A
18

Madde 14

Efalde (fiillerde) as?l olan, ?eri hükme ba?lanmakt?r. Dolay?s?yla hükmü bilinmedikçe hiçbir fiil yap?lmaz. E?yada (nesnelerde) as?l olan ise, -haraml???na dair delil bulunmad?kça- mübahl?kt?r. 

17.10.2026
28 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence

Bir Müslüman, amellerini ?eri hükümlere göre yürütmekle memurdur. Allahuteala ?öyle buyurmu?tur: فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ “Hay?r! Rabbine andolsun ki aralar?nda ç?kan anla?mazl?klarda sana [?slam’a] muhakeme olmad?kça iman etmi? olmazlar.” Ve ?öyle buyurmu?tur: وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا “Resul size neyi getirdiyse onu al?n, neyi yasaklad?ysa ondan kaç?n?n.” Dolay?s?yla bir Müslüman için aslolan ?eri hükümlerle mukayyet olmas?d?r. Ayr?ca ?eri kaide ?öyledir; [لا شرع قبل ورود الشرع] “?eriat varit olmadan ?eriat yoktur.” Yani herhangi bir mesele hakk?nda Allah’?n hükmü varit olmadan bu mesele için hüküm yoktur demektir. Dolay?s?yla bir mesele hakk?nda Allah’?n hükmü varit olmadan hiçbir hüküm, yani mübah hükmü verilmez. Mübah ise ?eri bir hüküm olup ?âri’nin hitab? ile sabit olmas? kaç?n?lmazd?r. Aksi takdirde ?eri hüküm olmaz. Çünkü ?eri hüküm; kullar?n fiillerine ili?kin ?âri’nin hitab?d?r. Dolay?s?yla hakk?nda ?âri taraf?ndan bir hitab?n varit olmad??? hiçbir ?ey ?eri bir hüküm olmaz. Bundan dolay? mübah, haram k?lan bir ?eyin varit olmamas? demek de?ildir. Bilakis mübah, mübaha dair ?eri bir delilin, yani ?âri taraf?ndan fiilde muhayyerli?in varit olup olmamas?d?r. Bundan dolay? aslolan ?âr’nin hitab? ile mukayyet olmakt?r mübahl?k de?ildir. Çünkü hükmünün ispat?nda mübah?n kendisi de ?âr’nin hitab?na muhtaçt?r. Bu ise genel olup hem fiilleri hem de e?yay? kapsar. Dolay?s?yla bir Müslüman, bir fiili, yani herhangi bir fiili yapmak istedi?inde bu fiilde Allah’?n hükmü ile mukayyet olmas? vacip oldu?u gibi bu hükmü ö?renip onunla mukayyet oluncaya kadar onu ara?t?rmas? da vaciptir. Ayn? ?ekilde bir Müslüman, bir ?eyi almak veya vermek istedi?inde hangi ?ey olursa olsun bu ?eyde Allah’?n hükmü ile mukayyet olmas? ona vacip oldu?u gibi bu hükmü ö?renip onunla mukayyet oluncaya kadar onu ara?t?rmas? da vaciptir. Nitekim ayetlerin ve hadislerin mantuku ve mefhumuyla üzerine delalet etti?i ?ey i?te budur. Dolay?s?yla bir Müslüman?n ?eri hüküm olmadan herhangi bir fiili yapmas? veya herhangi bir ?ey yönünde tasarrufta bulunmas? helal de?ildir. Bilakis herhangi bir fiil veya herhangi bir ?eyde ?eri hüküm ile mukayyet olmas? vaciptir. Zira Allahuteala ?öyle buyurmu?tur: الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِينًا “??te bugün, size dininizi kemale erdirdim. Üzerinize olan nimetimi tamamlad?m ve sizin için din olarak ?slam'a raz? oldum.” Ve ?öyle buyurmu?tur: وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ تِبْيَانًا لِكُلِّ شَيْءٍ “Bu kitab? da sana, her ?ey için bir aç?klama olarak inzal ettik.” Art?k Allahuteala’n?n bu kavillerinden sonra Allah’?n hükmünün delilini aç?klamad??? ne bir fiil ne de bir ?ey kalm??t?r. Dolay?s?yla bu iki ayeti anlamas?n?n ard?ndan herhangi bir kimsenin baz? fiillerin veya baz? ?eylerin veya baz? vak?alar?n ?eri hükümden yoksun oldu?u görü?ünde olmas? helal de?ildir. Bu ise bir delil belirtmedi?i veya bu hususta mükellefin dikkatini çeken bir emare, yani mükellefin hükmünün vacip mi veya haram m? veya mendup mu veya mekruh mu veya mübah m? oldu?unu gösteren bir illet koymad??? için ?eriat?n bunlar? mutlak olarak ihmal etti?i anlam?na gelmektedir. Dolay?s?yla bu ve benzeri sözler, ?slami ?eriat hakk?nda ku?ku duymakt?r. Binaenaleyh bir kimsenin, bu fiil mübaht?r çünkü buna ili?kin ?eri bir delil varit olmam??t?r ve ?eri bir delil varit olmad???nda aslolan mübahl?kt?r demesi helal olmad??? gibi bu ?ey mübaht?r çünkü buna ili?kin ?eri bir delil varit olmam??t?r ve ?eri bir delil varit olmad???nda aslolan mübahl?kt?r demesi de helal de?ildir. Çünkü ?eriatta hakk?nda delilin olmad??? hiçbir fiil veya ?ey yoktur. Dolay?s?yla bir Müslümana dü?en, bir fiil veya ?ey hakk?nda Allah’?n hükmünü ara?t?r?p onu almas?d?r hakk?nda bir delil yok diye onu mübah k?lmas? de?ildir.

Ancak ?eri hüküm, kullar?n fiillerine ili?kin ?âr’nin hitab? oldu?una göre hitap, ?ey için de?il kulun fiilini tedavi etmek için gelmi? olur. ?ey için gelmesi ise onun kulun fiili ile alakal? olmas? itibar?ylad?r. Dolay?s?yla hitapta aslolan kulun fiilidir. ?ey ise; ister hitap, [كُلُوا وَاشْرَبُوا] “Yiyiniz ve içiniz” gibi ?eyi zikretmeden mutlak olarak fiil için gelsin isterse [حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةُ وَالدَّمُ وَلَحْمُ الْخِنزِيرِ] “Ölü, kan ve domuz eti size haram k?l?nd?” gibi fiili zikretmeden mutlak olarak ?ey için gelsin kulun fiiline ba?l? olarak gelmi?tir. Dolay?s?yla da bu üç ?ey için haram hükmü ancak yemek, al??-veri?, icara ve benzerleri gibi kulun bunlara ili?kin fiiliyle alakal? olmas? bak?m?ndand?r. Bundan dolay? ister fiile ait bir hüküm isterse ?eye ait bir hüküm olsun ?eri hüküm kulun fiiline aittir. ??te fiillerde as?l olan mukayyetlik buradan gelmektedir. Çünkü hitap, sadece kulun fiiliyle alakal?d?r.

Ancak ?eri hükümlerin tafsili delillerinin istikras? sonucunda hitab?n yönü bak?m?ndan hükümlerin delili olarak gelen nasslarda fiilin delili olan nass?n durumunun, ?eyin delili olan nass?n durumundan farkl? oldu?u görülür. Zira fiile ili?kin nassta hitap, fiil ile birlikte ?ey zikredilmi? olsun yada olmas?n sadece fiile yöneltilmi?tir. Mesela Allahuteala’n?n ?u kavilleri: وَأَحَلَّ اللّهُ الْبَيْعَ وَحَرَّمَ الرِّبَا “Allah, al?? veri?i helal, ribay? haram k?ld?.” , قَاتِلُوا الَّذِينَ يَلُونَكُمْ مِنْ الْكُفَّارِ “Kafirlerden yak?n?n?zda bulunanlara kar?? sava??n.” , لِيُنفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِهِ “Varl?kl? olan varl???na göre infak etsin.” , فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ أَمَانَتَهُ “Emanet b?rak?lan kimse emaneti sahibine iade etsin.” , كُلُوا وَاشْرَبُوا “Yiyiniz ve içiniz” Ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in ?u kavilleri: الْبَيِّعَانِ بِالْخِيَارِ مَا لَمْ يَتَفَرَّقَا “Al?c? ile sat?c? birbirinden ayr?lmad?kça muhayyerdirler (serbesttirler).” , أَعْطُوا الأجِيرَ أَجْرَهُ "Ücretli kimseye ücretini verin.” ??te bu nasslar?n hepsinde hitap, fiile yönetilmi? ve ?ey zikredilmemi?tir. Mesela Allahuteala’n?n ?u kavilleri: وَمِنْ كُلٍّ تَأْكُلُونَ لَحْمًا طَرِيًّا “Hepsinden de taze et yersiniz.” , لِتَأْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِيًّا “Ondan taze et yemeniz için…” , وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ “Ondan hububat ç?kard?k. ??te onlar, bundan yerler.” , إِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَالَ الْيَتَامَى ظُلْمًا “Yetimlerin mallar?n? zulüm olarak (haks?zl?kla) yiyenler…” , لِيَأْكُلُوا مِنْ ثَمَرِهِ “Onun meyvelerinden yemeleri için…” Bunlar?n hepsinde, ?ey zikredilmi? olsa da hitap fiile yöneltilmi?tir. Bu tür bir hitap do?rudan kulun fiiliyle alakal?d?r. Bu durum ?ey ile alakal? olan nasstan farkl?d?r. Zira onda hitap, ?ey ile birlikte fiil zikredilmi? olsun yada olmas?n sadece ?eye yöneltilmi?tir. Mesela Allahuteala’n?n ?u kavilleri: حُرِّمَتْ عَلَيْكُمْ الْمَيْتَةُ “Ölü (hayvan eti) size haram k?l?nd?.” , إِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْزِيرِ “Size ancak ölü (hayvan?), (akan) kan?, domuz etini haram k?ld?.” , وَأَنْزَلَ مِنْ السَّمَاءِ مَاءً “Gökten su indirdik.” , وَجَعَلْنَا مِنْ الْمَاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّ “Her canl? olan ?eyi sudan yaratt?k.” Ve Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in deniz suyu hakk?ndaki ?u kavli: هُوَ الطَّهُورُ مَاؤُهُ الْحِلُّ مَيْتَتُهُ “Onun suyu temiz ve ölüsü helaldir.” Bunlar?n hepsinde hitap ?eye yöneltilmi? ve ?ey ile birlikte fiil zikredilmemi?tir. Mesela Allahuteala’n?n ?u kavilleri: إِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالأنصَابُ وَالأزْلامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ “?çki, kumar, putlar, fal ve ?ans oklar? birer ?eytan i?i pisliktir. Bunlardan uzak durun.” , أَفَرَأَيْتُمْ الْمَاءَ الَّذِي تَشْرَبُونَ “?çti?iniz suyu gördünüz mü?” , أَفَرَأَيْتُمْ النَّارَ الَّتِي تُورُونَ “Yakt???n?z ate?i gördünüz mü?” , وَمِنْ ثَمَرَاتِ النَّخِيلِ وَالأعْنَابِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا “Hurma ve üzüm gibi meyvelerden içki edinirsiniz.” , نُسْقِيكُمْ مِمَّا فِي بُطُونِهِ مِنْ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خَالِصًا سَائِغًا لِلشَّارِبِينَ “Size onlar?n kar?nlar?ndaki i?kembe ile kan aras?ndan (gelen), içenlerin bo?az?ndan kolayca geçen tam halis süt içiriyoruz.” Bunlar?n hepsinde fiil zikredilmi? olsa da hitap ?eye yöneltilmi?tir. Bu tür bir hitap ?ey ile alakal?d?r. Dolay?s?yla ?eyin hükmü için bir beyand?r. Ancak hitab?n ?ey ile alakal? olmas? kulun fiilinden kopuk olarak ?ey aç?s?ndan de?il sadece kulun fiili aç?s?ndan ?eyin hükmünün beyan edilmesi bak?m?ndand?r. Zira kulun fiili ile ilgili olmad?kça ?ey için bir hükmün olmas? imkans?zd?r. Tüm bunlarla hitab?n yönü bak?m?ndan nass?n durumundaki farkl?l?k ortaya ç?kmaktad?r. Her ne kadar ?eri hüküm, kullar?n fiillerine ili?kin ?âri’nin hitab? olarak gelmi? olsa da bu farkl?l?k, hükmü kulun fiilinden kopuk olarak de?il de kulun fiiliyle ilgili olmas?na ra?men ?eyin hükmünü mutlak olarak beyan eden ?eye hâs hükümlerin geldi?ine delalet etmektedir. ?stikra sonucunda bu delalet bize göstermektedir ki ?eylerin hükümleri, fiillerin hükmünü beyan etmek üzere gelen genel delil ile gelmi? olup ?eylere hâs olarak gelen hükümler ise ancak fillerin delili ile gelen genel hükümden istisna mesabesindedir. Çünkü istikra sonucunda ortaya ç?kmaktad?r ki hitab?n do?rudan fiile yönlendirildi?i ?eri nass, genel olarak gelmi?tir. Dolay?s?yla onunla alakal? olan tüm ?eyler mübaht?r. Çünkü fiilin veya muhayyerli?in talebi genel olup her ?eyi kapsar. Dolay?s?yla bu talebe göre her ?ey mübah olmakta ve herhangi bir ?eyin haram k?l?nmas? bir nassa ihtiyaç duymaktad?r. Mesela Allahuteala ?öyle buyurmaktad?r: وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الأرْضِ جَمِيعًا مِنْهُ “O, göklerde ve yerde ne varsa kendi kat?ndan size boyun e?dirmi?tir.” Bu demektir ki göklerde ve yerde olan ?eyleri bizim için yaratm??t?r. Dolay?s?yla bunlar mübaht?r. Ve ?öyle buyurmu?tur: وَأَحَلَّ اللّهُ الْبَيْعَ “Allah, al?? veri?i helal k?ld?.” Bu demektir ki Allah, bütün ?eylerin sat???n? ve al?m?n? helal k?lm??t?r. Dolay?s?yla bunlardan herhangi bir ?eyin sat???n?n helal olmas? için bir delil gerekmemektedir. Çünkü genel delil, her ?eyi kapsamaktad?r. Dolay?s?yla içki gibi bunlardan herhangi bir ?eyin sat?lmas?n?n haram k?l?nmas? için bir delil gerekmektedir. Allahuteala ?öyle buyurmu?tur: كُلُوا مِمَّا فِي الأرْضِ حَلالاً طَيِّبًا “Yeryüzünde bulunanlar?n helal ve temiz olanlar?ndan yeyin.” Bu demektir ki her ?eyin yenmesi helaldir. Dolay?s?yla herhangi bir ?eyin yenmesi onu mübah k?lan bir delile gerek duymamaktad?r. Çünkü genel delil onu mübah k?lm??t?r. Ancak mesela ölü hayvan eti gibi bir ?eyin yenilmesinin haram k?l?nmas? bir delile gerek duymaktad?r. Allahuteala ?öyle buyurmu?tur: وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلا تُسْرِفُوا “Yiyin için israf etmeyin.” Bu demektir ki her ?eyi içmek mübaht?r. Dolay?s?yla herhangi bir ?eyi içmek için onu mübah k?lan bir delile gerek yoktur. Çünkü genel delil onu mübah k?lm??t?r. Ancak mesela sarho?luk verici gibi bir ?eyin haram k?l?nmas? bir delile ihtiyaç duymaktad?r. Hakeza konu?mak, yürümek, oynamak, koklamak, bakmak ve benzerleri gibi insan?n fiilleri ile ilgili olan her ?eyi mübah k?lan genel delil varit olmu?tur. Dolay?s?yla herhangi bir ?eyin mübah olmas? bir delile ihtiyaç duymamaktad?r. Ancak bu fiillerle ilgili olan herhangi bir ?eyin haram olmas? onu haram k?lacak bir delile ihtiyaç duymaktad?r. Dolay?s?yla içerisinde fiile yönlendirilmi? nasslar?n geldi?i deliller, ?eylerin hükmünü genel ve mutlak olarak beyan etmi? olmaktad?r. Dolay?s?yla da bunlar?n hükümlerini beyan eden nasslara ihtiyaç yoktur. ?eylerin genel hükmünün beyan edilmesinden sonra ?eylere hâs nasslar?n gelmesi ise ?eylere hâs bu hükümlerin bunlar?n hükmünü bu genel hükümden istisna etmek üzere geldi?ine dair bir delildir. Böylece ?eriat?n nasslar?n?n ?eyler hakk?ndaki ?eri hükmün onlar?n mübah oldu?unu aç?klamak üzere gelmi? olmas?na ra?men bunlardan baz? hükümleri istisna etmek üzere de nasslar gelmi?tir. Dolay?s?yla ?eyler, onlar? haram k?lan bir nass gelmedikçe mübah olmaktad?r. Buradan da ?u ?eri kaide ortaya ç?km??t?r: [الأصل في الأشياء الإباحة] “?eylerde aslolan mübahl?kt?r.” ??te bunlar bu maddenin delilleridir.