A
18

Madde 13

As?l olan, beraat-i zimmettir. Bir kimse ancak mahkeme karar?yla cezaland?r?l?r. Kim olursa olsun, herhangi bir kimseye i?kence yapmak kesinlikle caiz de?ildir. Her kim bunu yaparsa cezaland?r?l?r.

17.10.2026
31 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence

Bu madde ?u üç hususu içerir:

Birincisi: Aslolan beraat-i zimmettir kaidesi. ?kincisi: Cezaland?rman?n ancak kâd?n?n karar?yla olmas?. Üçüncüsü: ??kencenin caiz olmamas?d?r. Birinci hususa gelince; bunun delili Vail ?bn-u Hacer’den ?öyle dedi?inin rivayet edilmesidir: جَاءَ رَجُلٌ مِنْ حَضْرَمَوْتَ وَرَجُلٌ مِنْ كِنْدَةَ إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ الْحَضْرَمِيُّ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ هَذَا قَدْ غَلَبَنِي عَلَى أَرْضٍ لِي كَانَتْ لأَبِي، فَقَالَ الْكِنْدِيُّ: هِيَ أَرْضِي فِي يَدِي أَزْرَعُهَا لَيْسَ لَهُ فِيهَا حَقٌّ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِلْحَضْرَمِيِّ: أَلَكَ بَيِّنَةٌ؟ قَالَ: لاَ، قَالَ: فَلَكَ يَمِينُهُ، قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ الرَّجُلَ فَاجِرٌ لا يُبَالِي عَلَى مَا حَلَفَ عَلَيْهِ وَلَيْسَ يَتَوَرَّعُ مِنْ شَيْءٍ، فَقَالَ: لَيْسَ لَكَ مِنْهُ إِلاَّ ذَلِكَ “Hadramevt’ten bir adam ve Kinde’den bir adam Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]e geldiler. Hadramevtli dedi ki: “Ey Allah’?n Resulü! Bu adam, babamdan dü?en bana ait bir araziyi eline geçirdi.” Kindeli dedi ki: “Ey Allah’?n Resulü! O benim ekti?im mülkümde olan bir arazidir, onun onda hiç bir hakk? yoktur.” Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Hadramevtliye dedi ki: “Delilin/kan?t?n var m??” Dedi ki: “Hay?r.” Allah’?n Resulü dedi ki: “O halde ona yemin ettirebilirsin.” Hadramevtli dedi ki: “Ey Allah’?n Resulü! Bu adam facir birisidir neye yemin etti?ine ald?r?? etmez ve hiç bir ?eyden sak?nmaz.” Bunun üzerine Allah’?n Resulü dedi ki: “Senin için yapabilece?im bundan ba?ka bir ?ey yoktur.” Aleyhi’s Salatu ve’s Selam ?öyle buyurmu?tur: البينة على المدعي، واليمين على من أنكر “Davac?ya delil (kan?t) gerekir. ?nkar edene de yemin gerekir.” Birinci hadiste Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], davac?y? kan?t/delil getirmekle sorumlu tutmu?tur. Bu da daval?n?n suçu ispatlan?ncaya kadar suçsuz olmas? demektir. ?kinci hadiste ise Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], delil getirme vacibiyetinde aslolan?n bunun ancak davac? için oldu?unu beyan etmi?tir ki bu da daval?n?n suçu ispat edilinceye kadar suçsuz oldu?una dair bir delildir.

?kinci hususa gelince; bunun delili Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?u kavlidir: ... مَنْ أَخَذْتُ لَهُ مَالاً فَهَذَا مَالِي فَلْيَأْخُذْ مِنْهُ، وَمَنْ جَلَدْتُ لَهُ ظَهْراً فَهَذَا ظَهْرِي فَلْيَقْتَصَّ مِنْهُ ... “Kimin mal?n? alm??sam i?te mal?m gelsin als?n, kimin s?rt?na vurmu?sam i?te s?rt?m gelsin ona k?sas uygulas?n…” El-Haysemi, Ebi Yale’nin isnad?nda Ata ?bn-u Muslim’in bulundu?unu, ?bn-u Hibban ile ba?kalar? onun sika oldu?unu, di?erlerinin zay?f oldu?unu söylediklerini ve geriye kalan ravilerin ise sika oldu?unu söyledi. Taberani’nin Mu’cem-il Avsat’ta ise ?u laf?zla varit olmu?tur: فَمَنْ كنتُ جَلَدْتُ لَهُ ظَهْراً فَهذا ظَهري فَلْيَسْتَقِدْ مِنْهُ وَمَنْ كنتُ شَتَمْتُ لَهُ عِرْضاً فَهذا عِرْضي فَلْيَسْتَقِدْ مِنْهُ ومَنْ كنتُ أَخَذْتُ له مالاً فهذا مالي فَلْيَسْتَقِدْ منه “Kimin s?rt?na vurmu?sam i?te s?rt?m gelsin ona k?sas uygulas?n, kimin ?rz?na sövmü?sem i?te ?rz?m gelsin ona k?sas uygulas?n, kimin mal?n? alm??sam gelsin ona k?sas uygulas?n.” ?bn-u Kesir’in el-Bidâye ve’n Nihâye’de ise ?u laf?zla varit olmu?tur: أَلا فَمَنْ كنتُ جَلَدْتُ له ظَهراً فهذا ظهري فَلْيَسْتَقِدْ ومن كنت أخذت له مالا فهذا مالي فَلْيَأْخُذْ منه ومن كنت شتمت له عِرْضاً فهذا عِرْضي فليستقد “Dikkat edin! Kimin s?rt?na vurmu?sam i?te s?rt?m gelsin k?sas uygulas?n, kimin mal?n? alm??sam i?te mal?m gelsin als?n, kimin ?rz?na sövmü?sem i?te ?rz?m gelsin k?sas uygulas?n.” Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bu hadisi yönetici iken söylemi?tir. Bu da haks?z yere kimi cezaland?rm??sam bana k?sas uygulas?n demektir. Bu da tebaadan birisinin bu cezay? gerektirecek bir günah i?ledi?i ispat edilmeden yöneticinin onu cezaland?rmas?n?n haram oldu?una dair bir delildir. Yine lanetle?me k?ssas?nda Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ?öyle buyurmu?tur: لَوْ كُنْتُ رَاجِمًا أَحَدًا بِغَيْرِ بَيِّنَةٍ لَرَجَمْتُهَا “?ayet delil (kan?t) olmadan birini recmedecek olsayd?m kesinlikle onu (o kad?n?) recmederdim.” Bu da demektir ki onun hakk?nda ?üphe olmas?na ra?men delil bulunmamas?ndan dolay? onu recmetmemi?tir. Bunun delili ise Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in aralar?nda lanetle?tirme yapt?rd??? iki ki?i hakk?nda ?bn-u Abbas’?n hadisinde varit olan ?u ifadedir: “Mecliste bir adam ?bn-u Abbas’a ?öyle dedi: Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in, لَوْ كُنْتُ رَاجِمًا أَحَدًا بِغَيْرِ بَيِّنَةٍ لَرَجَمْتُهَا “?ayet delil (kan?t) olmadan birini recmedecek olsayd?m kesinlikle onu (o kad?n?) recmederdim” dedi?i bu kad?n m?? ?bn-u Abbas dedi ki: “Hay?r, o ?slam’da kötülük ortaya koyan bir kad?nd?r.” Yani fahi?eli?i aç?ktan yap?yordu ama bu yapt??? bir kan?t ve itiraf ile ispat edilememi? demektir. Bu da onda zina ?üphesi mevcuttu demektir. Buna ra?men Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zina yapt??? ispat edilememesinden dolay? onu recmetmeyerek ?öyle demi?tir: لَوْ كُنْتُ رَاجِمًا أَحَدًا بِغَيْرِ بَيِّنَةٍ لَرَجَمْتُهَا “?ayet delil (kan?t) olmadan birini recmedecek olsayd?m kesinlikle onu (o kad?n?) recmederdim.” Hadisteki “لو” [lev] harfi, imkans?zl?ktan dolay? imtina harfidir. Dolay?s?yla kan?t imkans?zl???ndan dolay? recmden imtina etmi?tir. Bu da yöneticinin tebaadan birisini ?eriat?n suç oldu?unu belirtti?i bir suçu i?lemedikçe ve bu suçu i?ledi?i Kadâ Meclisinde yarg? yetkisine sahip bir kâd?n?n huzurunda ispat edilmedikçe cezaya çarpt?rmas?n?n caiz olmad???na dair bir delildir. Çünkü kan?t, yarg? yetkisine sahip bir kâd?n?n huzurunda ve Kadâ Meclisinde olmad?kça ona kan?t olarak itibar edilmez. Ancak yönetici, suç ispat edilmeden önce suç olay?n? karara ba?lamak amac?yla mahkemeye ç?kar?l?ncaya kadar san??? hapsetme hakk?na sahiptir. Fakat bu hapsetmenin belirli bir süreli?ine olmas? kaç?n?lmaz olup san??? süresiz hapsetmesi do?ru de?ildir ve bu süre k?sa olmal?d?r. San???n hapsedilmesinin caiz oldu?unun delili ise et-Tirmizi ile Ahmed’in tahric etti?i ve et-Tirmizi’nin hasen ve el-Hakim’in isnad? sahih dedi?i Behz ?bn-u Hakim’in babas?ndan o da dedesinden rivayet etti?i ?u hadistir: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَبَسَ رَجُلاً فِي تُهْمَةٍ، ثُمَّ خَلَّى عَنْهُ “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bir suç hakk?nda bir adam? hapsetti sonra da onu serbest b?rakt?.” Ayn? ?ekilde el-Hakim, Ebi Hurayra’dan ?u hadisi tahric etmi?tir: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَبَسَ فِي تُهْمَةٍ يَوْماً وَلَيْلَةً “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bir suç hakk?nda bir ki?iyi bir gece bir gündüz hapsetti.” Bu hadisin senedinde hakk?nda söz olan ?brahim ?bn-u Haysem olmas?na ra?men el-Beyhaki’nin Kubra ve ?bn-u el-Carud’un el-Müntaka adl? eserlerinde Behz ?bn-u Hakim ?bn-u Muaviye babas?ndan o da dedesinden olan ba?ka bir rivayetinde ?öyle gelmi?tir: أنَّ النبيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَبَسَ رَجُلاً في تُهْمَةٍ ساعةً مِنْ نَهارٍ ثُمَّ خَلَّى عنه “Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bir suç hakk?nda bir adam? gündüz bir saat hapsetti sonra da serbest b?rakt?.”

??te bunlar?n hepsi hapis süresinin s?n?rland?r?lmas?n?n ve olas? en k?sa zaman olmas?n?n kaç?n?lmaz oldu?una dair bir delildir. Çünkü Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bir ki?iyi hapsetmi? sonra serbest b?rakm??, bir ki?iyi bir gece bir gündüz hapsetmi? ve bir ki?iyi gündüz bir saat hapsetmi?tir. Bilindi?i üzere bu hapis, bir ceza olmay?p sadece karanl?kta kalan baz? noktalar? ayd?nlatmak amac?yla gözalt? hapsidir.

Üçüncü hususa gelince; suçu ispatlanmadan san???n cezaya çarpt?r?lmamas?n? ve Allah’?n ahirette azap k?ld??? ?eyle -ki o ate?tir- cezaland?rman?n, yani ate?le yakarak cezaland?rman?n caiz olmamas?n? kapsar. Suç ispatlanmadan cezaya çarpt?r?lmamas?na gelince; bunun delili Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?u hadisidir: لَوْ كُنْتُ رَاجِمًا أَحَدًا بِغَيْرِ بَيِّنَةٍ لَرَجَمْتُهَا “?ayet delil (kan?t) olmadan birini recmedecek olsayd?m kesinlikle onu (o kad?n?) recmederdim.” Oysa ?bn-u Abbas’?n sözünden anla??ld??? üzere o, zina yapmakla tan?nan bir kad?nd?. Dolay?s?yla itiraf etmesi için san???n cezaya çarpt?r?lmas? caiz olsayd? fahi?eli?i aç?ktan yapmas?na ra?men kesinlikle itiraf etmesi için o kad?n cezaland?r?l?rd?. Dolay?s?yla da kesinlikle san???n cezaland?r?lmas? helal de?ildir. Bundan dolay? suçu ispatlanmadan san??a vurmak ve sövmek haram oldu?u gibi suç i?ledi?i ispat edilmedikçe herhangi bir cezaya çarpt?r?lmas? da haramd?r. Nitekim ?bn-u Abbas’tan ?öyle dedi?i rivayet edilmesi de bunu teyit etmektedir: شَرِبَ رَجُلٌ فَسَكِرَ، فَلُقِيَ يَمِيلُ فِي الْفَجِّ، فَانْطُلِقَ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ فَلَمَّا حَاذَى بِدَارِ الْعَبَّاسِ انْفَلَتَ فَدَخَلَ عَلَى الْعَبَّاسِ فَالْتَزَمَهُ، فَذُكِرَ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَضَحِكَ وَقَالَ: أَفَعَلَهَا وَلَمْ يَأْمُرْ فِيهِ بِشَيْءٍ “Bir adam içip sarho? oldu. Dar bir yolda yatarken bulundu. Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e götürülürken Abbas’?n evine yakla??nca kaç?p kurtularak Abbas’?n evine girdi ve boynuna sar?ld?. Bu durum Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], söylenince güldü ve dedi ki: “Öyle mi yapt?.” Onun hakk?nda hiç bir ?ey emretmedi.” Böylece Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], yan?nda itiraf etmemesinden ve bu hususta ?ahitlik yap?lmamas?ndan dolay? bu adama had uygulamam??t?r. Bu da demektir ki sarho?lukla suçlanmas?na ra?men bu onun üzerinde ispat edilmemi?tir. Dolay?s?yla itiraf etmesi için cezaland?r?lmam?? ve s?rf itham edilmesinden dolay? herhangi bir cezaya çarpt?r?lmam??t?r. Bundan dolay? Kadâ Meclisinde yarg? yetkisi olan bir kâd?n?n huzurunda hakk?nda suç sabit olmadan san???n cezaland?r?lmas? do?ru de?ildir. ?fk hadisinde Ali [RadiyAllahu Anh]’?n Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in önünde cariyeye vurdu?u rivayetine gelince; cariye bir san?k de?ildi. Dolay?s?yla san??a vurulmas?n?n caiz oldu?una dair delil olmaya uygun de?ildir. Ayr?ca Ali’nin Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in cariyesi Berire’ye vurmas? hadisini el-Buhari, Ai?e kanal?yla ?öyle rivayet etmi?tir: Ali, Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e dedi ki: “Cariyeye sor.” Ona soran bizzat Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’di ve hadiste Ali’nin cariyeye vurdu?unu zikretmemi?tir. Zira hadiste ?öyle geçmi?tir: وَأَمَّا عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، لَمْ يُضَيِّقِ اللَّهُ عَلَيْكَ وَالنِّسَاءُ، سِوَاهَا كَثِيرٌ، وَإِنْ تَسْأَلِ الْجَارِيَةَ تَصْدُقْكَ، قَالَتْ: فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَرِيرَةَ فَقَالَ: أَيْ بَرِيرَةُ “Ali ?bn-u Ebi Talib de dedi ki: “Ey Allah’?n Resulü! Allah sana darl?k vermez. Ondan ba?ka kad?n m? yok. Cariyeye sorarsan o seni tasdik edecektir.” (Ai?e) dedi ki: Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Berire’yi ça??rd? ve dedi ki: “Ey Berire!” el-Buhari’nin ba?ka bir rivayetinde ise ?öyle geçmi?tir: وَلَقَدْ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَيْتِي فَسَأَلَ عَنِّي خَادِمَتِي، فَقَالَتْ: لاَ وَاللَّهِ، مَا عَلِمْتُ عَلَيْهَا عَيْبًا إِلاَّ أَنَّهَا كَانَتْ تَرْقُدُ حَتَّى تَدْخُلَ الشَّاةُ فَتَأْكُلَ خَمِيرَهَا أَوْ عَجِينَهَا، وَانْتَهَرَهَا بَعْضُ أَصْحَابِهِ فَقَالَ: اصْدُقِي رَسُولَ اللَّهِ حَتَّى أَسْقَطُوا لَهَا بِهِ “Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], evime geldi ve benim hakk?mda hizmetçime sordu. Bunun üzerine (Berire) dedi ki: “Hay?r Allah’a yemin olsun ki uyumas? ve bu s?rada keçinin gelip mayal? hamurunu veya hamurunu yemesi d???nda onun bir ay?b?n? görmedim.” Resulün baz? sahabesi onu azarlayarak ?öyle dediler: “Resulullah’a do?ru söyle.” Hatta ona meseleyi aç?kça sordular.” el-Buhari, Ali’nin cariyeye vurdu?unu zikretmemi?tir. Ancak ba?ka rivayetlerde Ali’nin cariyeye vurdu?u zikredilmi?tir. Zira ?bn-u Hi?am, Ali’nin ona vurdu?unu zikretmi?tir. Nitekim ?bn-u Hi?am, sîretinde ?bn-u ?shak’tan o da müminlerin annesi Ai?e [RadiyAllahu Anhâ]’den ?öyle rivayet edilmi?tir: وَأَمَّا عَلِيٌ فَإِنَّهُ قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ النِّسَاءَ كَثِيرٌ، وَإِنَّكَ لَقَادِرٌ عَلَى أَنْ تَسْـتَخْـلِـفَ، وَسَـلِ الْجَـارِيَـةَ فَإِنَّهَا سَـتَـصْـدُقُـكَ، فَدَعَا رَسُـولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَرِيرَةَ لِيَسْـأَلَهَا، فَقَامَ إِلَيْهَا عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ فَضَـرَبَهَا ضَرْباً شَدِيداً وَيَقُولُ: اصْدُقِي رَسُـولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، قَـالَـتْ، فَتَقُولُ: وَاللَّهِ مَا أَعْلَمُ إِلاَّ خَيْراً “Ali de dedi ki: Ey Allah’?n Resulü! Kad?ndan çok ne var ve ?üphesiz sen çocuk yapmaya muktedirsin. Cariyeye sor ?üphesiz o seni tasdik edecektir.” Bunun üzerine Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Ai?e’nin durumunu sormak için Berire’yi ça??rd?. Derken Ali ?bn-u Ebi Talib, Berire’ye do?ru ilerleyerek ona ?iddetli bir yumruk vurdu ve dedi ki: “Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e do?ru söyle.” (Ai?e) bunun üzerine Berire ?öyle dedi: “Allah’a yemin olsun ki hay?rdan ba?ka bir ?ey bilmiyorum.” Bu rivayet s?hhatli kabul edilse dahi san??a vurman?n caizli?ine delalet etmez. Çünkü cariye Berire, bu meselede san?k olmad??? gibi ?ahit oldu?u da söylenemez. Zira san??a vurulmamas? Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in Berire d???nda ba?kalar?na sormas? ve onlara vurmamas? deliline binaen ?ahit olmas? yüzünden de?ildir. Mesela k?z karde?i Hamne Bintu Ceh? Ai?e hakk?nda dedikodu yapmas?na ra?men Zeynep Bintu Ceh?’e sormu? ve ona vurmam??t?r. Zira el-Buhari, ifk hadisinde ?öyle diyor: قَالَتْ وَطَفِقَتْ أُخْتُهَا حَمْنَةُ تُحَارِبُ لَهَا، فَهَلَكَتْ فِيمَنْ هَلَكَ “(Ai?e ) dedi ki: “K?z karde?i Hamne, onunla mücadele etmeye ba?lad?. Böylece helak olanlar aras?nda helak oldu.” Dolay?s?yla Zeynep, olay? bildi?i zannedilen kimse konumundayd? ve sorguland??? halde ona vurulmam??t?r. Bundan dolay? Berire’ye ?ahit olmas? itibar?yla vurulmu?tur denilmez. Zira ona ancak Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in hizmetçisi olmas? itibar?yla vurulmu?tur. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in hizmetçisine vurmaya ve ona vurulmas?na izin vermeye hakk? vard?r. Zira Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] kendi hizmetçisine ve ba?kalar?na sormu?, Ali’nin hizmetçisine vurmas? ve sahabenin onu azarlamas? kar??s?nda sessiz kalm??, ba?kalar?na vurmad??? gibi ba?kalar?na vurulmas? kar??s?nda da sessiz kalmam??t?r ki i?te bunlar, hizmetçisi olmas?ndan dolay? ona vurulmas?n? caiz k?ld???na delalet etmektedir. O halde ki?inin terbiye etmek veya bir konuyu ara?t?rmak amac?yla hizmetçisine vurmaya hakk? vard?r. Dolay?s?yla bu hadis, hem san??a hem de ?ahide vurman?n caizli?ine dair delil olmaya uygun de?ildir. Bilakis bu hadis, terbiye etmek veya bir konuyu ara?t?rmak amac?yla ki?inin hizmetçisine vurmas?n?n caizli?ine dair bir delildir. Böylece bu hadisle san??a vurman?n caizli?ine dair istidlal ortadan kalkm?? ve ona vurman?n caiz olmad???na dair delil sabit kalm?? olur ki o da Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?u kavlidir: لَوْ كُنْتُ رَاجِمًا أَحَدًا بِغَيْرِ بَيِّنَةٍ لَرَجَمْتُهَا “?ayet delil (kan?t) olmadan birini recmedecek olsayd?m kesinlikle onu (o kad?n?) recmederdim.” Dolay?s?yla san??a vurmak, sövmek, azarlamak ve i?kence etmek kesinlikle helal de?ildir. Ancak hapsedilmesine dair delil varit olmas?ndan dolay? onun hapsedilmesi do?rudur.

Suç i?ledi?i ispat edilmeden önce san??? cezaland?rman?n caiz olmamas? aç?s?ndan böyledir. Allah’?n ahirette azap k?ld??? ?eyle cezaland?rman?n caiz olmamas? aç?s?ndan olana gelince; bunun delili el-Buhari’nin Ikrime’den ?öyle dedi?ini tahric etmesidir: أُتِيَ عَلِيٌّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ بِزَنَادِقَةٍ فَأَحْرَقَهُمْ، فَبَلَغَ ذَلِكَ ابْنَ عَبَّاسٍ فَقَالَ: لَوْ كُنْتُ أَنَا لَمْ أُحْرِقْهُمْ لِنَهْيِ رَسُولِ اللَّهِ لاَ تُعَذِّبُوا بِعَذَابِ اللَّهِ “Ali [RadiyAllahu Anh]’a bir tak?m z?nd?klar getirildi. O da onlar? yakt?. Bu durum ?bn-u Abbas’a ula??nca dedi ki: “Ben olsayd?m Resulullah’?n Allah’?n azab? ile azap etmeyi yasaklamas?ndan dolay? onlar? yakmazd?m.” el-Buhari, Ebî Hurayra’dan Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?öyle buyurdu?unu tahric etmi?tir: وَإِنَّ النَّارَ لا يُعَذِّبُ بِهَا إِلاَّ اللَّهُ “Ate?le ancak Allah azapland?r?r.” Ebû Davud, ?bn-u Mesud hadisinden bir k?ssa hakk?nda ?u lafz? tahric etmi?tir: فَإِنَّهُ لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلاَّ رَبُّ النَّار “?üphesiz ate?le ancak ate?in Rabbi azapland?r?r.” Buna göre Kadâ Meclisinde yarg? yetkisi olan bir kâd?n?n önünde san???n bir suç i?ledi?i ispatlan?rsa ate?, elektrik gibi ate? benzeri ve Allah’?n azapland?rd??? bir ?eyle cezaland?rmak caiz de?ildir. ?âri’nin belirtti?i cezalar?n d???nda bir ceza ile cezaland?r?lmas? da caiz de?ildir. Zira ?âri, suçlular?n cezaland?r?laca?? ukubatlar? belirlemi?tir ki bunlar ?unlard?r: Öldürmek, k?rbaçlamak, recmetmek, sürgün etmek, kesmek, hapsetmek, mal?n? telef etmek, para cezas? vermek, te?hir etmek ve bedenin herhangi bir k?sm?n? ate?le da?lamak. Bunlar?n d???nda ba?ka bir ?ey ile bir ki?iyi cezaland?rmak helal de?ildir. Mesela bir ki?i ate?le yak?larak cezaland?r?lmaz ancak mal?n? yakmak caizdir. Bir ki?i t?rnaklar? sökülerek veya gözü ç?kart?larak veya elektri?e verilerek veya suda bo?arak veya üzerine so?uk su dökerek veya aç b?rak?larak veya so?uktan koruyacak ihtiyaçlar? olmadan aç?kta b?rak?larak veya benzeri ?eylerle cezaland?r?lmaz. Bilakis cezaland?r?l?rken ?eriat?n getirdi?i ukubatlarla s?n?rl? kal?n?r ve yöneticinin bunlar?n d???ndaki bir ?eyi suçlu için ceza olarak belirlemesi haramd?r. Bundan dolay? bir ki?iye i?kence yap?lmas? kesinlikle caiz de?ildir ve bunu kim yaparsa ?eriata muhalefet etmi? olur. E?er bir ki?inin ba?ka bir ki?iye i?kence etti?i ispat edilirse bundan dolay? cezaland?r?l?r. ??te bunlar on üçüncü maddenin delilleridir.