Fert fert tüm fertlerin bütün temel ihtiyaçlar?n?n tam bir ?ekilde doyurulmas? garanti edilmelidir. Her ferdin, lüks ihtiyaçlar?n? mümkün mertebe en yüksek seviyede kar??lanmas?na imkan verilmesi garanti edilmelidir.
Madde 125
Bu madde iki ??ktan ibarettir: Birincisi: Temel ihtiyaçlar?n doyurulmas?n?n garanti edilmesi. ?kincisi: Lüks ihtiyaçlar?n doyurulmas?na imkan verilmesi. Birinci ??kka gelince; bunun birçok delili vard?r. ?âri, kazanmaya, r?zk? talep etmeye ve çal??maya te?vik etmi?, kendisinin ve bakmakla yükümlü oldu?u kimselerin temel ihtiyaçlar?n? temin etmesi için muktedir olan kimseye çal??may? farz k?lm??t?r. Kendisi ve bakmakla yükümlü oldu?u kimselerin temel ihtiyaçlar?n? gidermesi amac?yla geçimini temin etmesi için çal??may?, çal??maya muktedir kimseye farz k?lm??t?r. Allahuteala ?öyle buyurdu: فَامْشُوا فِي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِن رِّزْقِهِ "?u halde yerin omuzlar?nda (üzerinde) dola??n ve Allah'?n r?zk?ndan yeyin." Ve ?öyle buyurdu: فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلاةُ فَانتَشِرُوا فِي الأَرْضِ وَابْتَغُوا مِن فَضْلِ اللَّهِ "Salah k?l?n?nca art?k yeryüzüne da??l?n ve Allah'?n lütfundan isteyin." Sallallahu Aleyhi ve Sellem ?öyle buyurdu: كَفَى بِالْمَرْءِ إِثْماً أَنْ يُضَيِّعَ مَنْ يَقُوتُ "Bakmakla yükümlü oldu?u ki?ileri (sorumluluklar?n? ihmal ederek) zayi etmesi ki?iye günah olarak yeter."
?nsan?n tüm temel ihtiyaçlar?n? kendi kazanc?ndan doyurmas?n? garanti etmede aslolan i?te budur. Zira Allah, ihtiyaçlar?n? doyurmalar? için ihtiyaç sahibi muktedir erkeklere çal??may? farz k?lm??t?r. Bu da çal??maya muktedir olan bir kimsenin çal??mas?n?n zorunlu olmas? demektir. Dolay?s?yla bunu yerine getirmedi?inde her farzda oldu?u gibi cezaland?r?l?r. Kad?nlara ve ya?l? erkeklere gelince; Allah, onlara nafakay? farz k?lm??, bunu gerekli bir hak olarak belirlemi? ve bunun ?eri ?ekilde tahsil edilmesini devlete yüklemi?tir. Mesela kad?n?n nafakas?n? kocas?na farz k?lm??t?r. Sallallahu Aleyhi ve Sellem ?öyle buyurdu: وَلَهُنَّ عَلَيْكُمْ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوف "Onlar?n sizin üzerindeki haklar?, marufa göre onlar? yedirmeniz ve giydirmenizdir." Çocuklar?n nafakas?n? babaya farz k?lm??t?r. Allahuteala ?öyle buyurdu: وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ "Onlar?n marufa göre yedirilmesi ve giydirilmesi babaya aittir." Nitekim Hint, Eba Sufyan'?n cimri bir adam oldu?u ?ikayetinde bulununca Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ona ?öyle dedi: خُذِيْ مَا يَكْفِيكِ وَوَلَدَكِ بِالْمَعْرُوفِ "Marufa göre sana ve çocuklar?na yetecek kadar al." S?la-i rahimden mahrem olmalar? halinde akrabalar?n nafakas?n? da farz k?lm??t?r. Allahuteala, وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ "Onlar?n marufa göre yedirilmesi ve giydirilmesi babaya aittir." kavlinden sonra ?öyle buyurdu: وَعَلَى الْوَارِثِ مِثْلُ ذَلِكَ "Mirasç?ya dü?en de bunun gibidir." Ayr?ca ?eriat, kad?na kazanmay? farz k?lmamas?ndan dolay? onun nafakas?n? mutlak olarak vacip k?ld??? gibi fakir olmalar? halinde s?la-i rahimden mahrem ya?l? olan erkeklerin nafakas?n? da vacip k?lm??t?r. Nafakan?n kendilerine vacip oldu?u kimselerden hiçbir kimsenin bulunmamas? veya bulunmas?na ra?men infak etmeye gücü yetmemesi halinde ise ?eriat, bu nafakay? Beyt-ul Mâl'e, yani devlete vacip k?lm??t?r. Ebî Hurayra'dan Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'den ?öyle buyurdu?u rivayet edildi: مَنْ تَرَكَ مَالاً فَلِوَرَثَتِهِ، وَمَنْ تَرَكَ كَلاًّ فَإِلَيْنَا "Kim bir mal b?rak?rsa onun varislerine aittir. Kim de kelle b?rak?rsa (onun bak?m?) bize aittir." Kelle, çocu?u ve babas? olmayan zay?f kimsedir. Ba?ka bir rivayette ise ?öyle geçmi?tir: مَنْ تَرَكَ مَالاً فَلأَِهْلِهِ وَمَنْ تَرَكَ دَيْنًا أَوْ ضَيَاعًا فَإِلَيَّ وَعَلَيَّ "Kim bir mal b?rak?rsa onun ailesine aittir. Kim de bir borç veya iyal b?rak?rsa bana aittir ve benim üzerimedir." Hadiste geçen [ضَيَاعًا] kelimesi iyal demektir. Nitekim Kamus-ul Muhit'te ?öyle denmi?tir: "Ayn? ?ekilde ed-Dyâ': ?yaldir veya onlar?n iyalidir." Dolay?s?yla ister fakir bir kad?n olsun isterse kazanmaktan aciz veya kazanc? kendine yetmeyen fakir bir erkek olsun ?eriat, bu delillerle her ikisinin de tüm temel ihtiyaçlar?n? garantilemi?tir. ?eran ya?l?: Ya fiilen ya?l?d?r ki o, çal??maya muktedir olmayan kimsedir. Yada hükmen ya?l?d?r ki o, kazanç sa?layacak bir i? bulamayan kimsedir. Dolay?s?yla her ikisi de ya?l?d?r. ?eriat, bu delillerle mutlak olarak kad?n?n nafakas?n? kocaya, fiilen veya hükmen ya?l? olan erkeklerin nafakas?n? s?la-i rahimden mahrem olanlara vacip k?larak onlar?n tüm temel ihtiyaçlar?n? garantilemi?tir. Bu ki?ilerin bulunmamas? veya aciz kalmalar? halinde ise nafaka Beyt-ul Mâl'e, yani devlete aittir.
?eriat, Beyt-ul Mâl'in bu nafakay? temin etmesini garantilemek için nafakaya tahsis edilen gelirlere özel bir önem vermi?tir. Zira Beyt-ul Mâl'de fakirler için zekat gibi bir bölüm olu?turmu?tur. إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاء وَالْمَسَاكِينِ "Sadakalar (zekatlar) ancak fakirlere, miskinlere… mahsustur." Ta ki ?u kavline kadar: وَابْنِ السَّبِيلِ "…yolda kalm??lara." Zekat?n kar??lamamas? halinde nafaka, Aleyhi's Salatu ve's Selam'?n ?u kavlinden dolay? Beyt-ul Mâl'in di?er gelirlerine aittir: وَمَنْ تَرَكَ دَيْنًا أَوْ ضَيَاعًا فَإِلَيَّ وَعَلَيَّ "Her kim bir borç veya iyal b?rak?rsa bana aittir ve benim üzerimedir." Yani devlete ait demektir. Ve ?u kavlinden dolay?: الإِمَامُ رَاعٍ وَهُوَ وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ "?mam [Halife] bir çoband?r ve güttü?ünden mesuldür." Tebaaya kar?? en önemli sorumluluklardan birisi tebaan?n temel ihtiyaçlar?n?n doyurulmas?n? garantilemektir. Dolay?s?yla tebaan?n nafakas?, Beyt-ul Mâl'in gelirlerinden sa?lan?r. Zira fakirlerin nafakas?n? temin etmek devletin sorumluluklar?ndand?r. E?er Beyt-ul Mâl'in sabit gelirleri nafakalara yetmezse bu gibi durumda Halifeye vergi koyma hakk? veren ?eri hükümler gere?i Müslümanlar?n zenginlerine bu nafakalara yetecek oranda vergi konulur. Çünkü zekat gelirleri fakirlerin nafakas?n? temin etmeye yetmez ve Beyt-ul Mâl'in sabit gelirleri de bunu kar??lamazsa bu, tüm Müslümanlara bir farz haline gelir. Nitekim Sallallahu Aleyhi ve Sellem ?öyle buyurmu?tur: وَأَيُّمَا أَهْلُ عَرْصَةٍ أَصْبَحَ فِيهِمْ امْرُؤٌ جَائِعٌ فَقَدْ بَرِئَتْ مِنْهُمْ ذِمَّةُ اللَّهِ تَعَالَى "Aralar?nda bir ki?inin aç olarak sabahlad??? herhangi bir hane halk?n?n üzerinden Allahuteala'n?n zimmeti/korumas? kalkm??t?r." Bu hadis, bir haber verme olup mefhumu, aç olanlar?n doyurulmas?n? talep etmekte ve doyurulmamalar? halinde zemm karinesi ile gelmi?tir. Dolay?s?yla kesin bir taleptir. Dolay?s?yla Müslümanlar?n aç olanlar? doyurmas? farzd?r. Dolay?s?yla da Halife, Müslümanlardan muktedir olanlara vergi koyar ve herhangi bir farz? infaz etti?i gibi bunu infaz eder. ??te bunlar?n hepsi, ?eriat?n fert fert tüm fertlerin bütün temel ihtiyaçlar?n?n doyurulmas?n?n garantilenmesini vacip k?ld???na ve bu doyurmay? gerçekle?tirmeyi garantileyecek gelirleri belirledi?ine dair bir delildir. Böylece bunun yerine getirilmesini ve devaml?l???n? garantilemi? olmaktad?r.
Tüm fertlerin fert fert doyurulmas?n?n garantilenmesi aç?s?ndan böyledir. Bu doyurman?n tüm temel ihtiyaçlar için olmas? aç?s?ndan olana gelince; ferdin hayat vak?as?ndaki temel ihtiyaçlar? yiyecek, giyecek ve meskendir. ?eri deliller ise nafakay? garantilemek üzere gelmi?tir. Nafaka ise yiyecek, giyecek ve meskendir. Ayr?ca bu üç ?eyin, yani yiyecek, giyecek ve meskenin temel ihtiyaç oldu?una ve bunun d???ndakilerin fazlal?k ve ziyade oldu?una delalet eden deliller de vard?r.
Nafakan?n yiyecek, giyecek ve mesken oldu?una dair delillere gelince; zira Allahuteala ?öyle buyurdu: وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ "Onlar?n marufa göre yedirilmesi ve giydirilmesi babaya aittir." Ve ?öyle buyurdu: أَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنتُم مِّن وُجْدِكُمْ "Onlar? gücünüz ölçüsünde oturdu?unuz yerin bir bölümünde oturtun." Ve ?öyle buyurdu: مِنْ أَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ أَهْلِيكُمْ "Ailenize yedirdi?iniz yeme?in orta hallisinden." Böylece Allah nafakan?n; yiyecek, giyecek ve mesken oldu?unu beyan etmi?tir. Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise kad?nlar, yani e?ler hakk?nda ?öyle buyurdu: أَلا وَحَقُّهُنَّ عَلَيْكُمْ أَنْ تُحْسِنُوا إِلَيْهِنَّ فِي كِسْوَتِهِنَّ وَطَعَامِهِنَّ "Dikkat edin! Kad?nlar?n sizin üzerinizdeki hakk?, onlar? giydirme ve yedirmede onlara iyi muamelede bulunman?zd?r." Ba?ka bir hadiste ise ?öyle buyurdu: وَلَهُنَّ عَلَيْكُمْ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوف "Onlar?n sizin üzerindeki haklar?, marufa göre onlar? yedirmeniz ve giydirmenizdir." ??te bunlar, nafakan?n yiyecek, giyecek ve mesken oldu?una ve temel ihtiyaçlar?n bunlar oldu?una dair birer delildir.
Ferdin temel ihtiyac?n?n yiyecek, giyecek ve mesken olup bunlar?n d???ndakilerin fazlal?k oldu?unun delillerine gelince; Ahmed, Ahmed ?akir'in Osman ?bn-u Affan [Radiyallahu Anh] kanal?yla sahihledi?i isnatla Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?unu tahric etmi?tir: كُلُّ شَيْءٍ سِوَى ظِلِّ بَيْتٍ، وَجِلْفِ الْخُبْزِ، وَثَوْبٍ يُوَارِي عَوْرَتَهُ، وَالْمَاءِ، فَمَا فَضَلَ عَنْ هَذَا فَلَيْسَ لابْنِ آدَمَ فِيهِ حَقٌّ "Bir ev gölgesi, kat?ks?z bir ekmek, avretini örtece?i bir elbise ve su d???ndaki her ?eyde ve bunun fazlas?nda ademo?lunun hakk? yoktur." Bu hadis ba?ka bir laf?zla ?öyle varit olmu?tur: لَيْسَ لابْنِ آدَمَ حَقٌّ فِي سِوَى هَذِهِ الْخِصَالِ: بَيْتٌ يَسْكُنُهُ، وَثَوْبٌ يُوَارِي عَوْرَتَهُ، وَجِلْفُ الْخُبْزِ وَالْمَاءِ "Ademo?lunun ?u ?eyler d???nda hakk? yoktur: ?kamet edece?i bir ev, avretini örtece?i bir elbise, kat?ks?z bir ekmek ve su." Hadisin iki lafz?nda zikredilen ?eylerin yiyecek, giyecek ve mesken oldu?una delalet etmektedir: [ظِلُّ بَيْتٍ] "Bir ev gölgesi", [بَيْتٌ يَسْكُنُهُ] "?kamet edece?i bir ev", [َثَوْبٍ يُوَارِي عَوْرَتَهُ] "Avretini örtece?i bir elbise" ve [جِلْفُ الْخُبْزِ وَالْمَاءِ] "Kat?ks?z bir ekmek ve su" kafidir ve bunda kifayet vard?r. Hadiste geçen, [فَمَا فَضَلَ عَنْ هَذَا فَلَيْسَ لابْنِ آدَمَ فِيهِ حَقٌّ] "Bunun fazlas?nda ademo?lunun bir hakk? yoktur" kavli, bu üç hacetin temel ihtiyaç oldu?u hususunda gayet aç?kt?r. Dolay?s?yla bu iki hadis, temel ihtiyaçlar?n yiyecek, giyecek ve mesken oldu?u, bunlardan fazlas?n?n temel olmad??? ve bunlar?n doyurulmas?yla fertlerin temel ihtiyaçlar?n?n doyurulmu? olaca?? hakk?nda bir nasst?r.
Bu doyurman?n tam bir ?ekilde olmas? gerekti?inin deliline gelince; bu doyurman?n marufa göre ve yeterli miktarda olmas? hakk?nda varit olan delillerdir. Zira Allahuteala, وَعَلَى الْمَوْلُودِ لَهُ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوفِ "Onlar?n marufa göre yedirilmesi ve giydirilmesi babaya aittir." kavlinde [بِالْمَعْرُوفِ] "marufa göre" buyurmu?tur. Yine Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], وَلَهُنَّ عَلَيْكُمْ رِزْقُهُنَّ وَكِسْوَتُهُنَّ بِالْمَعْرُوف "Onlar?n sizin üzerinizdeki haklar?, marufa göre onlar? yedirmeniz ve giydirmenizdir." kavlinde [بِالْمَعْرُوفِ] "marufa göre" göre buyurmu?tur. Marufun manas? ise insanlar nezdinde maruf olana göre demektir. Keza Sallallahu Aleyhi ve Sellem, muttefekun aleyh olan Ai?e [Radiyallahu Anhâ]'n?n hadisinde Hind'e buyurdu?u, خُذِيْ مَا يَكْفِيكِ وَوَلَدَكِ بِالْمَعْرُوفِ "Marufa göre sana ve çocuklar?na yetecek kadar al." kavlinde ona [مَا يَكْفِيكِ] "sana yetecek kadar" ve [بِالْمَعْرُوفِ] "marufa göre" buyurmu?tur. Dolay?s?yla yeterli miktarda olaca??n? belirtmi?tir. Dolay?s?yla bu deliller, doyurman?n tam bir ?ekilde, yani insanlar aras?nda maruf olana göre yetecek ?ekilde tüm temel ihtiyaçlar için olaca??na delalet etmektedir. Dolay?s?yla yeterlilik ?art? ko?ulmu?tur. Yani yiyece?in doyacak, giyece?in örtünecek ve meskenin s???nacak kadar olmas? demektir. Yeterlili?in yan? s?ra bu yeterlili?in marufa göre olmas? da ?art ko?ulmu?tur. Yani en dü?ük e?yaya ve en az olan?na göre yeterlilik demek de?ildir. Bilakis içerisinde ya?ad??? o ülkedeki ve aras?nda ya?ad??? toplumdaki marufa göre demektir. Böylece doyurman?n tam bir ?ekilde olmas?n?n kaç?n?lmaz oldu?u sabit olmaktad?r. ??te bunlar?n hepsi maddenin birinci ??kk?n?n delilleridir.
Ayr?ca ?eri deliller, sadece fertlerin fert fert temel ihtiyaçlar?n?n giderilmesini zorunlu k?lmakla kalmam?? bilakis tebaa için güvenli?in, sa?l???n ve e?itimin sa?lanmas? gibi ümmetin temel ihtiyaçlar?n?n giderilmesini de zorunlu k?lm??t?r:
Güvenli?e gelince; devletin temel görevlerindendir. Zira tebaan?n güvenli?ini ve emniyetini sa?lamak devlete aittir. Hatta kendi güvenli?ini sa?layamayan bir devlet varl???n? kaybeder. Bunun içindir ki Dâr-ul ?slam'da ?slami Devlet'in kendi güvenli?ini kendi kuvvetleriyle sa?lamaya muktedir olmas? ?artt?r. Bundan dolay? Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Müslümanlara hicret edecekleri dâr? haber verdi?inde ilk dile getirdi?i ?ey güvenlik olmu?tur. Zira ?bn-u ?shak'?n Sîret'inde rivayet etti?ine göre Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Mekke'de ashab?na ?öyle demi?tir: إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ جَعَلَ لَكُمْ إِخْوَاناً وَدَاراً تَأْمَنُونَ بِهَا "Allah [Azze ve Celle] size karde?ler ve güvende olaca??n?z bir dâr verdi." Yine Ahmed'in sahih isnatla Enes'ten rivayet etti?ine göre Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ve arkada?? Eba Bekir'i kar??lad?klar?nda Ensar?n onlara söyledi?i ilk ?ey ?u olmu?tur: فَاسْتَقْبَلَهُمَا زُهَاءُ خَمْسِمائةٍ مِنَ الأَنْصَارِ حتى انْتَهَوْا إِلَيْهِمَا. فقالت الأنصارُ: انْطَلِقَا آمِنَيْنِ مُطَاعَيْنِ "O ikisini Ensardan yakla??k be? yüz ki?i kar??lad?. Ta ki onlar?n yan?na gelince Ensar dedi ki: "Emin ve itaat olunmu? olarak hareket edin." Dolay?s?yla tebaan?n güvenli?ini sa?lamak devletin temel görevlerindedir.
Sa?l?k ve tedaviye gelince; bunlar? tebaaya temin etmek devletin görevlerindendir. Zira klinikler ve hastaneler, Müslümanlar?n ?ifa ve tedavi amaçl? kulland?klar? birer kamu kurumudur. Dolay?s?yla aslen sa?l?k, maslahatlar ve kamu hizmetlerindendir. Maslahatlar? ve kamu hizmetlerini yerine getirmek ise devlete aittir. Çünkü bunlar, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?u kavli gere?i gözetimi devlete ait olan ?eylerdendir: الإِمَامُ رَاعٍ وَهُوَ وَمَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ "?mam [Halife] bir çoband?r ve o, raiyyesinden mesuldür." Bu hadis, devlete vacip olan gözetime dahil olmalar?ndan dolay? sa?l?k ve tedaviden devletin sorumlu oldu?u hususunda genel bir nasst?r.
Sa?l?k ve tedaviye has deliller de vard?r: Muslim, Cabir kanal?yla ?öyle dedi?ini tahric etmi?tir: بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ إِلَى أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ طَبِيبًا فَقَطَعَ مِنْهُ عِرْقًا ثُمَّ كَوَاهُ عَلَيْهِ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Ubeyy ?bn-u Ka'b'a bir doktor gönderdi. O da ondan bir damar kesti sonra üzerini da?lad?." Keza el-Hakim, Mustedrak'ta Zeyd ?bn-u Eslem'den babas?n?n ?öyle dedi?ini tahric etmi?tir: مَرِضْتُ فِي زَمَانِ عُمَرَ بِنَ الْخَطَّابِ مَرَضاً شَدِيداً فَدَعَا لِي عُمَرُ طَبِيباً فَحَمَانِي حَتَّى كُنْتُ أَمُصُّ النَّوَاةَ مِنْ شِدَّةِ الْحِمْيَةِ "Ömer ?bn-ul Hattab’?n zaman?nda çok a??r hasta oldum. Bunun üzerine Ömer, benim için bir tabip ça??rtt?. O kadar ate?lendim ki ate?in ?iddetinden çekirdekleri emiyordum."
Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], yönetici s?fat?yla Ubeyy'e bir doktor göndermi? ve ikinci ra?id Halife Ömer [Radiyallahu Anh], tedavi etmesi için Eslem'e bir doktor ça??rtm??t?r. ??te bu iki olay, sa?l?k ve tedavinin devletin ihtiyac? olan kimselere ücretsiz olarak sa?lamas? gereken tebaan?n temel ihtiyaçlar?ndan oldu?una dair birer delildir.
E?itime gelince; çünkü Resulullah Müslümanlar?n evlatlar?ndan onuna (okuma-yazma) ö?retmeyi kafir esirlerin fidyesi k?ld?. Fidye bedeli ganimetlerdendir ve tüm Müslümanlar?n mülküdür… Ve çünkü sahabe, ö?retmenlere ücret olarak Beyt-ul Mâl'den belirli miktarda yiyecek verilmesi üzerinde icmâ etmi?tir.
Binaenaleyh devlet, tebaan?n tamam? için güvenli?i, sa?l??? ve e?itimi sa?lamal? ve Beyt-u Mâl, Müslüman ile zimmi, zengin ile fakir aras?nda ayr?m yapmaks?z?n… bunlar? garantilemelidir.
Ferdin ve ümmetin temel ihtiyaçlar?n?n öneminden dolay? Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bu ihtiyaçlar?n önemine kinaye olarak bunlar? temin etmenin dünyan?n tamam?na sahip olmak gibi oldu?unu beyan etmi?tir. Zira Tirmizi, Seleme ?bn-u Ubeydillah ?bn-u M?hsan el-Ensari'nin -sohbeti oldu?u- babas?ndan Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?unu tahric etmi?tir: مَنْ أَصْبَحَ مِنْكُمْ آمِنًا فِي سِرْبِهِ مُعَافًى فِي جَسَدِهِ عِنْدَهُ قُوتُ يَوْمِهِ فَكَأَنَّمَا حِيزَتْ لَهُ الدُّنْيَا "Her kim evinde emin, bedeninde afiyette olur, yan?nda da günlük kuvveti (ia?esi) bulunursa, âdeta dünya onun olmu? olur." Ebu ?sa, bu hadisin hasen garip oldu?unu söyledi. Ayn? ?ekilde ?bn-u Mace, bu hadisi hasen isnat ile rivayet etti. Ebi Naim'in el-H?lya eserinde Ebi'd Derda kanal?yla bir benzeri ama ek olarak [بحذافيرها] "dünyalar", yani [حِيزَتْ لَهُ الدُّنْيَا بِحَذَافِيرِهَا] "dünyalar onun olmu? olur" ?eklinde geçmi?tir.
Böylece tüm bu deliller, yiyecek, giyecek ve mesken gibi tebaan?n tüm fertlerinin fert fert temel ihtiyaçlar?n?n tamam?n?n doyurulmas?n? garantilemenin vacip oldu?una delalet etti?i gibi güvenlik, sa?l?k ve e?itim gibi ümmet için temel hizmetleri temin etmenin vacip oldu?una da delalet etmektedir.
Maddenin ikinci ??kk? olan lüks ihtiyaçlar?n doyurulmas?na imkan verilmesine gelince; çal??man?n muktedir olan erkeklere farz olmas?, temel ihtiyaçlar?n doyurulmas?na delil olmaya uygun oldu?u gibi lüks ihtiyaçlar?n doyurulmas?na imkan verilmesine de delil olmaya uygundur. Çünkü kazanmaya mutlak olarak te?vik edilmi? ve temel ihtiyaçlar?n doyurulmas? s?n?r?yla s?n?rland?r?lmam??t?r. Dolay?s?yla bu mutlakl?k ?eriat?n ferde, kendi kazanc?ndan lüks ihtiyaçlar?n? doyurmas?na imkan verdi?ine dair bir delildir. Yine güzel nimetlerden faydalanman?n mubah olmas? da lüks ihtiyaçlar?n doyurulmas?na imkan verildi?ine dair bir delildir. Allahuteala ?öyle buyurdu: كُلُواْ مِن طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ "Size r?z?k olarak verdi?imiz güzel nimetlerden yeyiniz (dedik)." Ve ?öyle buyurdu: قُلْ مَنْ حَرَّمَ زِينَةَ اللَّهِ الَّتِي أَخْرَجَ لِعِبَادِهِ وَالطَّيِّبَاتِ مِنْ الرِّزْقِ "De ki: Allah'?n kullar? için ç?kartt??? ziyneti ve temiz r?zk? kim haram k?ld??" Ve ?öyle buyurdu: وَلا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَا آتَاهُمْ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ هُوَ خَيْرًا لَهُمْ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ "Allah'?n kendi fazl?ndan olarak kendilerine vermi? oldu?u nimete cimrilik edenler, bu hareketin kendileri için hay?rl? bir ?ey oldu?unu sanmas?nlar. Bilakis onlar için o, bir ?erdir. K?yamet günü cimrilik yapt?klar? ?ey boyunlar?na dolanacakt?r." Ve ?öyle buyurdu: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَا أَحَلَّ اللَّهُ لَكُمْ "Ey iman edenler! Allah'?n sizin için helal k?ld??? güzel nimetleri haram k?lmay?n." Ve ?öyle buyurdu: لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِهِ "?mkan? fazla olan imkan?na göre infak etsin." Ve ?öyle buyurdu: وَلا تَنسَ نَصِيبَكَ مِنْ الدُّنْيَا "Dünyadan da nasibini unutma." ??te bu ayetlerin hepsi ?eriat?n, her ferdin lüks ihtiyaçlar?n? doyurmas?n? mubah k?ld???na dair birer delildir. Zira bu mubahl?kla ferdin lüks ihtiyaçlar?n? doyurmas?na imkan verdi?i gibi cimrilik nehyedilmi? ve güzel nimetlerden faydalanmaktan imtina edenler azarlanm??t?r. Bu da en aç?k ifade ile buna imkan verildi?ine delalet etmektedir. ??te bunlar, maddenin ikinci ??kk?n?n delilleridir.