ndan ve resulünün gazab?ndan sak?nd?r?yorum ey k?zca??z?m!” ” Enes’ten ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: أَهْدَتْ بَعْضُ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ إِلَى النَّبِيِّ طَعَامًا فِي قَصْعَةٍ، فَضَرَبَتْ عَائِشَةُ الْقَصْعَةَ بِيَدِهَا فَأَلْقَتْ مَا فِيهَا، فَقَالَ النَّبِيُّ طَعَامٌ بِطَعَامٍ وَإِنَاءٌ بِإِنَاءٍ “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in e?lerinden baz?s?, kendisine bir kap içinde yemek hediye ettiler. Bunun üzerine Ai?e eliyle kaba vurarak içindekini döktü. Bunun üzerine Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] dedi ki: “Yeme?e kar??l?k yemek, kaba kar??l?k kap gerekir.” ??te bu hadisler, Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in e?leri üzerindeki kavvamesinin yönetim de?il gözetim kavvamesi oldu?una delalet etmektedir. Dolay?s?yla onlar da onun yan?nda onun tebaas? de?il arkada?lar? idiler. Ayn? ?ekilde onlarla olan mua?eretinin arkada?l?k mua?ereti oldu?una delalet etmektedir.
Allah, kad?na kocas?na itaat etmesini vacip ve na?izelik yapmas?n? haram k?ld?. Allahuteala ?öyle buyurdu: وَاللاتِي تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَاهْجُرُوهُنَّ فِي الْمَضَاجِعِ وَاضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلا تَبْغُوا عَلَيْهِنَّ سَبِيلاً “Na?izelik etmelerinden korktu?unuz kad?nlara önce ö?üt verin. Sonra yataklar?n? ay?r?n, sonra onlar? dövün. ?ayet size itaat ederlerse onlar?n üzerinde bir yol aramay?n.” Kad?n?n nafakas?n? ise erke?e vacip k?ld?. Allahuteala, ?öyle buyurdu: لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِهِ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنفِقْ مِمَّا آتَاهُ اللَّهُ “?mkan? geni? olan, nafakay? imkanlar?na göre versin. R?zk? daralm?? bulunan da nafakay? Allah’?n kendisine verdi?inden ay?rs?n.” Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam ?öyle buyurdu: أَلاَ إِنَّ لَكُمْ عَلَى نِسَائِكُمْ حَقًّا وَلِنِسَائِكُمْ عَلَيْكُمْ حَقًّا، فَأَمَّا حَقُّكُمْ عَلَى نِسَائِكُمْ فَلاَ يُوطِئْنَ فُرُشَكُمْ مَنْ تَكْرَهُونَ، وَلا يَأْذَنَّ فِي بُيُوتِكُمْ لِمَنْ تَكْرَهُونَ، أَلا وَحَـقُّهُنَّ عَلَيْكُمْ أَنْ تُحْسِنُوا إِلَيْهِنَّ فِي كِسْوَتِهِنَّ وَطَعَامِهِنَّ “Dikkat edin! Muhakkak ki, kad?nlar?n?z üzerinde sizin hakk?n?z ve sizin üzerinizde de kad?nlar?n?z?n hakk? vard?r. Kad?nlar üzerindeki sizin hakk?n?z, yataklar?n?za ve evlerinize ho?lanmad???n?z ki?ileri almamalar?d?r. Dikkat edin! Onlar?n sizin üzerinizdeki hakk?, giyim ve yiyecekleri hususunda onlara iyi ve güzel davranman?zd?r.” Müslim’in Cabir kanal?yla rivayet etti?i hadiste ise ?öyle geçmi?tir: وَلَكُمْ عَلَيْهِنَّ أَنْ لاَ يُوطِئْنَ فُرُشَكُمْ أَحَدًا تَكْرَهُونَهُ ... وَلَهُنَّ عَلَيْكُمْ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ “Onlar üzerindeki sizin hakk?n?z yataklar?n?za ho?lanmad???n?z birisini almamalar?d?r… Onlar?n sizin üzerinizdeki haklar? r?zklar? ve giyecekleridir.” (Ebu Sufyan’?n) kar?s? Hind’in Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e gelerek ?öyle dedi?i rivayet edildi: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ أَبَا سُفْيَانَ رَجُلٌ شَحِيحٌ، وَلَيْسَ يُعْطِينِي مَا يَكْفِينِي وَوَلَدِي إِلاَّ مَا أَخَذْتُ مِنْهُ وَهُوَ لا يَعْلَمُ، فَقَالَ: خُذِي مَا يَكْفِيكِ وَوَلَدَكِ بِالْمَعْرُوفِ “Ey Allah’?n Resulü! Ebâ Sufyan cimri bir adamd?r bana ve çocu?uma yetecek kadar nafaka vermemektedir. Haberi olmadan ondan alabilir miyim? Bunun üzerine dedi ki: Marufa göre sana ve çocuklar?na yetecek kadar al.” ??te bunlar bu maddenin delilleridir.