A
18

Madde 17

Yönetim merkezîdir. ?dare ise merkezî de?ildir.

17.10.2026
21 görüntüleme
0 paylaşım
Evidence

Bu madde yönetim ile idarenin aras?n? ay?rmak için konulmu?tur. Bunlar?n aras?n? ay?rmak ise ?u iki yönde ortaya ç?kar: Her birinin vak?as?nda ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in yöneticileri görevlendirme ve memurlar? atama amellerinde. Her birinin vak?as?na gelince; yönetim, mulk ve sultan ayn? manadad?r ki o, hükümleri infaz eden sulta/otoritedir. Kamus-ul el-Muhît’te ?öyle geçmi?tir: “Mulûke-mulk; azamet ve sultan ayn? anlamdad?rlar.” Ba?ka bir yerde ?öyle geçmi?tir: “Sultan, melikin hücceti ve kudreti demektir.” Üçüncü bir yerde ise ?öyle geçmi?tir: “[الحكم] “el-hükm” [القضاء] “kaza” demektir. Ço?ulu, [أحكام] “ahkâm”d?r. [الحاكم] “hakim” hükmü yerine getirendir.” Bu da hüküm, yarg?n?n kulland??? dil ve yönetici, yönetimi infaz edenin kulland??? dil demektir. Bu maddedeki yönetimden maksat, hükümleri infaz etmek, yani mulk, sultan ve mulkün kudreti anlam?nda ?st?lahî olarak yönetim demektir. Veya ba?ka bir deyi?le yönetim, ?eriat?n Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam’?n ?u kavli ile Müslümanlara vacip k?ld??? imârat?n/emirli?in i?idir: وَلاَ يَحِلُّ لِثَلاَثَةِ نَفَرٍ يَكُونُونَ بِأَرْضِ فَلاَةٍ إِلاَّ أَمَّرُوا عَلَيْهِمْ أَحَدَهُمْ “?çlerinden birini kendilerine emir seçmedikleri müddetçe, üç ki?inin bir vadide olmas? helal de?ildir.” ?mârat?n bu i?i ise zulümleri defetmek ve husumetleri fasletmek için kullan?lan otoritedir. Veya ba?ka bir deyi?le yönetim, Allahuteala’n?n ?u kavlinde geçen velâyet-ul emrdir: أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُوْلِي الأَمْرِ مِنْكُمْ “Allah’a itaat edin! Resule ve sizden olan ulul-emre de itaat edin!” Ve ?u kavlindeki: وَلَوْ رَدُّوهُ إِلَى الرَّسُولِ وَإِلَى أُوْلِي الأَمْرِ مِنْهُمْ “Halbuki onu Resule ve kendilerinden olan ulul-emre götürmü? olslard?...” Dolay?s?yla velâyet-ul emr, fiilen i?lerin güdülmesini üstlenmektir. Yönetimin vak?as? i?te budur. Buna göre velâyet-ul emr, imârat, mulk ve sultan, yönetimdir bunlar?n d???ndakiler ise idaredir. Binaenaleyh halife ile onun valiler ve amillerinden olan emirlerinin ?er’i hükümler ile yarg? hükümlerini infaz ederek insanlar?n i?lerini gütmeleri yönetimdir. Bu ki?ilerin veya onlar?n yada halifenin atad??? insanlar?n yapt?klar? bunlar?n d???ndaki ?eyler ise idaredir. Böylece yönetim ile idare aras?ndaki fark ortaya ç?kmaktad?r. ?âri, bu vak?as?yla yönetimi, ümmetin seçti?i halifeye veya ümmetin seçti?i emire vermi?tir. Dolay?s?yla ümmetin, emiri seçmesi veya halifeye biat etmesiyle halife veya emir, yönetimde salahiyet/yetki sahibi olur. Yani yönetim, bu halifeye veya ?u emire ait olur ve yönetimin ba?kas?na ait olmas? ancak ümmetin ona vermesi ile mümkündür. Bundan dolay? yönetim merkezîdir. Yani yönetim, ümmetin olup onu halife yada emirin ?ahs?na veren bizzat odur. Biat veya seçme, yani seçim yoluyla yönetimi halifeye vermesiyle yönetim ona ait olur. Bu durumda ümmet, yönetim salahiyetini diledi?i kimseye verir ve bir ba?kas?n?n yönetim salahiyetine sahip olmas? ancak ümmetin ona bunu vermesi ile mümkündür. Böylece bizzat yönetime sahip olmas? bak?m?ndan yönetim salahiyetinin ümmetin seçti?i kimseye hasredilmesinden ötürü yönetimin merkezî oldu?u ortaya ç?kmaktad?r. Halifeden ba?kas? ise bizzat yönetime sahip olamaz. Ba?kas?n?n yönetimi almas? ancak halifenin yer, zaman ve olaya göre s?n?rl? olarak ona vermesiyle olur. Buna göre yönetimin vak?as?, onun merkezî oldu?unu ve merkezî olmas?na ba?l? kal?n?lmas? gerekti?ini gösterir.

Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in amellerine gelince; Aleyhi’s Salâtu ve’s Selam, valileri vilayetlere gönderir, onlara ?er’i hükümleri insanlara infaz etmelerini emreder ve hükümleri infaz etmeleri için de?il i?leri yapmalar? için memurlar atard?. Mesela valiler atar, onlara hükümleri infaz etme hakk? verir, onlar için infaz vesilelerini ve üsluplar?n? belirlemez, bunlar? onlara terk eder, baz?lar?na ?er’i hükümlerin infaz vesilelerini veya üsluplar?n? de?il de ?er’i hükümleri içeren mektuplar yazar ve baz?lar?na da Allah’?n ?eriat?n? infaz etmelerini emrederdi. Mesela Amr ?bn-u Hazm’? vali olarak atam?? ve ona bir mektup yazm??, Muaz ?bn-u Cebel’i vali olarak atam??, ona nas?l hükmedece?ini sormu? ve onu görü?ünde ikrar etmi? ve Attab ?bn-u Useyd’i Allah’?n ?eriat?n? infaz etmesi için atam??t?r. Vali olarak atanan kimse infaz etmenin kendi salahiyetlerinden oldu?unu görüyordu. Nitekim ?öyle rivayet edilmi?tir:أَنَّ عِمْرَانَ بْنَ الْحُصَيْنِ اسْـتُعْمِلَ عَلَى الصَّدَقَةِ، فَلَمَّا رَجَعَ قِيلَ لَهُ: أَيْنَ الْمَالُ؟ قَالَ: وَلِلْمَالِ أَرْسَلْتَنِي؟ أَخَذْنَاهُ مِنْ حَيْثُ كُنَّا نَأْخُذُهُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَوَضَعْنَاهُ حَيْثُ كُنَّا نَضَعُهُ “?mrân ?bn-u Husayn, zekat âmili olarak görevlendirilmi?ti. Döndü?ünde ona denildi ki: “Mal nerede?” Dedi ki: “Beni mal için mi gönderdin? Biz onu Resulullah [SallAllahu Aleyhi ve Selllem]’in döneminde ald???m?z gibi ald?k ve koyaca??m?z yere koyduk.” Bunun aksine memurlar?n görevleri belirlenir ve kendilerinden talep edilen ?eyleri yaparlar. Mesela Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem], Yahudilere eksperlik yapmas?, yani olgunla?madan önce a?ac?n üzerindeki meyveleri takdir etmesi için Abdullah ?bn-u Revaha’y? eksper olarak atam??t?r. Nitekim Ahmed, sahih bir isnad ile Cabir ?bn-u Abdullah’tan ?öyle dedi?ini rivayet etmi?tir: “Allah [Azze ve Celle], Hayber’i Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e ganimet olarak verdi. Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] de onlar? oldu?u gibi ikrar etti ve Hayber’in (arazilerini ekmeleri kar??l???nda) mahsullerini kendisi ile onlar aras?nda payla?t?rd?. Ard?ndan Abdullah ?bn-u Revaha’y? gönderdi ve onlar?n ba??nda Hayber’in eksperiydi. Ard?ndan onlara dedi ki: “Ey Yahudiler toplulu?u! Sizler, bana yarat?lm??lar?n en sevimsizisiniz ki siz, Allah [Azze ve Celle]’nin nebilerini öldürdünüz ve Allah’a yalan söylediniz. Size olan kinim, beni size kar?? adaletsizli?e sevketmeyecektir. Yirmi bin vask hurma takdir ettim. ?sterseniz sizin olsun istemezseniz benim olsun.” Dediler ki: “Arz ve semâvat? ayakta tutan i?te bu (adalettir). Biz ald?k sen onu bizden dü?.” Keza zekat? toplamalar? için âmiller gönderirdi. Onlar da zekat? toplayarak Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’e getirirler ve onlara ücretlerini verirdi. Nitekim Busr ?bn-us Said’den o da ?bn-u’s Saidî el-Mâlikî’den ?öyle dedi?i rivayet edilmi?tir: “Ömer ?bn-ul Hattab, beni zekat âmili olarak görevlendirdi. Toplay?p ona teslim edince bana ücret almam? emretti. Bunun üzerine dedim ki: “Ben bunu Allah için yapt?m ücretim Allah’a aittir.” Ömer dedi ki: “Sana verdi?imi al. Zira ben de Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] döneminde âmil olarak görevlendirilmi?tim. Bana da bir ücret teklif etmi? ve ben de senin gibi söylemi?tim de Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] bana ?öyle demi?ti: إِذَا أُعْطِيتَ شَيْئًا مِنْ غَيْرِ أَنْ تَسْأَلَ فَكُلْ وَتَصَدَّقْ “Sana istemeden bir ?ey verildi?inde onu ye ve ondan tasadduk et.” Dolay?s?yla ?mrân ?bn-u Husayn bir yöneticidir ki toplad??? zekat?n kendisinden istenmesini garipsemi?tir. Zira Allah’?n hükmünü infaz etmi? ve Resulullah’?n kendisini atad???nda yapt??? gibi zekat? müstahak olanlara vermi?tir. Ancak Bisr ?bn-u Said bir memurdur ki zekat toplamakla görevlendirilmesi i?ini yapm?? ve ?eri hükümleri infaz etmemi?tir. Böylece yöneticilerin i?leri ile memurlar?n i?leri aras?ndaki fark ortaya ç?kmaktad?r. Zira yöneticinin i?i, ?eriat? infaz etmek, yani yönetim, mulk ve sultand?r. Memurun i?i ise i?leri yapmakt?r hükümleri infaz etmek de?ildir. Zira bunlar yönetimden de?ildir idaredendir. Böylece bizzat yöneticinin i?leri aras?ndaki fark da ortaya ç?kmaktad?r. Zira bunlardan bir k?sm? yönetimdir. Bu ise ?er’i hükümleri ve yarg? hükümlerini infaz etmektir ve atanmas?na göre yönetim salahiyetine sahip olan bir kimse atanmad?kça hiçbir kimse bunlarda salahiyete sahip olamaz. Bir k?sm? da infaz?n gerçekle?imine eri?mek için kullan?lan üsluplar ile vesilelerdir ki bunlar idareden olup yönetici aç?s?ndan bunlar?n belirlenmesine ve kendisini atayan kimseye müracaat etmesine gerek yoktur. Bilakis yönetici olarak atanmas? kendisi için uygun gördü?ü üsluplar? ve diledi?i vesileleri kullanma salahiyeti vermektedir. ?ayet kendisini atayan kimse muayyen üsluplar ve vesileler belirlemi?se o zaman kendisi için belirlenen ?eylere ba?l? kal?r. Yani ona idarî i?leri yapma salahiyeti veren ?ey yönetici olarak atanmas?d?r. Ancak yönetim salahiyetine sahip kimseden sad?r olan idarî düzenlemeler varsa bu durumda bu düzenlemelere ba?l? kal?r. Bundan da ortaya ç?kmaktad?r ki yönetimin merkezî olmas?n?n manas? ?udur: Otorite ile kaim olmaya, yani ?eriat? infaz etmeye ümmetin bunu kendisine verdi?i kimseden ba?kas? zati olarak sahip olamaz. Dolay?s?yla o, bununla s?n?rl?d?r ve bunun kendisine verildi?i herkes buna sahiptir. ?darenin merkezî olmamas?n?n manas? ise atanan yöneticinin, idarî i?lerde kendisini atayan kimseye müracaat etmeden bunlar? uygun gördü?ü ?ekilde yapmas? demektir. Bu da ?er’i nasslarda varit oldu?u üzere yönetimin vak?as?ndan ve Resul [Sallallahu Aleyhi ve Sellem]’in yöneticileri atarkenki amelinden sabittir. Bu maddenin delili i?te budur.