Zekat, Müslümanlardan tahsil edilir ve ?eriat?n kendilerinden al?nmas?na karar verdi?i nakit, ticaret e?yas?, mâ?iye (küçük-büyük ba? hayvan) ve hububat gibi mallardan al?n?r. ?eriat?n zikretmediklerinden al?nmaz. Zekat; ister âkil ve bâli? gibi mükellef olsun, isterse çocuk ve deli gibi mükellef olmas?n, her mal sahibinden al?n?r ve Beyt-ul Mâl’de özel bir bölüme konur ve yaln?zca Kuran-? Kerim’de zikredilen sekiz s?n?ftan birine veya birden fazlas?na harcan?r.
Madde 143
Bu madde ?u be? hususu kapsar: Birincisi: Zekat?n Müslümanlara vacip olmas?. ?kincisi: Zekat?n ?eriat?n belirledi?i mallardan al?nmas? ve bunlar?n d???ndakilerden al?nmamas?. Üçüncüsü: Zekat?n mal sahibi olan herkesten al?nmas?. Dördüncüsü: Beyt-ul Mâl'de özel bir bölüme konmas?. Be?incisi: Yaln?zca s?fat? ve say?s? belirlenmi? özel ki?ilere harcanmas?.
Birinci Hususa Gelince: Zekat?n Vacip Olmas?: Bunun delili Kuran-? Kerim’dir. Allahuteala'n?n ?u kavli: وَآتُواْ الزَّكَاةَ "Ve zekat? verin." ?u kavli: وَأَقِمْنَ الصَّلاةَ وَآتِينَ الزَّكَاةَ "Salah? k?l?n ve zekat? verin." Ve ?u kavli gibi: رِجَالٌ لا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلا بَيْعٌ عَن ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلاةِ وَإِيتَاء الزَّكَاةِ "Onlar, ne ticaret ne de al??-veri?in kendilerini Allah'? anmaktan, salah k?lmaktan ve zekat vermekten al?koyamad??? insanlard?r." Yine bunun delili sünnettir. Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Muaz'? Yemen'e göndermi? ve ona ?öyle demi?tir: أَعْلِمْهُمْ أَنَّ اللهَ افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ صَدَقَةً، تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ وَتُرَدُّ عَلَى فُقَرَائِهِمْ "Onlara zenginlerinden al?n?p fakirlerine verilmek üzere Allah'?n kendilerine zekat? farz k?ld???n? bildir." Ve ?u hadistir: بُنِيَ الإِسْلامُ عَلَى خَمْسٍ "?slam, be? ?ey üzerine bina edilmi?tir." Bu hadiste, [وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ] "zekat? vermek" de vard?r. Ebî Hurayra [Radiyallahu Anh]'dan ?öyle rivayet edilmi?tir: Bir Arabi, Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e gelerek, "Bana yapt???mda cennete girece?im bir ameli göster" dedi. O da buyurdu ki: اللهَ لا تُشْرِكُ بِهِ شَيْئاً، وَتُقِيمُ الصَّلاةَ الْمَكْتُوبَةَ، وَتُؤَدِّي الزَّكَاةَ الْمَفْرُوضَةَ، وَتَصُومُ رَمَضَانَ "Allah'a hiçbir ?eyi ortak ko?maman, farz olan salah? k?lman, farz olan zekat? vermen ve ramazan orucunu tutmand?r." Kays'tan ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: Cerir ?bn-u Abdullah, ?öyle dedi: بَايَعْتُ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ عَلَى إِقَامِ الصَّلاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ وَالنُّصْحِ لِكُلِّ مُسْلِمٍ "Salah? ikame etmek, zekat? vermek ve her Müslümana nasihat etmek üzere Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e biat ettim." Zekat?n vacip oldu?unun delilleri i?te bunlard?r. Sadece Müslümanlardan al?n?p onlar?n d???ndakilerden al?nmamas?na gelince; bu, resulün Muaz'?n hadisindeki ?u kavlinden dolay?d?r: [تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ] "Zenginlerinden al?nmak." Sadece Müslümanlara verilip onlardan ba?kalar?na verilmemesine gelince; ayn? ?ekilde bu, resulün Muaz'?n mezkur hadisindeki ?u kavlinden dolay?d?r: [وَتُرَدُّ عَلَى فُقَرَائِهِمْ] "Fakirlerine verilmek üzere", yani Müslümanlara demektir.
?kinci Hususa Gelince: Zekat?n ?eriat?n Belirledi?i Mallardan Al?nmas? ve Bunlar?n D???ndakilerden Al?nmamas?: Bunun delili ?udur ki ?âri, kendilerinden al?nacak zekat?n miktar?n? belirleyerek zekat?n al?naca?? türleri belirlemi?tir. Dolay?s?yla ?eriat?n kendisi için nisap belirledi?i her ?ey nisap miktar?na ula?t???nda ondan zekat al?n?r ve nisap miktar?na ula?mad???nda ondan zekat al?nmaz. Çünkü Cabir'den Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: لَيْسَ فِيمَا دُونَ خَمْسِ أَوَاقٍ مِنْ الْوَرِقِ صَدَقَةٌ، وَلَيْسَ فِيمَا دُونَ خَمْسِ ذَوْدٍ مِنْ الإِبِلِ صَدَقَةٌ، وَلَيْسَ فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ مِنْ التَّمْرِ صَدَقَةٌ "Be? ukiyeden az olan gümü?te zekat yoktur. Be? taneden az olan devede zekat yoktur. Be? vasktan az olan hurmada zekat yoktur."
?eriat?n hakk?nda zekat için nisap miktar? aç?klamad??? maldan zekat al?nmaz. Çünkü her ne kadar ayet, mücmel olsa da hadis gelmi? ve onu beyan etmi?tir. Dolay?s?yla zekatla ilgili hadisler, mücmeli beyan etmek içindir onu tahsis etmek için de?ildir. Beyan ile mücmel aras?nda ise büyük bir fark vard?r. Mesela salah ayeti mücmel olarak gelmi?tir: وَأَقِيمُواْ الصَّلاَةَ "Salah? k?l?n" Resul gelmi? ve onu beyan etmi?tir. Dolay?s?yla resulün salah olarak aç?klad??? ?eyin d???ndaki bir ?eye salah olarak itibar etmek caiz de?ildir. Çünkü biz, resulün beyan etti?i ?eylerle mukayyetiz. Ayn? ?ekilde zekat ayeti de mücmel olarak gelmi?tir: وَآتُواْ الزَّكَاةَ "Ve zekat? verin." , خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ "Onlar?n mallar?ndan al." , إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ "Sadakalar ancak" Hadisler gelerek zekat al?nacak türleri, bunlar?n nisap miktarlar?n? ve bunlardan al?nacak zekat miktarlar?n? beyan etmi?tir. Bunlar?n d???ndaki bir ?eyden zekat al?nmaz. ?eriat?n nisab? ve bu nisaptan al?nacak miktar hakk?nda getirdi?i nass?n d???nda bir ?eyin zekat olarak al?nmas? haramd?r. Binaenaleyh evin, araban?n ve zeytinin zekat? yoktur. Çünkü ?âri, bunlar hakk?nda zekat nisab? ve nisap miktar?na ula?t???nda al?nacak bir miktar belirlememi?tir. Dolay?s?yla bunlarda zekat yoktur. Dolay?s?yla zekat al?n?rken hakk?nda ?eri nass varit olan malla s?n?rl? kal?n?r. Dolay?s?yla da hakk?nda sahih nasslar?n varit oldu?u ?eylerin d???nda ba?ka bir ?eyden zekat al?nmaz. Bunlar ise deve, inek, koyun, alt?n, gümü?, bu?day, arpa, hurma ve üzümdür.
Deve ve koyuna gelince; bunun delili, Zuhrî'den o da Salim'den onun da babas?ndan ?öyle dedi?inin rivayet edilmesidir: كَانَ رَسُولُ اللهِ قَدْ كَتَبَ الصَّدَقَةَ وَلَمْ يُخْرِجْهَا إِلَى عُمَّالِهِ حَتَّى تُوُفِّيَ، قَالَ: فَأَخْرَجَهَا أَبُو بَكْرٍ مِنْ بَعْدِهِ فَعَمِلَ بِهَا حَتَّى تُوُفِّيَ، ثُمَّ أَخْرَجَهَا عُمَرُ مِنْ بَعْدِهِ فَعَمِلَ بِهَا. قَالَ: فَلَقَدْ هَلَكَ عُمَرُ يَوْمَ هَلَكَ وَإِنَّ ذَلِكَ لَمَقْرُونٌ بِوَصِيَّتِهِ، قَالَ: فَكَانَ فِيهَا فِي الإِبِلِ فِي خَمْسِ شَاةٍ، حَتَى تَنْتَهِي إِلَى أَرْبَعٍ وَعِشْرِينَ، فَإِذَا بَلَغَتْ إِلَى خَمْسٍ وَعِشْرينَ فَفِيهَا بِنْتُ مَخَاضٍ، إِلَى خَمْسٍ وَثَلاثِينَ، فَإِنْ لَمْ تَكُنْ بِنْتُ مَخَاضٍ فَابْنُ لَبُونٍ، فَإِذَا زَادَتْ عَلَى خَمْسٍ وَثَلاثِينَ فَفِيهَا بِنْتُ لَبُونٍ، إِلَى خَمْسٍ وَأَرْبَعِينَ، فَإِذَا زَادَتْ وَاحِدَةٌ فَفِيهَا حُقَّةٌ، إِلَى سِتِّينَ، فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا جَذِعَةٌ، إِلَى خَمْسٍ وَسَبْعِينَ، فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا ابْنَتَا لَبُونٍ، إَلَى تِسْعِينَ، فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا حُقَّتَانِ، إِلَى عِشْرِينَ وَمَائَةٍ، فَإِذَا كَثُرَتْ الإِبِلُ فَفِي كُلِّ خَمْسِينَ حُقَّةٌ، وَفِي كُلِّ أَرْبَعِينَ بِنْتُ لَبُونٍ. وَفِي الغَنَمِ مِنْ أَرْبَعِينَ شَاةً شَاةً، إِلَى عِشْرِينَ وَمِائَةٍ، فَإِذَا زَادَتْ شَاةٌ فَفِيهَا شَاتَانِ، إِلَى مِائَتَيْنِ، فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا ثَلاثُ شِياهٍ، إِلَى ثَلاثُمَائَةٍ، فَإِذَا زَادَتْ بَعْدُ فَلَيْسَ فِيهَا شَيْءٌ حَتَى تَبْلُغَ أَرْبَعُمَائَةٍ، فَإذَا كَثُرَتْ الْغَنَمُ فَفِي كُلِّ مِائَةٍ شَاةٌ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zekatlar?n (miktar?n? belirten) bir kitap yazd? ve amillerine göndermeden vefat etti. (Ravi) dedi ki: Ard?ndan Ebu Bekir, onu (amillerine) gönderdi ve ölünceye kadar onunla amel etti. Ard?ndan Ömer, onu (amillerine) gönderdi ve onunla amel etti. (Ravi) dedi ki: Ömer ölece?i gün öldü ve bu vasiyetine eklenmi?ti. (Ravi) dedi ki: Kitab?n içerisinde ?unlar geçmekteydi; 25'e kadar 5 deve için 1 koyun, 25'e ula?t? m? 35'e kadar 1 bintu mehaz yoksa 1 ibnu lebun, 36'ya ula?t? m? 45'e kadar 1 bintu lebun, 46'ya ula?t? m? 60' kadar 1 h?kka, 61'e ula?t? m? 75'e kadar 1 ceza'a, 76'ya ula?t? m? 90'a kadar 2 ibnetu lebun, 91'e ula?t? m? 120'ye kadar 2 h?kka, 120'den fazla ise her 50 devede bir h?kka ve her k?rkta 1 bintu lebun gerekir. Koyuna gelince; 40'a ula?t? m? 120'ye kadar 1 koyun, 121'e ula?t? m? 200'e kadar 2 koyun, 201'e ula?t? m? 300'e kadar 3 koyun, 300'ü a?t? m? 400'e kadar hiçbir ?ey gerekmez. 400'ü a??nca her 100 koyunda 1 koyun gerekir."
Enes'ten ?öyle rivayet edilmi?tir: أَنَّ أَبَا بَكْرٍ كَتَبَ لَهُمْ: إِنَّ هَذهِ فَرَائِضُ الصَّدَقَةِ الَّتِي فَرَضَ رَسُولُ اللهِ عَلَى الْمُسْلِمِينَ الَّتِي أَمَرَ اللهُ بِهَا وَرَسُولُهُ "Eba Bekir, onlara ?öyle bir mektup yazd?: Bunlar, Allah'?n resulünün Müslümanlara farz k?ld??? zekat?n farizalard?r ki bunlar? Allah ve resulü emretmi?tir." Sonra da Zuhrî'nin hadisinde varit oldu?u ?ekilde deve ve koyunu zikretti. Fethal? mim ile bint-u mehaz, bir ya??n? doldurmu? iki ya??na basm?? di?i devedir. ?bn-u lebun, üç ya??na girmi? erkek devedir ve annesi hamile kalarak lebun olmu?tur. Di?isi Bint-u Lebun'dur. Kesral? hâ ve ?eddeli kaf ile h?kka, üç ya??n? doldurmu? dört ya??na basm?? di?i devedir. Cemisi kesra ile h?kkâk't?r. Fethal? cim ve zel ile ceza'a, dört ya??n? doldurmu? be? ya??na basm?? di?i devedir. Hadisin deve 36'ya ula?t???nda bint-u lebunu belirtmi? olmas? bunda ?bn-u lebunun caiz olmayaca??na delalet etmektedir. Bunun içindir ki el-Buhari, [أنثى] "di?i" kelimesini eklemi?tir.
S???ra gelince; bunun delili, Muaz ?bn-u Cebel'den ?öyle dedi?inin rivayet edilmesidir: بَعَثَنِي النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ إِلَى الْيَمَنِ، فَأَمَرَنِي أَنْ آخُذَ مِنْ كُلِّ ثَلاَثِينَ بَقَرَةً تَبِيعًا أَوْ تَبِيعَةً، وَمِنْ كُلِّ أَرْبَعِينَ مُسِنَّةً... "Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], beni Yemen'e gönderdi ve her 30 s???rdan bir tebîa veya tabîa' her 40 s???rdan bir müsinne almam? emretti." Yine Yahya ?bn-u Hakem'den rivayet edildi?i üzere Muaz ?öyle demi?tir: بَعَثَنِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ أُصَدِّقُ أَهْلَ الْيَمَنِ وَأَمَرَنِي أَنْ آخُذَ مِنْ الْبَقَرِ مِنْ كُلِّ ثَلَاثِينَ تَبِيعًا قَالَ هَارُونُ وَالتَّبِيعُ الْجَذَعُ أَوْ الْجَذَعَةُ، وَمِنْ كُلِّ أَرْبَعِينَ مُسِنَّةً قَالَ فَعَرَضُوا عَلَيَّ أَنْ آخُذَ مِنْ الأَرْبَعِينَ قَالَ هَارُونُ مَا بَيْنَ الأَرْبَعِينَ أَوْ الْخَمْسِينَ وَبَيْنَ السِّتِّينَ وَالسَّبْعِينَ وَمَا بَيْنَ الثَّمَانِينَ وَالتِّسْعِينَ فَأَبَيْتُ ذَاكَ وَقُلْتُ لَهُمْ حَتَّى أَسْأَلَ رَسُولَ اللَّهِ عَنْ ذَلِكَ فَقَدِمْتُ فَأَخْبَرْتُ النَّبِيَّ فَأَمَرَنِي أَنْ آخُذَ مِنْ كُلِّ ثَلاثِينَ تَبِيعًا وَمِنْ كُلِّ أَرْبَعِينَ مُسِنَّةً وَمِنْ السِّتِّينَ تَبِيعَيْنِ... وَأَمَرَنِي رَسُولُ اللَّهِ أَنْ لا آخُذَ فِيمَا بَيْنَ ذَلِكَ... "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zekat toplamam için beni Yemen halk?na gönderdi ve her 30 s???rdan bir tebîa -Harun, tebîan?n ceza'a veya ceza'a' oldu?unu söyledi-, her k?rk s???rdan bir müsinne almam? emretti." Muaz dedi ki: "Bunun üzerine bana 40'tan itibaren almam? teklif ettiler. -Harun, 40 ila 50, 60 ila 70, 80 ila 90 aras?nda oldu?unu söyledi.- Ben de buna kar?? ç?kt?m ve onlara bu hususu Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e soruncaya kadar (bunun olamayaca??n?) söyledim. Geldim ve Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e haber verdim. O da bana, her 30 s???rdan bir tabîa, her 40 s???rdan bir müsinne ve her 60 s???rdan 2 tebîa almam?… bunlar?n aras?nda olanlardan almamam? emretti…" Yine Ahmed, Muaz ?bn-u Cebel'den ?öyle dedi?ini rivayet etmi?tir: لَمْ يَأْمُرْنِي رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ فِي أَوْقَاصِ الْبَقَرِ شَيْئًا "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], s???r?n evkas? hususunda hiçbir ?ey emretmedi." Evkas, vakas kelimesinin ço?ulu olup iki nisap aras?nda olan ?eydir. Tebîa ve tebîa'a, bir ya??n? doldurmam?? di?i veya erkek buza??d?r. Müsinne, iki ya??nda olan düvedir.
Alt?n ve gümü?e gelince; bunun delili, Ali ?bn-u Ebî Talip'ten rivayet edildi?i üzere Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurmas?d?r: إِذَا كَانَتْ لَكَ مِائَتَا دِرْهَمٍ وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ فَفِيهَا خَمْسَةُ دَرَاهِمَ، وَلَيْسَ عَلَيْكَ شَيْءٌ، يَعْنِي فِي الذَّهَبِ، حَتَّى يَكُونَ لَكَ عِشْرُونَ دِينَاراً، فَإِذَا كَانَ لَكَ عِشْرُونَ دِينَارًا وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ فَفِيهَا نِصْفُ دِينَارٍ "?ayet 200 dirhemin olur ve üzerinden de bir y?l geçerse buna 5 dirhem (zekat) gerekir. 20 dinar?n oluncaya kadar alt?nda sana bir ?ey gerekmez. ?ayet 20 dinar?n olur ve üzerinden de bir y?l geçerse buna 0,5 dinar (zekat) gerekir." Dirhem: 6 dinktir. Dink: 2 k?ratt?r. K?rat: 2 tasugtur. Tasug: 2 habbedir. Habbe: Dirhemin 1/6'i olup 48 parças?ndan bir parçad?r. Hadiste kastedilen ?eri dirhemin ölçüsü i?te budur. Dinar: 1 miskaldir. Miskal: Dirhemin bir tam üç bölü yedisidir. Hadiste kastedilen ?eri dinar ölçüsü i?te budur.
Bu?day, arpa, hurma ve üzüme gelince; bunun delili, el-Hakim, el-Beyhaki ve et-Tebarani, Ebî Musa ve Muaz'?n hadisinden ?unu tahric etmi?lerdir: Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] ikisini, insanlara dinleri ile ilgili hususlar? ö?retmeleri için Yemen'e gönderdi?inde ?öyle demi?tir: لاَ تَأْخُذَا الصَّدَقَةَ إِلاَّ مِنْ هِذِهِ الأَرْبَعَةِ: الشَّعِيرُ وَالْحِنْطَةُ وَالزَّبِيبُ وَالتَّمْرُ "?u dördü d???ndaki ?eylerden zekat almay?n: Arap, bu?day, üzüm ve hurma." ed-Darukutni, Süneni'nde Abdullah ?bn-u Amr kanal?yla ?öyle dedi?ini rivayet etti: إِنَّمَا سَنَّ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ الزَّكَاةَ فِي: الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zekat? sadece ?unlarda sünnet k?ld?: Bu?day, arpa, hurma ve üzüm." ?a'bî'den ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Yemen halk?na ?öyle bir mektup yazd?: إِنَّمَا الصَّدَقَةُ فِي الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ "Zekat sadece bu?day, arpa, hurma ve üzümde vard?r."
M?s?rda zekat?n oldu?unu belirten hadislere gelince; bunlar zay?ft?r. Mesela ?bn-u Mâce, Amr ?bn-u ?uayb kanal?yla babas?ndan o da dedesinden ?unu tahric etmi?tir: إِنَّمَا سَنَّ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ الزَّكَاةَ فِي: الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ والذُّرَةِ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zekat? sadece ?unlarda sünnet k?lm??t?r: Bu?day, arpa, hurma, üzüm ve m?s?r." El-Haf?z, et-Talhîs'te ?öyle demi?tir: ?snadlar?, yani ?bn-u Mâce ile ed-Darukutni'nin isnatlar? zay?ft?r. Zira isnatlar?nda el-Arzamî vard?r ki o metruktur. Ayn? ?ekilde el-Beyhaki, Hasen kanal?yla ?öyle dedi?ini rivayet etmi?tir: لَمْ يَفْرِضَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ إِلاَّ فِي عَشَرَةِ أَشْيَاءٍ: الإِبِلُ وَالْبَقَرُ وَالْغَنَمُ وَالذَّهَبُ وَالْفِضَّةُ وَالْحِنْطَةُ وَالشَّعِيرُ وَالتَّمْرُ وَالزَّبِيبُ، قَالَ ابْنُ عُيَيْنَةَ أَرَاهُ قَالَ وَالذُّرَةُ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ?u on ?eyin d???ndakilere (zekat?) farz k?lmam??t?r: Deve, s???r, koyun, alt?n, gümü?, bu?day, arpa, hurma, üzüm. ?bn-u Uyayne onu, m?s?r derken gördüm." El-Haf?z, et-Talhîs'te ?öyle demi?tir: "Hasen'in rivayeti Amr ?bn-u Abîd kanal?yla mürsel olup o cidden zay?ft?r. Ebu Hatim ise onun hadisi metruktur demi?tir." Yine el-Beyhaki, Sünen-i Kübra'da Hasen'den ba?ka bir rivayetini zikretmi?tir ki onda da Amr ?bn-u Abid vard?r. Hasen ?öyle demi?tir: لَمْ يَجْعَلْ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ الصَّدَقَةَ إِلاَّ فِي عَشَرَةٍ فَذَكَرَهُنَّ وَذَكَرَ فِيهِنَّ السُّلْتُ وَلَمْ يَذْكُرْ الذُّرَةُ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], on ?eyin d???ndakilere zekat koymam??t?r. Bunlar? ve bunlar?n içerisinde sültu zikredip m?s?r? zikretmedi." Sült: Kamusta geçti?i üzere bir tür arpad?r. Dolay?s?yla isnatlar?n?n zay?f olmas?n?n yan? s?ra iki rivayet farkl?d?r. Görüldü?ü üzere m?s?r?n zekat? ile ilgili hadisler, zay?ft?r.
Dolay?s?yla kendisinden zekat?n al?nd??? s?n?flar ?u dördüdür: "Bu?day, arpa, hurma ve üzümdür." Bunlar?n d???ndakilerden ise kesinlikle zekat al?nmaz. Cabir'den Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?unun rivayet edilmesine gelince: فِيمَا سَقَتْ الأَنْهَارُ وَالْغَيْمُ الْعُشُورُ، وَفِيمَا سُقِيَ بِالسَّانِيَةِ نِصْفُ الْعُشْرِ "Nehir ve ya?mur sular?n?n sulad??? ?eylerden (zekat olarak) ö?ür (1/10) al?n?r. Hayvanla sulanan ?eylerden ise (zekat olarak) ö?rün yar?s? (1/20) al?n?r." ?bn-u Ömer'den Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: فِيمَا سَقَتْ السَّمَاءُ وَالْعُيُونُ أَوْ كَانَ عَثَرِيًّا الْعُشْرُ، وَمَا سُقِيَ بِالنَّضْحِ نِصْفُ الْعُشْرِ "Ya?mur ile p?nar sular?n?n sulad??? veya p?narlar?n damarlar?ndan beslenen ?eylerden (zekat olarak) ö?ür (1/10) al?n?r. Hayvanlarla sulanan ?eylerden ise (zekat olarak) ö?rün yar?s? (1/20) al?n?r." Asariyyen: Sulanmaks?z?n p?narlar?n damarlar?ndan beslenen ?eydir. Ebî Saîd'den Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'den ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: لَيْسَ فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ صَدَقَةٌ "Be? vasktan az olan ?eylerde zekat yoktur." Bunlar?n hepsi, ekin ve meyvenin zekat? hakk?nda birer mücmel nass olup ba?ka hadisler gelerek bunlar? beyan etmi? ve özellikle hasr yoluyla beyan ederek gelenler olmak üzere bunlardan al?nacak zekat? belirlemi?tir. Nitekim el-Hakim, el-Beyhaki ve et-Tebarani'nin tahric etti?i hadislerde ?öyle geçmi?tir: لاَ تَأْخُذَا الصَّدَقَةَ إِلاَّ مِنْ هِذِهِ الأَرْبَعَةِ "?u dördü d???ndakilerden zekat al?nmaz." Yine ed-Darukutni, Süneni'nde ?u hadisi rivayet etmi?tir: إِنَّمَا سَنَّ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ الزَّكَاةَ فِي: الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ والذُّرَةِ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zekat? sadece ?unlarda sünnet k?lm??t?r: Bu?day, arpa, hurma, üzüm ve m?s?r." Birinci hadiste geçen [لاَ], [إِلاَّ] ve ikinci hadiste geçen [إِنَّمَا] laf?zlar?n?n hepsinin hasr edat? oldu?unda bir ?üphe yoktur. Dolay?s?yla bunlar, ekinin ve meyvenin zekat?n?n bu dördüne hasredildi?ine delalet etmektedir. Bunun içindir ki "Ya?mur sular?n?n sulad???" ve "Nehir sular?n?n sulad???" ve benzeri hadislerin yerde biten her ?eyden zekat al?naca??na dair olmas? imkans?zd?r. Zira bunlar birer mücmel hadis olup ba?ka nasslar bunlar? beyan etmi? ve zekat?, yerde biten ?eylerden sadece bu dördüne hasretmi?tir. Nitekim bu anlamda olan ba?ka rivayetler de bunu teyit etmektedir. Mesela ed-Darukutni, Süneni'nde Amr ?bn-u ?uayb kanal?yla onun babas?ndan o da dedesinden Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?unu tahric etmi?tir: وَالْعُشْرُ فِي التَّمْرِ وَالزَّبِيبِ وَالْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ "Hurma, üzüm, bu?day ve arpada (zekat olarak) ö?ür (1/10) vard?r." Bunlar?n hepsi, ekin ve meyvenin zekat?n?n ancak baz? hadislerin dört olarak belirledi?i muayyen s?n?flardan al?naca??na delalet etmektedir. Bunlar ise arpa, bu?day, üzüm ve hurmad?r. Bunlar hakk?nda birçok hadis gelmi? olup hepsi de sahihtir. Bu da bu nasslarda geçenlerin d???nda ekin ve meyvede zekat olmad???n? teyit etmektedir. Allahuteala'n?n ?u kavline gelince; وَآتُواْ حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهِ "Hasat günü de hakk?n? verin." Bu ayette zekat varit olmam??t?r. Çünkü bu ayet Mekke'de inmi?tir ve zekat Medine'de farz k?l?nm??t?r. Bundan dolay? ö?ür olmad??? halde nar? zikretmi?tir. Mücahit ?öyle demi?tir: "Ekini hasat edildi?inde onlara sümbüllerinden verin. Hurmalar? olgunla?t???nda ise onlara salk?mlar?ndan verin." En-Nehaî ve Ebu Ca'fer, ?öyle demi?tirler: "Bu ayet, zekat? olmayan nar?n hasat edilen ?eylerden sonra zikredilmi? olmas? deliline binaen hasat edilen ?eylere hamledilecek ?ekilde neshedilmi?tir." Kamus el-Muhit'te ?öyle geçmi?tir: "Ekin ve nebat? hasat etti. Yani hasat etti demektir. Tam bir hasatla hasat ederek onu t?rpanla biçti." Dolay?s?yla nar?n zekata dahil oldu?unu saysak bile hasat edilen ?eylere hamledilirdi. Çünkü nar, hasat edilmez. Dolay?s?yla mücmel kabilinden olur. Hadisler gelerek hasat edilenlerden zekat? verilecek olan ?eylerin bu?day ve arpa oldu?unu beyan etmi? ve bunlara hurma ve üzüm olmak üzere iki s?n?f daha eklemi?tir. Her halükarda bu ayet Mekke'de indi?ine ve o zaman henüz zekat farz k?l?nmad???na göre bu, bu ayetle istidlalin reddedilmesi için yeterlidir. Ebî Seyyâra el-Mutî'nin ?öyle dedi?inin rivayet edilmesine gelince; قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ لِي نَحْلاً، قَالَ: فَأَدِّ العُشُورَ، قَالَ: قُلْتُ يَا رَسُولَ اللهِ، احْمِ لِي جَبَلَهَا، قَالَ: فَحَمَى لِي جَبَلَهَا "Dedim ki: Yâ Resulullah! "Benim ar?lar?m var." Buyurdu ki: "O halde ö?rünü ver." Dedi ki: "Dedim ki yâ Resulullah! Ar?lar?n oldu?u da?? benim himayeme ver." Dedi ki: "Onun oldu?u da?? benim himayeme verdi." Yine Amr ?bn-u ?uayb kanal?yla babas?ndan o da dedesinden ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: جَاءَ هِلالٌ، أَحَدُ بَنِي مُتْعَانَ، إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ بِعُشُورِ نَحْلٍ لَهُ، وَكَانَ سَأَلَهُ أَنْ يَحْمِيَ لَهُ وَادِيًا يُقَالُ لَهُ سَلَبَةُ، فَحَمَى لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ ذَلِكَ الْوَادِي. فَلَمَّا وُلِّيَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ رضي الله عنه كَتَبَ سُفْيَانُ بْنُ وَهْبٍ إِلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ يَسْأَلُهُ عَنْ ذَلِكَ فَكَتَبَ عُمَرُ: إِنْ أَدَّى إِلَيْكَ مَا كَانَ يُؤَدِّي إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ مِنْ عُشُورِ نَحْلِهِ، فَاحْمِ لَهُ سَلَبَةَ، وَإِلاَّ فَإِنَّمَا هُوَ ذُبَابُ غَيْثٍ يَأْكُلُهُ مَنْ يَشَاءُ "Beni Mutan'dan biri olan Hilal, ar?lar?n?n ö?rü ile birlikte Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e geldi ve Selebe denilen bir vadinin kendisine himaye edilmesini talep etti. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] de bu vadiyi onun himayesine verdi. Ard?ndan Ömer ?bn-ul Hattab [Radiyallahu Anh], yönetime atan?nca Sufyân ?bn-u Vehb ona, vadi hakk?nda sordu?u bir mektup yazd?. Bunun üzerine Ömer, ona ?öyle bir mektup yazd?: Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e verdi?i ar?lar?n?n ö?rünü sana da verirse Selebe'yi onun himayesine ver. Aksi takdirde o, ya?mur sineklerinin diledi?ince kondu?u yerdir." Bu hadis, balda zekat?n oldu?una istidlalde bulunmaya uygun de?ildir. Zira Ebî Seyyâra'n?n hadisi munkatidir. Çünkü bu, Süleyman ?bn-u Musa'n?n Ebî Seyyâra'dan rivayet etti?i bir hadistir. Nitekim el-Buhari, ?öyle demi?tir: "Süleyman, sahabeden hiçbir kimseyi görmemi?tir ve bal?n zekat? hususunda sahih olan bir ?ey yoktur." Amr ?bn-u ?uayb'?n hadisini ise Ebu Davud ve en-Nesaî rivayet etmi? ve ?bn-u Abdilbirr el-?stizkar'da hasenlemi?tir. Buna ra?men zekat?n balda vacip oldu?una delalet etmez. Çünkü onun verdi?i ?ey nafile olup Ömer'in fiilinin deliline binaen al?nan ?ey kar??l???nda o ikisine himaye hakk? verilmi?tir. Çünkü o, illeti fark etti ve bunun ayn?s?n? emretti. Nitekim Sa'd ?bn-u Ebî Zubâb'tan rivayet edilen ?u hadis bunu teyit etmektedir: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ اسْتَعْمَلَهُ عَلَى قَوْمِهِ وَأَنَّهُ قَالَ لَهُمْ: أَدُّوُا العُشْرَ فِي الْعَسَلِ "Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], onu kavmi üzerine amil olarak görevlendirdi ve o da onlara ?öyle dedi: Bal?n ö?rünü verin." Bununla birlikte e?-?âfî, ?öyle demi?tir: Sa'd ?bn-u Ebî Zubâbe'nin rivayet etti?i ?ey ?una delalet etmektedir: أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ لَمْ يَأْمُرْهُ فِيهِ بِشَيْءٍ، وَأَنَّهُ شَيْءٌ رَآهُ هُوَ فَتَطَوَّعَ لَهُ بِهِ قَوْمُهُ "Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bal hususunda ona hiçbir ?ey emretmemi?tir. Bu onun gördü?ü bir ?ey olup kavmi, bunu ona nafile olarak vermi?tir." ??te bunlar?n hepsi, balda zekat olmad???na delalet etmektedir. Hatta kendisi ile istidlalde bulunduklar? hadisler bile balda zekat?n vacip olmad???na delalet etmektedir.
??te bu nasslar?n hepsi, ?eriat?n hakk?nda nisap beyan etmedi?i ?eylerden zekat al?nmayaca??na delalet etmektedir. Çünkü nasslar, nisab? ve verilecek miktar? beyan etmi?tir. Dolay?s?yla zekat, bunlara vacip olmaktad?r. O halde bir ?ey hakk?nda nass varit olmadan bu ?eyden hangi esasa göre zekat veya ne kadar zekat al?nacak?! Özellikle nisab? ve verilecek miktar? beyan eden nasslar illetli olarak gelmemi?ken bunlara k?yas etmek do?ru olmaz. Bunun da ötesinde ba?ka nasslar gelerek zekat? verilecek ?eyleri ayni olarak beyan etmi?tir. Bununla da yetinmemi? bilakis zekat?, bu ?eylere hasretmi? ve hasrederken de birden çok hasr edat? kullanm??t?r. Sadece bu bile zekat?n ancak nasslar?n belirtti?i ?eylerin ayninden verilece?i ve bunlar?n d???ndaki ?eylerden kesinlikle verilmeyece?ine delalet eder.
?öyle denilebilir: Kuran ve sünnetteki nasslar, mal?n zekat?n?n vaciplili?ini genelle?tirerek gelmi?tir. Zira Allahuteala, Kuran’da ?öyle buyurdu: خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً "Onlar?n mallar?ndan zekat al." Ve ?öyle buyurdu: وَ?لَّذِينَ فِي? أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ "Onlar?n mallar?nda belli bir hak vard?r." Hadiste ise ?öyle geçmi?tir: أعلمهم أن الله افترض عليهم صدقة في أموالهم "Onlara Allah'?n kendilerine mallarda zekat? farz k?ld???n? haber ver." Bunlar, tüm mal türlerini kapsamaktad?r. Dolay?s?yla ?eriat?n istisna ettikleri müstesna bunlar?n hepsinde zekat gerekir. ?eriat ise Aleyhi's Salat? ve's Selam'?n ?u kavline binaen köle ve at?n d???nda ba?ka bir ?eyi istisna etmemi?tir: لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ صَدَقَةٌ فِي عَبْدِهِ وَلا فِي فَرَسِهِ "Müslümana kölesi ve at? için bir zekat yoktur." Bunun cevab? ?öyledir: Bu nass mücmel olup beyana muhtaçt?r ve sünnet gelerek aynen faiz gibi onu beyan etmi?tir. Zira faizin yasaklanmas? mücmel olarak gelmi? ve sünnet gelerek onu beyan etmi?tir. Dolay?s?yla faizin yasaklanmas? genel olarak gelmesinden dolay? faiz her ?eyde haramd?r denilmez. Bilakis sünnetin gelerek beyan etti?i faizli mallarda faiz haramd?r denilir. Çünkü faizle ilgili nass mücmeldir ve sünnet onu beyan etmi?tir. Dolay?s?yla bunlar?n d???ndaki ?eylerde faiz yoktur. Ayn? ?ekilde zekatla ilgili emrin genel olarak gelmesinden dolay? her ?eyde zekat vaciptir denilmez. Bilakis zekat, sünnetin gelerek nisaplar?n? beyan etti?i mallarda vaciptir denilir. Dolay?s?yla bu ?ekilde kendisinden zekat al?nacak mallar?n türlerini de aç?klam?? olur. Çünkü Allah, zekat? mücmel olarak emretmi? ve al?nacak miktar ile bu miktar?n ne zaman al?naca??n? beyan etmemi?tir. Hadisler gelerek verilmesi vacip olan miktarlar?, nisaba ula?t???nda al?nacak olan nisap miktarlar?n?, ne zaman verilece?ini, ekin gibi s?rf (hasad?n) gerçekle?mesi veya alt?n ile gümü? gibi (üzerlerinden) muayyen bir zaman?n geçmesi ile vacibin tahakkuk etti?ini beyan etmi?tir. ??te zekat, sünnetin aç?klad??? bu beyana göre al?nmal?d?r. Dolay?s?yla zekat?n vacip oldu?u mallar, sünnetin kendilerinden zekat?n al?naca??n? ve keyfiyetini beyan etti?i mallard?r. Bunlar?n d???ndakilerde zekat yoktur. Bilakis hiçbir ?ekilde bunlardan zekat?n al?nmas? gerçekle?mez. Zira bunlar hakk?nda ne zekat?n al?naca?? zaman ne nisap miktar? ne de al?nacak miktar bilinmektedir. Dolay?s?yla ?eriat?n beyan etti?i ?eylerin d???ndaki bir ?eyden zekat al?m?n?n gerçekle?mesi kesinlikle imkans?zd?r. Nitekim bu ?eyler hakk?nda aç?k nasslar varit olmu?tur: Ebî Hurayra'dan Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: مَا مِنْ صَاحِبِ ذَهَبٍ وَلا فِضَّةٍ لا يُؤَدِّي مِنْهَا حَقَّهَا، إِلاَّ إِذَا كَانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ، صُفِّحَتْ لَهُ صَفَائِحُ مِنْ نَارٍ، فَأُحْمِيَ عَلَيْهَا فِي نَارِ جَهَنَّمَ، فَيُكْوَى بِهَا جَبِينُهُ وَجَبْهَتُهُ وَظَهْرُهُ... "Alt?n ve gümü?e sahip olup onun hakk?n? vermeyen hiçbir kimse yok ki k?yamet günü onun için ate?ten levhalar bas?l?p cehennemin ate?inde k?zd?r?larak onunla aln?, yüzü ve s?rt? da?lanmam?? olsun…" Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ?öyle buyurmu?tur: لَيْسَ فِيمَا دُونَ خَمْسِ أَوَاقٍ مِنْ الْوَرِقِ صَدَقَةٌ "Be? ukiyeden az olan gümü?te zekat yoktur." Ali ?bn-u Ebî Talib [Radiyallahu Anh]'den Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: إِذَا كَانَتْ لَكَ مِائَتَا دِرْهَمٍ وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ فَفِيهَا خَمْسَةُ دَرَاهِمَ، وَلَيْسَ عَلَيْكَ شَيْءٌ، يَعْنِي فِي الذَّهَبِ، حَتَّى يَكُونَ لَكَ عِشْرُونَ دِينَاراً، فَإِذَا كَانَ لَكَ عِشْرُونَ دِينَارًا وَحَالَ عَلَيْهَا الْحَوْلُ فَفِيهَا نِصْفُ دِينَارٍ "?ayet 200 dirhemin olur ve üzerinden de bir y?l geçerse buna 5 dirhem (zekat) gerekir. 20 dinar?n oluncaya kadar alt?nda sana bir ?ey gerekmez. ?ayet 20 dinar?n olur ve üzerinden de bir y?l geçerse buna 0,5 dinar (zekat) gerekir." Aleyhi's Salatu ve's Selam, ?öyle buyurmu?tur: مَا مِنْ صَاحِبِ إِبِلٍ وَلا بَقَرٍ وَلا غَنَمٍ لا يُؤَدِّي زَكَاتَهَا إِلا جَاءَتْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَعْظَمَ مَا كَانَتْ وَأَسْمَنَهُ تَنْطَحُهُ بِقُرُونِهَا وَتَطَؤُهُ بِأَظْلافِهَا "Deve, s???r ve koyuna sahip olup zekat?n? vermeyen bir kimse yoktur ki k?yamet günü bunlar mümkün olan en iri ve en semiz ?ekilde gelerek boynuzlar?yla onu süsmemi? ve ayaklar?yla çi?nememi? olsun." Sallallahu Aleyhi ve Sellem, ?öyle buyurmu?tur: وَالعُشْرُ فِي: التَّمْرِ وَالزَّبِيبِ وَالْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ "?unlarda ö?ür (1/10) vard?r: Hurma, üzüm, bu?day ve arpa." Yine ayn? kanalla Amr ?bn-u ?uayb'?n ?öyle dedi?ini tahric etmi?tir: إِنَّمَا سَنَّ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ الزَّكَاةَ فِي: الْحِنْطَةِ وَالشَّعِيرِ وَالتَّمْرِ وَالزَّبِيبِ "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zekat? sadece ?unlarda sünnet k?ld?: Bu?day, arpa, hurma ve üzüm." Muaz ?bn-u Cebel'den Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in kendisini Yemen'e gönderdi?ini ve ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: خُذْ الْحَبَّ مِنْ الْحَبِّ، وَالشَّاةَ مِنْ الْغَنَمِ، وَالْبَعِيرَ مِنْ الإِبِلِ، وَالْبَقَرَةَ مِنْ الْبَقَرِ "Hububattan hububat, davardan koyun, deveden (erkek veya di?i) deve ve s???rdan di?i s???r al."
Hakeza zekat, sadece hakk?nda nass?n geldi?i ve nass?n beyan etti?i mallara gerekir bunlar?n d???ndaki ?eylere kesinlikle gerekmez. Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in belli mallar? -ki bunlar köle ve att?r- zekattan istisna etti?i ve bunun da istisna etmedi?i mallarda zekat?n vacip oldu?u anlam?na geldi?i iddias?na gelince; bat?l bir iddiad?r. Çünkü Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], zekattan belli mallar? istisna etmemi?tir. Zira o, zekat?n köle ve at d???nda her ?eyde vaciptir diye bir ?ey söylememi?tir. Bilakis zekat emri, mücmel olarak gelmi? ve nasslar gelerek bu mücmelli?i tamamen beyan etmi?tir. Dolay?s?yla kesinlikle istisna meselesi diye bir ?ey yoktur. Köle ve at k?ssas?na gelince; Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], bu ikisini istisna etmemi?tir. Bilakis bunlarda zekat?n olmad???n? haber vermi?tir. Zira el-Buhari, Ebî Hurayra'dan Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?unu rivayet etmi?tir: لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ فِي فَرَسِهِ وَغُلاَمِهِ صَدَقَةٌ "Müslüman için at?nda ve kölesinde zekat yoktur." Ebî Hurayra'dan yap?lan ba?ka bir rivayette ise Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ صَدَقَةٌ فِي عَبْدِهِ وَلا فِي فَرَسِهِ "Müslüman için kölesinde ve at?nda zekat yoktur." Yine Ali [Radiyallahu Anh]'den Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'in ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: قَدْ عَفَوْتُ لَكُمْ عَنْ صَدَقَةِ الْخَيْلِ وَالرَّقِيقِ، فَهَاتُوا صَدَقَةَ... "Sizi at?n ve kölenin zekat?ndan muaf tuttum. Haydi zekat? getirin…" Bu, bir istisna de?ildir. Bilakis bir haber vermedir. Dolay?s?yla zekattan istisna edilmi? hiç bir mal yoktur. Ayn? ?ekilde e?e?in zekat? olmad???na dair de nass gelmi?tir. Ebî Hurayra'n?n ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: سئل رسول الله صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ عن الحمير فيها زكاة فقال: ما جاءني فيها شيء إلا هذه الآية الفـــاذة "Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e e?e?in zekat? olup olmad??? soruldu. O da buyurdu ki: "Bana onun hakk?nda sadece ?u ayetin d???nda ba?ka bir ?ey gelmedi: فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْراً يَرَهُ وَمَن يَعْـمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرّاً يَرَهُ "Kim zerre miktar? hay?r i?lerse onu görür. Kim de zerre miktar? ?er i?lerse onu görür." Ebî Hurayra'n?n hadisinde geçti?i üzere hakk?nda sorulan at da böyledir. Bu ise bir istisna de?ildir. Bilakis bir sorunun cevab?d?r. Bundan dolay? Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], mallardan köle, at ve e?e?i istisna etmi? say?lmaz. Zira bunlarda zekat yoktur demi?. Keza tüm mallara zekat? vacip k?lm?? da say?lmaz. Zira bu, ?eri nasslarla tamamen çeli?mektedir ki bu nasslarda kesinlikle istisna varit olmam??t?r. Çünkü istisna, ya hükme ili?kin genel bir nass?n olmas? ve ayn? nass?n, yani ayn? cümlenin içerisinde bundan istisna edilen ?eyin istisna edatlar?ndan bir edatla gelmesi ile olur. Mesela "Muhammed hariç kavim geldi" ve "At ve köle hariç her ?eye zekat vaciptir" cümlelerinde oldu?u gibi. Ya da genel bir nass olur ve ba?ka özel bir nass gelerek bu genel için bir tahsis olur. Böylece ondan, yani genelden istisna edilmi? olur. At, köle ve e?ekle ilgili nasslarda ise böyle bir ?ey mevcut de?ildir. Çünkü zekat hakk?ndaki nass mücmeldir ve sünnet gelerek onu beyan etmi?tir. Ayr?ca at ve köle ile ilgili hadis, genel bir cümle içerisinde gelerek herhangi bir istisna edat? ile istisna edilmemi?tir. Bilakis cümle içerisinde tek ba??na gelmi?tir. Dolay?s?yla istisna de?il bir haber verme olur.
Ticaretin zekat?na gelince; bunun vacip oldu?unun delili hadis ve sahabe icmâ?d?r. Ebu Davud, kendi isnad? ile Semere ?bn-u Cendeb'in ?öyle dedi?ini rivayet etmi?tir: أَمَّا بَعْدُ، فَإِنَّ رَسُولَ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ كَانَ يَأْمُرُنَا أَنْ نُخْرِجَ الصَّدَقَةَ مِنْ الَّذِي نُعِدُّ لِلْبَيْعِ "Emmâ ba'd; Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bize, al??-veri? için haz?rlad???m?z ?eylerin zekat?n? vermemizi emrederdi." Yine Ebî Amr ?bn-u Hamas'tan babas?n?n ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: "Ömer, beni emretti ve ?öyle dedi: "Mal?n?n zekat?n? ver." Dedim ki: "Mal?m da mal olsa sanki! Ok k?l?f?ndan ve tabaklanm?? deriden ba?ka bir ?ey de?il." Bunun üzerine Ömer dedi ki: "Onlar? düzelt sonra da zekat?n? ver." Bu, benzerleri gibi me?hur olmu? hiçbir kimsenin kar?? ç?kmad??? bir k?ssad?r. Dolay?s?yla bir icmâd?r. Oysa ok k?l?f? ve tabaklanm?? derinin aynine zekat gerekmez. Bunlar, al??-veri? amaçl? olmad?kça genellikle zekat gerektirecek kadar çok miktarda mülk edinilmeyen mallardand?r. Dolay?s?yla bu k?ssa, bunlar?n al??-veri? amaçl? oldu?una dair bir karinedir.
Üçüncü Hususa Gelince: Zekat?n Mal Sahibi Olan Herkesten Al?nmas?: Bu da erkek yada kad?n ak?ll? yada deli çocuk yada bali? olsun zekat?n her Müslümandan al?naca?? anlam?na gelmektedir. Kad?n ve erke?e gelince; nasslar?n genelli?inden ortaya ç?kmaktad?r. Çocuk ve deliye gelince; çünkü zekat, malla ilgili bir hak olup mal olmas? bak?m?ndan malda vacip olan tek hakt?r. Bunun içindir ki Allahuteala ?öyle buyurdu: خُذْ مِنْ أَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً "Onlar?n mallar?ndan zekat al." Ve ?öyle buyurdu: وَ?لَّذِينَ فِي? أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ "Onlar?n mallar?nda bir hak vard?r." Hadiste ise ?öyle geçmi?tir: فَأَعْلِمْهُمْ أَنَّ اللَّهَ افْتَرَضَ عَلَيْهِمْ صَدَقَةً فِي أَمْوَالِهِمْ "Allah'?n kendilerine mallar?nda zekat? farz k?ld???n? bildir." Bir Arabinin sorusuna cevaben gelen muttefekun aleyh olan hadiste ?öyle geçmi?tir: ... فَإِذَا هُوَ يَسْأَلُ عَنْ الإِسْلامِ ... إلى أن قال: وَذَكَرَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ الزَّكَاةَ، قَالَ: هَلْ عَلَيَّ غَيْرُهَا؟ قَالَ: لا، إِلا أَنْ تَطَوَّعَ "O, ?slam hakk?nda soruyordu…Ta ki ?öyle diyinceye kadar: Resulullah ona zekat? zikredince ?öyle dedi: Zekat?n d???nda bir borcum var m??" Buyurdu ki: "Hay?r, ama nafile olarak verirsen o ba?ka." ??te bunlar zekat?n, mal sahibinin mükellef olup olmamas?na bak?lmaks?z?n mal olmas? bak?m?ndan ancak mala farz k?l?nd???na delalet etmektedir. Zira Allah, mala sahip olan bir Müslümana mal sahibi, yani zengin olmas? vasf?yla birçok hakk? farz k?lm??t?r. Mesela malla cihat etmesini, aç olan? doyurmas?n?, nafakay? ve benzeri hususlar? farz k?lm??t?r. Ancak Allah, Müslüman?n sahip oldu?u mala tek bir hakk?n -ki o da zekatt?r- d???nda ba?ka bir ?eyi farz k?lmam??, mala vacip olan haklar? ona hasretmi? ve malda ba?ka haklar?n olmas?n? nefyetmi?tir. Bu da farziyetin, sahibinin mükellef olup olmamas?na bak?lmaks?z?n mal olmas? bak?m?ndan mala odakland???na delalet etmektedir. Bu, mal sahibi mükellef olmasa, yani çocuk veya deli olsa dahi maldan zekat?n al?naca??na dair bir delildir. Yine Allah, mal sahibi olmas? vasf?yla bir Müslümana bir tak?m farzlar?, yani malla ilgili bir tak?m haklar? farz k?larken mükellef olsun yada olmas?n bunlar? ona mutlak olarak farz k?lm??t?r. Bu da akrabalar?n ve e?lerin nafakas?, cinayetlerin diyeti ve itlaf edilen ?eylerin k?ymeti gibi. ??te bunlar?n hepsi, malla ilgili olmas?ndan dolay? çocuk ve deliye vaciptir. ??te zekatta böyledir. Çünkü zekat da malla ilgili bir hakt?r. Bunun da ötesinde Nebi [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'den ?öyle buyurdu?u rivayet edilmi?tir: مَنْ وَلِيَ يَتِيمًا لَهُ مَالٌ فَلْيَتَّجِرْ فِيهِ، وَلا يَتْرُكْهُ حَتَّى تَأْكُلَهُ الصَّدَقَةُ "Her kim mal? olan bir yetime veli olursa onun mal? ile ticaret yaps?n, sadaka yiyip bitirinceye kadar onu oldu?u gibi b?rakmas?n." Yani zekat demektir. Her ne kadar bu hadisin isnad?nda hakk?nda söz olan el-Mesnî ?bn-u es-Sabâh olsa da Amr ?bn-u ?uayb'tan o da Ömer ?bn-ul Hattab'tan mevkuf olarak rivayet edilmi?tir. Teklifin olmamas? her ikisini de kapsamas?na binaen deli de yetime k?yas edilir. Dolay?s?yla mükellef olmad??? halde çocu?a zekat vacip oldu?unu göre ayn? ?ekilde deliye de vacip olur.
Dördüncü Hususa Gelince: Zekat?n Beyt-ul Mâlde Özel Bir Bölüme Konmas?: Çünkü Müslümanlar?n hak etti?i ve sahibi belli olmayan her mal Beyt-ul Mâl'in haklar?ndand?r. Müslümanlar?n maslahatlar?na harcanmas? gereken her hak ise Beyt-ul Mâl'in üzerindeki bir hakt?r. Her ne kadar zekat, Müslümanlar?n hak etti?i ?eylerden olsa da ?âri, sahibini nassla belirlemi?tir. Zira ?eriat, zekat?n harcanaca?? yerleri belirlemek ve sadece sekiz s?n?fa hasretmekle zekat?n sahibini de belirlemi? olmaktad?r. Allahuteala ?öyle buyurdu: إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاء وَالْمَسَاكِينِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللّهِ وَابْنِ السَّبِيلِ "Sadakalar (zekatlar) ancak fakirlere, miskinlere, zekat amillerine, müellefe-i kulûba (gönülleri ?slam'a ?s?nd?r?lacak olanlara), kölelere, borçlulara, Allah yolundakilere, yolda kalm??lara mahsustur." Madem ki zekat, bu s?n?flara hasredilmi?tir o halde Beyt-ul Mâl'in haklar?ndan de?ildir. Çünkü zekat, harcanaca?? s?n?flar? belli olan bir mal olup bu s?n?flar?n d???nda ba?ka bir yere harcanmas? caiz de?ildir. Beyt-ul Mâl ise zekat için sadece bir korunak yeri olup onun haklar?ndan de?ildir. Beyt-ul Mâl, sadece zekat?n korunak yeridir: Çünkü zekat, halifeye verilir ve onu tahsil edecek olan odur. Nitekim Enes'ten bir adam?n Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]'e ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: إِذَا أَدَّيْتُ الزَّكَاةَ إِلَى رَسُولِكَ فَقَدْ بَرِئْتُ مِنْهَا إِلَى اللهِ وَرَسُولِهِ؟ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمْ: نَعَمْ، إِذَا أَدَّيْتَهَا إِلَى رَسُولِي فَقَدْ بَرِئْتَ مِنْهَا، فَلَكَ أَجْرُهَا، وَإِثْمُهَا عَلَى مَنْ بَدَّلَهَا "Elçilerine zekat? verdi?imde zekat hususunda Allah'a ve resulüne kar?? temize ç?km?? olur muyum? Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] buyurdu ki: "Evet, elçilerime zekat verdi?inde zekat hususunda temize ç?km?? olursun. Onun ecri sana ait olur günah? ise onu de?i?tiren kimseye olur." Yine Be?ir ?bn-u el-Hasâsiyye'den ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: قُلْنَا: يَا رَسُولَ اللهِ، إِنَّ قَوْماً مِنْ أَهْلِ الصَّدَقَةِ يَعْتَدُونَ عَلَيْنَا، أَفَنَكْتُمُ مِنْ أَمْوَالِنَا بِقَدْرِ مَا يَعْتَدُونَ عَلَيْنَا؟ فَقَالَ: لا "Dedik ki: Yâ Resulullah! Zekat toplayanlar, (zekat hususunda) bize kar?? haddi a??yorlar. Mallar?m?zdan bize kar?? haddi a?t?klar? miktar? gizleyelim mi? Buyurdu ki : "Hay?r." ??te bu hadisler zekat?n, halifeye verilece?ine dair bir delildir. Zekat? tahsil etmeleri için valilerini ve amillerini gönderecek sonra kendi görü? ve içtihad?nda göre belli s?n?flara harcayacak olan odur. Bunun içindir ki zekat?n korunak yeri Beyt-ul Mâl'dir. Ancak sadece onun korunak yeridir. Zira zekat ancak belli olan s?n?flara harcan?r. Bunun içindir ki Beyt-ul Mâl'de özel bir bölüme konur. Her ne kadar zekat, halifeye verilmesi ve zekat? vermeyi geciktirmeleri halinde insanlar? cezaland?racak olan olmas?ndan dolay? Beyt-ul Mâl’?n gelirlerinden olsa da kesinlikle halifenin kendi görü? ve içtihad?na göre harcayaca?? ?eylerden de?ildir. Bilakis halifenin görü?ü ve içtihad?, sadece zekat? hak eden s?n?flar?n s?n?r? ile s?n?rl?d?r.
Be?inci Hususa Gelince: Yaln?zca S?fat? ve Say?s? Belirlenmi? Özel Ki?ilere Harcanmas?: Çünkü Allah, zekat?n harcanaca?? kimseleri belirlemi? ve zekat?n harcanmas?n? belirledi?i kimselere hasretmi?tir. Allahuteala, ?öyle buyurdu: إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَاء وَالْمَسَاكِينِ وَالْعَامِلِينَ عَلَيْهَا وَالْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِي الرِّقَابِ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللّهِ وَابْنِ السَّبِيلِ "Sadakalar (zekatlar) ancak fakirlere, miskinlere, zekat amillerine, müellefe-i kulûba (gönülleri ?slam'a ?s?nd?r?lacak olanlara), kölelere, borçlulara, Allah yolundakilere, yolda kalm??lara mahsustur." Bu ki?ilere hasredilmesi [إنما] "ancak" lafz? ile gerçekle?mi?tir ki o, bir hasr edat?d?r. Dolay?s?yla bunlar?n d???ndakilere harcanmas? kesinlikle helal olmaz. Bunun içindir ki Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], ?öyle buyurdu: لا تَحِلُّ الصَّدَقَةُ لِغَنِيٍّ، وَلا لِذِي مِرَّةٍ سَوِيٍّ "Zekat, zengine ve gücü yerinde olan kimseye helal olmaz." Yine Sallallahu Aleyhi ve Sellem, zekat hakk?nda ?öyle buyurmu?tur: وَلا حَظَّ فِيهَا لِغَنِيٍّ، وَلا لِقَوِيٍّ مُكْتَسِبٍ "Zekatta zengine ve kazanmaya gücü yeten kimseye pay yoktur." ??te bu hadisler zekat?n, kesinlikle bu sekiz s?n?ftan ba?kas?na harcanmayaca??na dair bir delildir.